| Albay, Bay Janders için yapabileceğiniz başka bir şey yoktu. | Open Subtitles | بخصوص السيد جاندرز لم يكن هنالك شيء آخرر تستطيع فعله |
| Anlayacağınız, bir yerde toplanıp slogan atmak ve kolluk güçlerine caka satmak dışında yapabileceğiniz çok daha fazla şey var. | TED | لذا يوجد الكثير الذي تستطيع فعله بديلاً عن التجمع في مكان واحد ، الصياح و والإستعراض أمام قوات الأمن. |
| Ama eğer eski güç iseniz yapabileceğiniz en önemli şey başkaları sizi işgal etmeden, sizin kendinizi işgal etmenizdir. Şu durumu bir hayal edin | TED | لكن لو أنتم قوة قديمة، الشيء الأكثر اهمية الذي يمكنكم فعله هو احتلال أنفسكم قبل أن يحتلها الآخرون، قبل أن تُحتلوا. |
| Biliyorum. yapabileceğiniz her şeye minnettar oluruz. | Open Subtitles | انا أُقدر هذا, اى شئ يمكنك عمله للدكتور فليمينج,انه صديق شخصى لى |
| Size ne olacağını söylediği zaman yapabileceğiniz hiçbir şey olmaz. | Open Subtitles | ،بل يخبرك فقط بما سيحصل .ولا يوجد شيئ لتفعله حيال ذلك |
| Bahçeyle ilgilenmek yapabileceğiniz en tedavi edici ve meydan okuyucu davranış. | TED | زراعة الحدائق هو الفعل الأكثر علاجية وتحديًا الذي يمكنك القيام به. |
| Ne düşündüğünüz çok önemli değil zaten yapabileceğiniz bir şey yok. | Open Subtitles | حسناً، لا يهم ماذا تظنون لأنه ليس هناك ما تستطيعون فعله. |
| Ve siz geri zekalıların yapabileceğiniz bir şey yok. | Open Subtitles | وليس لديكم أي شيئ يا أبناء العاهرة لتفعلوه الآن أي شيئ |
| Ama bu sizin neler yapabileceğiniz noktası ile ilgilidir. Bu yüzden gayret etmek zorundasınız. | TED | ولكنها بأقصى ما تستطيع فعله. لذا فعليك المحاولة الجادة. |
| Bu esnada, bulunduğunuz yerden yapabileceğiniz bir şey var mı? | Open Subtitles | فى الوقت الراهن , هل هناك أي شئ تستطيع فعله من جانبك ؟ |
| Ve bazen, yapabileceğiniz tek şey, balıklama atlamaktır. | Open Subtitles | وأحياناً الشيء الوحيد الذي تستطيع فعله هو أن تتعمق |
| Sizi oryaa götürmem için yapabileceğiniz hiçbir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك شيء يمكنكم فعله لي، لكي أدلّكم عليهم |
| yapabileceğiniz her şeyi yapmıyorsunuz. | Open Subtitles | يبدو أنكم لا تقومون بالقيام بكل ما يمكنكم فعله |
| Sana yardım edebiliriz. Ne söyleyecek, ne de yapabileceğiniz bir şey var. | Open Subtitles | لا يوجد شيء أقوله لا يوجد شيء يمكنكم فعله |
| - Bu onurlu bir sürgün, majesteleri. - Tek yapabileceğiniz çekilmek. | Open Subtitles | نفى مشرف ، سيدى كل ما يمكنك عمله هو التنازل عن العرش |
| yapabileceğiniz hiçbir şey yok, kimse size inanmaz. | Open Subtitles | لا يوجد شئ لتفعله ، لن يصدقك أحد |
| RF: Bahçeyle ilgilenmek yapabileceğiniz en tedavi edici ve meydan okuyucu davranış. | TED | رون: زراعة الحدائق هو الفعل الأكثر علاجية وتحديًا الذي يمكنك القيام به. |
| Sizin yapabileceğiniz bir şey vardır diye umuyordum. | Open Subtitles | كنت أأمل أن هناك شيء تستطيعون فعله لمساعدته |
| Bu yarışmayı kazanacağım ve sizin bu konuda yapabileceğiniz hiçbir şey yok. | Open Subtitles | سوف أفوز بهذه المسابقة. ولا شيء بيدكم لتفعلوه |
| Kuantum mekaniğine göre, yapabileceğiniz en iyi şey, herhangi bir şeyin olabilirlik ihtimalini tahmin etmekten ibaretti. | Open Subtitles | أفضل ما تستطيع عمله طبقاً لميكانيكا الكم هو توقُع فرصة أو احتمال |
| İkincisi: Şu an yapabileceğiniz en riskli şey güvenli olmaktır. | TED | الثانية: أكثر الأشياء مخاطراً يمكنك فعله هو أن تكون آمناً. |
| Ama biliyor musunuz, ben yokken yapabileceğiniz bir şey var. | Open Subtitles | أتعرفين ماذا؟ .رغم ذلك هناك أمر واحد يمكنك أن تفعليه لي وأنا بالخارج |
| Tek yapabileceğiniz o anı elinizden geldiğince uzatmaya çalışmaktır. | Open Subtitles | كل ما يمكنكِ فعله هو مُحاولة تمديد هذه اللحظة قدر الإمكان. |
| Ve eğer sizi kendinizden çıkıp bu adamların yerine koymanıza ikna edip bir adım, sadece bir adım yürütebilirsem, hayat boyu diğer tüm alanlarda yapabileceğiniz sosyolojik analizleri bir düşünsenize! | TED | وإذا إستطعت أن أحثكم أن تضعوا أنفسكم مكانهم وأن تسيروا خطوة واحدة , مجرد سنتيمترات , عندها تخيلوا نوع التحليل الإجتماعى الذى يمكنكم أن تفعلوه فى كل جوانب حياتكم ؟ |
| Eğer Santillan arkadaşınızı aldıysa yapabileceğiniz bir şey yok demektir. | Open Subtitles | إذا سانتيلان أخذ صديقك ليس هناك ما يمكنكم القيام به |
| Çocuklar, çok teşekkür ederim eğer kesinlikle eminseniz, benim için yapabileceğiniz ufak bir şey var. | Open Subtitles | شكرا جزيلاً لكما يا رفاق إذا كنتم واثقين حقاً هناك شيئاً ما يمكنكما القيام به من أجلي |
| Şu an yapabileceğiniz en önemli şey kendinizle ilgilenmek. | Open Subtitles | أهمّ ما يمكنكَ فعله الآن هو الاعتناء بنفسكَ |