| Gene bizimle at koşmak için yaşayacaksın Baba. | Open Subtitles | ستعيش وتركب الخيل معنا مرة أخرى ، يا بابا الكبير |
| Dolayısıyla, hayatımı kurtardığın için, ben yaşadığım sürece, sen de iyi bir şekilde yaşayacaksın. | Open Subtitles | منذ أن أنقذت حيانى, ستعيش كما أعيش,ستعيش جيدآ. |
| yaşayacaksın, ama öyle bir şey yapacağız ki, koşamayacaksın. | Open Subtitles | ستعيش ، لكن سيتم تعديلك لكي لا تهرب مجددا |
| 100 yıl daha yaşayacaksın deseydim, bana yalancı derdin. | Open Subtitles | لو قلت انك ستعيشين لمدة 100 عام لقلت عنى اننى كاذب |
| Sevmediğin bir adamla yaşayacaksın çünkü sevdiğinle yaşaman çok zor. | Open Subtitles | ستعيشين مع رجل لا تحبينه لأن الحياة شاقة مع الرجل الذي تحبينه |
| Söylemek istediğim şu, sevgilim: hayatını kendi istediğin gibi mi yaşayacaksın? | Open Subtitles | و ها نحن نصل إلى ذلك يا عزيزتى هل تعيشين حياتك بطريقتك ؟ |
| Belki bir süre de orada yaşayacaksın. Bunun üstesinden gelirsin. | Open Subtitles | و ربما ستعيش هناك لفترة و سوف تتجاوز ذلك |
| Benimle yaşayacaksın çünkü bir polisi ancak bir polis anlar. | Open Subtitles | ستعيش معي الآن، لأن رجال الشرطة يفهمون بعضهم |
| Ama sanırım sen de fakir ve bakımsız bir komşu olarak yaşayacaksın. | Open Subtitles | ولكنك ستعيش حياة فتاة فقيرة وجارة منفورا منها؟ |
| Sen de herkes gibi olacaksın. Anı yaşayacaksın. | Open Subtitles | حسنُ، وقتها مثل الجميع ستعيش اليوم بيومه |
| Bunları yapabilirim ama inan bana hepimizden uzun yaşayacaksın. | Open Subtitles | بأمكاني فعل ذلك من اجلك لكني أخبرك , أنك ستعيش اكثر منّا |
| Beni şimdi yanına alırsan tamamen senin olmadığımı bilerek sonsuza dek yaşayacaksın. | Open Subtitles | لو أخذتني الآن ستعيش في أبدية تعلم فيها أنني لست لك |
| SOS'i de tedavi edebiliriz. yaşayacaksın dostum. | Open Subtitles | بوسعنا علاج متلازمة الشعور، ستعيش يا صاح |
| Biliyorsun, yakında bir çocukla yaşayacaksın. | Open Subtitles | تعرفين انت ستعيشين بمعنى الكلمة مع طفل قريبا |
| Merak etme, seni öldürmeyeceğim. Hatta, sonsuza dek yaşayacaksın. | Open Subtitles | لا تقلقِ لن أقتلكِ، في الحقيقة ستعيشين للأبد. |
| Tüm kalbimle. İstediğin hayatı yaşayacaksın ve ben de bunun için elimden geleni yapacağım. | Open Subtitles | ستعيشين الحياة التي ترغبين فيها وسأتأكد من حدوث هذا |
| Normal bir hayat yaşayacaksın hak ettiğin bir hayat. | Open Subtitles | ستعيشين حياة عادية، الحياة التي تستحقينها |
| Kıyamete kadar kuru temizleme yapsan da, o lekelerle yaşayacaksın. | Open Subtitles | أنا أعني، أنك تستطيعين أن تتخذي تلك القرارت اليوم لأنكِ تعيشين مع تلك الهراءات |
| yaşayacaksın. Daha da önemlisi, havayolları şirketin de yaşayacak. | Open Subtitles | والأهم من ذلك هو أن خطوط طيرانك ستنجو ايضاً |
| Ben yaşlanıp öleceğim ve sen sonsuza kadar yaşayacaksın. | Open Subtitles | سأهرم و أموت بينما ستحيا أنت للأبد |
| Bunlardan yeteri kadar gördüğünde farkediyorsun ki... yaşayabildiğin kadar yaşayacaksın, çünkü öldüğünde, sen sadece... | Open Subtitles | عندما تشاهدين هذا عددا كافي من المرات سوف تلاحظين عش كما تستطيع لانه عندما تكون ميت ، ... أنت فقط |
| Bayan Catcher Block olarak, rüya evimizde yaşayacaksın... gürültücü çocuklarınla uğraşacaksın... daha sonra onları yatırıp benimle sessiz bir akşam yemeği yiyeceksin | Open Subtitles | أنت سَيكونُ لديك كُلّ شي تمنيته أنت سَتَكُونُي سّيدةَ كاتشر بلوك وتعيشين في بيتِ حلمِنا في الضواحي مَع ساحة مليئة بضجيج الأطفالِ |
| Taze günler görmeye yaşayacaksın sen olmaya daha fazlası umutsuzluğun. | Open Subtitles | يجب أن تعيشي لتشهدي الأيام التي ستتجدد و لا مزيد من اليأس |
| Mesleğimi öğrendiğinde büyük sürpriz yaşayacaksın. | Open Subtitles | حسناً، إنّك سوف تندهش عندما تعرف ما الذي أفعله لكسب لقمة عيشي. |
| - Çünkü... bütün hayatın boyunca benim yaptığım şeyi yapman gerekecek, saklanacak, korkuyla yaşayacaksın... ve kim olduğunu reddedeceksin. | Open Subtitles | لأنهُ سيكونُ عليكَ إمضاء بقيَة حياتِك تفعلُ ما فعلتُهُ أنا مُختبئاً و تكذِب و تعيشُ في خوفٍ و تُنكِرُ مَن تكون و تلكَ حياةٌ بِلا معنى. |
| Emekli olup, gelirinle mi yaşayacaksın? | Open Subtitles | ما الذى ستفعله؟ ستتقاعد وتعيش من مدخراتك , هه؟ |
| Her şeyini kaybetmenin acısıyla yaşayacaksın. | Open Subtitles | أريدك أن تعيش عالماً بأنك فقدت كل شىء عزيز لديك |
| Sonsuza kadar suçluluk duygusuyla mı yaşayacaksın? | Open Subtitles | هل تريد العيش مع هذا الشعور بالذنب إلى الأبد؟ |
| Şunu bil ki, eğer savaşta düşersen, sonsuza kadar Kheb'de Goa'uld zalimliğinden uzak bir şekilde yaşayacaksın. | Open Subtitles | أعلموا أنكم إذا سقطم في هذة المعركة ستعيشون للأبد في خب حر من ظلم الجواؤلد للأبد |
| Bir gece için, bunu hepimiz için yaşayacaksın. | Open Subtitles | لليلة واحدة، وستعيشين هذه الليلة عنا جميعاً. |