| Florida'ya gidip evlenmem gerekiyor. Çünkü şu anda benden beklenen bu. | Open Subtitles | يجب أن أذهب إلى فلويدا وأتزوج لأن هذا هو المتوقع منى |
| Başkan'ın Senato'ya gidip, Cumhuriyet'ten ayrıldığını ilan etmesi gerekir. | Open Subtitles | الرئيس سوف يتحتم عليه ان يذهب الى مجلس الشيوخ ويتخلي عن الجمهورية |
| Amerika'ya gidip, onu casus olarak yetiştirdiğimiztakdirde, ikinci çocuk şansı verileceği söylendi. | Open Subtitles | تم اخبارنا انه سيعطى لنا هدية الطفل الثاني أن ذهبنا إلى "أمريكا" |
| Anakara ya gidip onu bulup da mültecilere veren var mı bulmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نذهب الى اليابسة حيثُ يأخذون اللاجئين |
| Caprica'ya gidip, bana oku getirirsen, bize Dünya'ya giden yolu göstereceğim. | Open Subtitles | إذا عدتى إلى (كابريكا) وأحضرتى السهم لى سأجد الطريق إلى الارض |
| Afrika'ya gidip paramı geri alacağım! | Open Subtitles | سأذهب ل افريقيا وسأستعيد مالي وأنت ذاهب معي |
| - Florida'ya gidip biraz güneşlenmelisin. | Open Subtitles | يجب ان تذهب الى فلوريدا و ان تتشمس قليلا |
| Ama şimdi Florida'ya gidip, Anthony'yle birlikte adamı öldürmemi istiyordu. | Open Subtitles | لكنه الآن يسألني أن أذهب إلى فلوريدا مع أنتوني لنقوم بالعملية |
| Ama şimdi Florida'ya gidip, Anthony'yle birlikte adamı öldürmemi istiyordu. | Open Subtitles | لكنه الآن يسألني أن أذهب إلى فلوريدا مع أنتوني لنقوم بالعملية |
| Yani Dünya'ya gidip kardeşlerimi öldüreceğim,öyle mi? | Open Subtitles | إذا , هل يجب على أن أذهب إلى الارض و أقتل إخوتى؟ |
| Caputo'ya gidip kendini becermesini söyle. Daha yeni başlıyorum. | Open Subtitles | قل لكابوتو ان يذهب الى الجحيم هذه ليست الا البداية |
| Avustralya'ya gidip de böyle ucuza çiftlik alan çok kişi yoktur. | Open Subtitles | وأظن ان أكثركم لم يذهب الى استراليا على مركب من النحاس . |
| O yüzden onları almak için Meksika'ya gidip geldik. | Open Subtitles | لذا فقد ذهبنا إلى المكسيك لإعادتهم بالسيارة من المكسيك. |
| Truro'ya gidip alalım mı? | Open Subtitles | هلاّ ذهبنا إلى ترورو لنعثر على البعض لأجلكِ؟ |
| Anlıyorum Kaptan fakat burada gördüğüm her şey Arcadia'ya gidip ne olduğunu bulmamız gerektiğini söylüyor. | Open Subtitles | انى اتفهم ذلك كابتن. ولكن كل شىء اراه هنا يخبرنى بانه يجب علينا ان نذهب الى قادتنا لنشاورهم فى الامر |
| Caprica'ya gidip, bana oku getirirsen, bize Dünya'ya giden yolu göstereceğim. | Open Subtitles | إذا عدتى إلى (كابريكا) وأحضرتى ذلك السهم سأريكم الطريق إلى الأرض |
| Sanki ben Servilla'ya gidip yalvarırım. - Sanmıyorum. | Open Subtitles | كأنني سأذهب ل |
| Avrupa'ya gidip bunu araştırmanızı istiyorum. | Open Subtitles | اريدك ان تذهب الى اوروبا و تحقق |
| Servilia'ya gidip adamlarından birkaçının bizim için dışarıda durmasını istemelisin. | Open Subtitles | يجب أن تذهبي إلي سيرفيليا) و تطلبي منها بعض الرجال) |
| Peki neden Depo'ya gidip onları çıkarmanın bir yolunu bulmuyoruz? | Open Subtitles | لما لا نذهب إلى المستودع و نجد طريقة لإخراجهم ؟ |
| San Francisco'ya gidip, karınızı öldürdünüz, jürinin ne dediği önemli değil, onu öldürdünüz. | Open Subtitles | قمت بالقيادة الى "سان فرانسيسكو" وقمت بقتل زوجتك ولا يهم ماذا قاله المحلفون أنت قتلت زوجتك |