| Burada yüzlere kıyasla çok daha ilginç sözlü sonuçlar bulduk. | TED | هنا نجد تقارير شفوية أكثر تشويقًا مقارنة بتجربة الوجوه. |
| Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular. | TED | كان كبار السن ينظرون في اتجاه الوجوه المبتسمة وبعيدا عن الوجوه العابسة الغاضبة. |
| Onlar güzel yüzlere bakmayı sade yüzlere bakmaya tercih ederler. | TED | يحبون أن ينظرون إلى الوجوه الجميلة بدلاً من الوجوه الخالية من المشاعر. |
| Siyahi yüzlere ihtiyacımız olacak hem de onlara önemli pozisyonlarda ihtiyacımız olacak. | Open Subtitles | ...شيئ واحد سنحتاجه وهو وجوه سوداء وسنحتاج إليهم في مواقع بارزة |
| Üniformalar ve isim rozetleri böyle sorunlar yaratıyor insanlar yüzlere bakmaktan vazgeçiyor. | Open Subtitles | هذة هي مشكلة الزي والشارات الناس تتوقف عن النظر إلي الوجوة |
| Büyük babam bana gördüğüm tüm yüzlere dikkat etmeyi ve onları merak etmeyi seçebileceğimi öğretmişti. | TED | علمني جدي أنني أستطيع اختيار رؤية كل الوجوه التي أُقابلها وأتساءل عنهم. |
| Gerçek zamanlı video istiyorum. yüzlere ihtiyacım var, seslere değil. | Open Subtitles | أنا أبحث عن كاميرات نقية أريد الوجوه ليس الصوت |
| Şu gülen yüzlere baksana. Zenginler fakirlerle birlikte kahkaha atıyor. | Open Subtitles | انظر إلى تلك الوجوه الباسمة الأغنياء يضحكون مع الفقراء |
| Grace, her adımını izleyen, camların arkasındaki korku dolu yüzlere baktı. | Open Subtitles | غرايس نظرة حولها الى الوجوه الخائفة التي خلف ألواح الزجاج. |
| Şu sevgi ve saygı dolu yüzlere bir bak. | Open Subtitles | فقط انظري إلى تلك الوجوه ، الملآى بالحب والاحترام |
| # Etrafına bak # # bara doğru bak # # gördüğün yüzlere # | Open Subtitles | انظر حولك. انظر بتمعن. على الوجوه التي تراها. |
| Eğer hastanede çalışıyorsanız, değişik yüzlere alışırsınız. | Open Subtitles | عندما تعمل في مستشفي فيمكنك أن تعتمد علي تغير الوجوه بكثره |
| İzleyen herkesi, bu ülkedeki herkesi, bu yüzlere iyice bakmaya davet ediyorum. | Open Subtitles | أنني أطلب من كل من يشاهدنا كل من في هذه الدولة بأن ينظروا جيداً إلى هذه الوجوه |
| İzleyen herkesi, bu ülkedeki herkesi, bu yüzlere iyice bakmaya davet ediyorum. | Open Subtitles | أنا أطلب من كل من يشاهدنا كل من في هذه الدولة بأن ينظروا جيداً إلى هذه الوجوه |
| -Hayır ben yüzlere güvenirim.. | Open Subtitles | لا أدري، أقصد أنني لست جيدًا في الأسماء ينبغي عليّ المحاولة في الوجوه، أنا أفضل بالتأكيد في الوجوه أنا جيد جدا |
| Sence ben seviyor muyum? Tüm o yabancı yüzlere dokunmak? | Open Subtitles | هل تعتقد بأنني أحب ذلك لمس كل هذه الوجوه الغريبة ؟ |
| Bu parlayan yüzlere baktıkça ne kadar parlak bir gelecek olacağını anlıyoruz. | Open Subtitles | كلما نظرنا إلى هذه الوجوه المشرقة كم سنجد إن المستقبل لامع |
| Daha önce hiç görmediğim yüzlere... | Open Subtitles | وجوه لم أراها أبدا |
| Tanrım, şu yüzlere bak! | Open Subtitles | يا إلهي، أية وجوه |
| Üniformalar ve isim rozetleri böyle sorunlar yaratıyor insanlar yüzlere bakmaktan vazgeçiyor. | Open Subtitles | هذة هي مشكلة الزي والشارات الناس تتوقف عن النظر إلي الوجوة |
| İki aydır bu yüzlere bakıp duruyorum. | Open Subtitles | كنت أطالع لهذه الأوجه طيلة الشهرين الماضيين. |