| Fazlası elinden gelmez. Sen Yapabileceğin her şeyi yaptın. | Open Subtitles | . لقد بذلت أقصى ما بوسعك هذه الأمور تحدث ، كما تعرف |
| Yapabileceğin her şeyi yap. Ama unutma ki; ben de seni mahvetmek için en iyisini yapacağım. | Open Subtitles | ها نحن ذا ، افعل ما بوسعك ، ولكن تذكر أنا سأفعل ما بوسعي .. |
| Halkın öfkelenmesi için Yapabileceğin her şeyi yap. | Open Subtitles | افعلى كل ما بوسعك يمكنك لتأجيج غضب الجمهور على الصعيد الوطني |
| Hayır, sorun değil. Yapabileceğin her şeyi yaptın. Bazen kaçması en iyisidir. | Open Subtitles | لقد فعلت كل ما باستطاعتك إنهم أحياناً يهربون فحسب |
| Sen Yapabileceğin her şeyi yaptın. Her şeyini ortaya koydun. | Open Subtitles | ، فعلت ما باستطاعتك وقدّمت ما يكفي |
| Bu seni az ya da çok korkutacak ve sen oğlun için Yapabileceğin her şeyi yaptığını bileceksin. | Open Subtitles | وإمّا أن يجعلكِ أقل خوفاً أو أكثر وسوف تعرفين حينئذ أنكِ إمّا تكوني .. فعلتِ كلّ ما بوسعكِ لإبنكِ |
| Sen... Yapabileceğin her şeyi yaptın. | Open Subtitles | لقد قمت بكل ما تستطيع |
| O itfaiyeci... onun için Yapabileceğin her şeyi yaptın. | Open Subtitles | بخصوص رجل الإطفاء... لقد فعلت له ما بوسعك. |
| Katilin benim hayal ürünüm olduğuna... inandırmak için Yapabileceğin her şeyi yaptın sen. | Open Subtitles | ... أنت فعلت كل ما بوسعك حتى حتى تقنعني بأن هذا القاتل كان من نسج خيالي |
| Yapabileceğin her şeyi yaptın. | Open Subtitles | لقد فعلتي ما بوسعك |
| Yapabileceğin her şeyi yaptın. | Open Subtitles | لقد فعلتي كل ما بوسعك |
| Bizimle gel Michael. Yapabileceğin her şeyi yaptın. | Open Subtitles | تعال معنا يا (مايكل) لقد فعلت كل ما بوسعك |
| Yapabileceğin her şeyi yaptın, Peter. | Open Subtitles | لقد فعلت ما بوسعك ، بيتر |
| Eminim sen Yapabileceğin her şeyi yapmışsındır. | Open Subtitles | لقد عملت ما باستطاعتك |
| Sen Yapabileceğin her şeyi yaptın. | Open Subtitles | سيكون بخير؟ فعلتِ كل ما بوسعكِ |
| Onun için Yapabileceğin her şeyi yaptın. | Open Subtitles | قمت بكل ما تستطيع من اجلها |