| Çok mutluydum. Kendimi bir parça rock yıldızı gibi hissediyordum | TED | كنت فعلا سعيدا. كنت أرى نفسي نوعا ما كنجم الروك. |
| "Doğru ışığın altında bir film yıldızı gibi görünüyorsun" demek. | Open Subtitles | يعني هذا أنه تحت إضاءة معينة تبدو كنجم سينمائي |
| Cazip hayatlarından, sinema yıldızı gibi görünmelerinden, senin ve benim sayabileceğimden daha çok paraları olmasından nefret ediyorum. | Open Subtitles | بحياتهم الساحرة، ومظهرهم مثل نجوم السينيما ومالأكثرممايمكنكأنتحسب.. أنا أكرههم |
| Frank çok haklı. Rock yıldızı gibi yaşamazsak, nasıl rock yıldızı oluruz? | Open Subtitles | كيف يعقل ان نكون نجوم روك بينما لا نعيش كنجوم الروك؟ |
| Beni selamlamak için gelen, kayalıkların üzerinden alkışlayan ve tezahürat yapan bütün o insanları gördüğümde, kendimi bir film yıldızı gibi hissettim. | TED | و رؤيتى لكل هؤلاء الناس فى إنتظارى لتحيّتى و واقفين على طول قمة المنحدر مصفقين و مهللين لقد شعرت كنجمة سينمائية |
| Açıkçası bu yemeğin altından kalkabileceğinden emin değildim ama kalktın tıpkı bir rock yıldızı gibi. | Open Subtitles | ولكي اكون صادق لم اكن اتوقع انكِ سوف تقبلين العشاء لكنكِ قبلتي مثل نجم روك |
| Tam oturan kot pantolonları giydiğinizde, işte bu yüzden rock yıldızı gibi hissediyorsunuz. | TED | لذلك تشعر بأنك نجم روك عندما ترتدي ذلك الجينز المثالي المناسب لك |
| Rock yıldızı gibi giyiniyor. | Open Subtitles | دراج يرتدى ملابس وكأنه نجم روك |
| Rock yıldızı gibi görünebilirim ama gerçekte oldukça geleneksel tip bir erkeğim. Bilirsin, misyoner pozisyonu türünden bir erkek. Eski moda ben üstte sen altta türden biri. | Open Subtitles | من الممكن ان ابدو كنجم روك لكن بالحقيقة انا فتى تقليدي مثل الطراز القديم انا في الاعلى , انت بالاسفل |
| Bir rock yıldızı gibi gitar çalıyor olabilirim ama o kadar kazanmıyorum. | Open Subtitles | ربما أستطيع العزف على الغيتار كنجم روك، -ولكنني لا أكتسب أموالاً مثلهم -بلى، آسف |
| O şey suratıma Ninja yıldızı gibi çarptı be. | Open Subtitles | ذاك الشيء اصطدم براسي كنجم صيني مقذوف |
| İnsanlar sokakta yürürken bize rock yıldızı gibi davranırlar. | Open Subtitles | نحن نسير بالشارع ويعاملوننا مثل نجوم موسيقى الروك |
| Evet. Nefes nefese kalarak, Ninja yıldızı gibi kartları fırlatmaya başlayacaklar şimdi. | Open Subtitles | أبدأ برمي بطاقات اللعب .مثل نجوم النينجا |
| Hey Akeelah, imzanı alabilir miyim? Film yıldızı gibi oldun. | Open Subtitles | اوه يافتاة, أنتي مثل نجوم السينما الآن |
| - Sadece 17 yaşında olabilir, ama bu onun bir rock yıldızı gibi parti yapmasına engel değil. | Open Subtitles | قد تكون فقط في 17 من عمرها ولكن هذا لا يعني أنها لا تستطيع الإحتفال كنجوم الروك |
| Evet, kanserden kurtulduğum için mutluyum ve evet, bir Rock yıldızı gibi eğlenmek istiyorum... | Open Subtitles | نعم ,انا سعيده ان السرطان قد ذهب . . ونعم ,اريد الإحتفال والرقص كنجوم الروك |
| Robotlar film yıldızı gibi sunulur ... biraz film posteri yapılır ... | Open Subtitles | حين نبدأ بتقديم الدونات والآليون أنفسكم كنجوم فن بإنتاج سلسلة من الافلام الآلية للمحاكاة |
| "Yatağın içinde bir porno yıldızı gibi nasıl davranılır?" konulu bir kurs veriyorsun. | Open Subtitles | أنتِ تدرسين كيفية التصرف كنجمة إباحية في السرير |
| Erkekler benim gibi, kızlar da porno yıldızı gibi sikişebilir. | Open Subtitles | الرجال يمكنهم المضاجعة مثلي والفتيات كنجمة إباحية |
| Düşünsene... Zenginim, zekiyim bir film yıldızı gibi görünüşüm var. | Open Subtitles | فكري بالأمر، أنا ثري وذكي وابدوا مثل نجم أفلام |
| Yani hiç porno yıldızı gibi görünmüyorsun. | Open Subtitles | أنتي لا تَبْدو مثل نجم دعارةِ مطلقاً |
| O sürtük senin hakkında yazdığında kendini film yıldızı gibi hissedeceksin. | Open Subtitles | عندما تخاطب تلك العاهرة وتكتب عنك تشعر بأنك نجم سينمائي. |
| Film yıldızı gibi görünüyordun. | Open Subtitles | هل بدا وكأنه نجم سينمائي. |
| Kendimi, işsiz kalmış porno yıldızı gibi hissediyorum. | Open Subtitles | أشعر كأني نجم أفلام خلاعية عاطل. |
| Kendimi rock yıldızı gibi hissettim. | Open Subtitles | جعلني ذلك اشعر أنني نجم روك |