| Görüyorsunuz, Bu kıtada, biz hikayeyi daha iyi anlatabiliyoruz, çünkü şartlarla biz yüzleşiyoruz ve şartları biz görüyoruz. | TED | أنت تعلم، نحن في القارة قادرين على أن نروي القصة بصورة أفضل نظراً لأننا نواجه الظروف ونحن نرى الظروف. |
| Bir kriz durumuyla yüzleşiyoruz, binlerce hayat tehlikede. | Open Subtitles | إننا نواجه أزمة هنا، الآلاف من الأرواح معرضة للخطر |
| Bugünlerde terörizmin kırbacı ile yüzleşiyoruz. | TED | نحن اليوم نواجه موجة من الإرهاب .. |
| Bir önceki tarihimizden öğrendiğim bir şey varsa eğer, o da şu; evet, yönlendirme gücü kazanıyoruz, fakat ekolojik sistemin karmaşıklığını gerçekten anlamadığımız için, şu anda ekolojik bir erimeyle yüzleşiyoruz. | TED | إذا تعلمنا أي شيء عن تاريخنا الماضي، سيكون هذا نعم، لقد إكتسبنا القدرة على المعالجة، ولكن لأننا لا نفهم حقاً التعقيد للنظام البيئي، فأننا الآن نواجه إنهيار بيئي. |
| Bugün kapımıza dayanmış canavarlarla yüzleşiyoruz ve onlarla savaşıyoruz! | Open Subtitles | اليوم سنواجه الوحوش المتربّصة بنا ونباغتهم بهجومنا |
| Füze teknolojisini kullanın 1 milyon askere sahip olan bir haydut devletle yüzleşiyoruz anında nükleer saldırı başlatabilirler | Open Subtitles | يُستخدم في تكنلوجيا الصواريخ سنواجه دولة مُتمردة بجيش مكوّن من مليون رجل وقادر على شن ضربة نووية في أي لحظة |
| CH: Ebola salgınından altı yıl sonra gerçekten başka bir krizle yüzleşiyoruz ve hâlâ önceki krizden bir şeyler öğrenemediğimizi söyleyebilirim. | TED | ك. هـ: بعد مضي ست سنوات تقريبًا من تفشي وباء الإيبولا، فإننا نواجه فعلًا أزمة أخرى، وكأننا حقًا لم نتعلم أبدًا من الأزمة السابقة. |
| Şimdi ise bu durumun kaçınılmaz kötü sonuçlarıyla yüzleşiyoruz. | Open Subtitles | الآن نحن نواجه عقاب لا مفر منه. |
| Hepimizi dehşete düşüren bir fırtına ile yüzleşiyoruz. | Open Subtitles | نحن نواجه عاصفة كان يخشاها معظمنا |
| Evli bir çift olarak yeni zorluklarla yüzleşiyoruz. | Open Subtitles | أننا نواجه بعض التحديات الجديدة كزوجين |
| Kuşkusuz her zamankinden daha çok yoklukla yüzleşiyoruz. | Open Subtitles | نواجه الفراغ أكثر من أي شيء |
| Geleceğimizle birlikte yüzleşiyoruz. | Open Subtitles | بل نواجه المستقبل معا |
| Son çatışmayla yüzleşiyoruz. | Open Subtitles | نحن نواجه معركتنا الاخيرة. |
| Hala eli havada olanların muhtemelen kendine özel engelleri var. ( Kahkaha) Demek ki hepimiz sorunlar ile karşılaşıyoruz ve bilinmeyen karanlıklarla yüzleşiyoruz ki bu çoğu sorunun en temel öğesidir ve biz en çok bundan korkarız. | TED | حسنًا، أي واحد منكم لا زال يرفع يديه لديه تحديات تخصه. (ضحك) إذًا فنحن جميعًا نواجه تحديات، وكلنا يواجه ظلمات المجهول، وهو أمر يصاحب معظم التحديات، وهو ما يخافه أغلبيتنا، موافقون؟ |
| Artık bilinmeyenle yüzleşiyoruz. | Open Subtitles | "و الآن نحن نواجه المجهول" |
| Ama bugün New York'un sunduğu en fenasıyla yüzleşiyoruz. | Open Subtitles | لكن اليوم نحنُ نواجه أسوأ ما لدى (نيويورك) لتعرضه... |
| Korkumuzla yüzleşiyoruz. | Open Subtitles | نواجه خوفنا |