| Yaklaşık 40 yıl önce yarıktan düşmüştü. | Open Subtitles | لقد سقط عبر الصدع منذ حوالي أربعين عاماً |
| -Raporları gözden geçirip yarıktan ne zaman geçtiklerini öğrenebilir miydin? | Open Subtitles | مراجعة تقارير التحقيقات ومعرفة متى جاء هذا عبر الصدع |
| Tahminimce yarıktan suya indi oradan da kendini kıyıya vurdu. | Open Subtitles | أعتقد أنه جاء عبر الصدع إلى البحر ثم جنح إلى الشاطئ |
| Onlar, küçük bir yarıktan geliyorlardı. Bunlarsa kendilerini tüm dünyaya yayıyorlar. | Open Subtitles | فهم قد جاءوا عبر شق صغير أما هؤلاء فينقلون أنفسهم في شتى أنحاء الكوكب |
| Ve nihayet, kafatasındaki küçük bir yarıktan, nano-cihazı doğrudan beynin içine yerleştirebildik. | Open Subtitles | وأخيراً خلال هذا الشقّ الصغير في الجمجمةِ فإن جهاز النانو يوضع مباشرة في الدماغ |
| Şuraya bak, Aralık 24 Diane'in uçağının yarıktan geçtiği gün. | Open Subtitles | هل ترى هذا ؟ الـ24 من ديسمبر كان هذا حين طارت دايان عبر الشق |
| Bu yarıktan baktığımızda, ...öte tarafta gizli güçlerin gösteri yaptığı bir karanlığı görürüz. | Open Subtitles | عندما ننظر من الشقوق نرى الظلام، نرى الجانب الآخر حيث تختبئ القوى التي تدير العرض |
| yarıktan gelen uzaylıların peşine düşüyoruz. | Open Subtitles | ونصيد الكائنات الفضائية التي تأتي عبر الصدع |
| Buradaki yarıktan yakıt ikmalini yapıyor. | Open Subtitles | فهو يتزود بالوقود من الصدع الموجود لديكم |
| Tahminime göre artan trafik yarığı daha dengeli olmaya zorlayacak ve yarıktan içeri bir bomba atmak için yeterinde uzun zaman açık tutacak ve yarık içine çökecek. | Open Subtitles | أتوقع أن ازدياد التدفّق سيجبر الصدع على الاستقرار والبقاء مفتوحًا لفترة كافية لتمرير الجهاز وتدمير بنيانه |
| Teyze, Amca ve Yeğen gibi birçok gezgin yarıktan içeri geldi. | Open Subtitles | لقد أتى العديد من المسافرين عبر الصدع مثل "الخالة" و "العم" و"ابن الأخ" |
| yarıktan geliyorlar ve bu gerçeklik düzleminde gerçekleşecekler. | Open Subtitles | إنها تعبر الصدع لتتجسد على هذا الجانب |
| yarıktan neler geldiğini gördük. | Open Subtitles | لقد رأينا ما يأتي عبر الصدع |
| Yıkım doğrudan yarıktan geliyor. | Open Subtitles | دمرهما السقوط عبر الصدع |
| Gövdedeki bir yarıktan bir çeşit gaz çıkıyor. | Open Subtitles | يبدو نوعاً ما من شق بالهيكل ينفذ الغاز منه |
| Güneşimizde ortaya çıkan ve doğrudan onların evrenine bağlı bir yarıktan çıkıp gelmişler. | Open Subtitles | لقد أتوا عبر شق بشمسنا متصل مباشرة بعالمهم. |
| Betondaki bir yarıktan buhar çıkıyor. | Open Subtitles | البخار يتسرب من خلال شق فى الخرسانة |
| Onu yarıktan geçirmek için. | Open Subtitles | حتى يعبر الشقّ. |
| Şu an önemli olan tek şey şu yarıktan geçebilmek. | Open Subtitles | -كل ما يهمّ الآن هو عبور الشقّ . |
| Cevap anahtarı o. yarıktan geldi. Ne yaptığını bul onun, Gwen. | Open Subtitles | إنه الإجابة ، لقد جاء عبر الشق اكتشفِ ماذا يفعل |
| O yaratıklardan biri, yarıktan çıktığında neler olduğunu anlat. | Open Subtitles | أخبرنا ماذا حدث حينما تسلل أحدهم خلال الشق بين العالمين. |
| Orada girişim dalga deseni, her bir dalganın iki yarıktan da geçmesi ve oluşan iki şeridin de birbiri ile etkileşime girmesi sayesinde var olmuştu. | Open Subtitles | حيث نمط توقيع الموجة موجود فقط لأنه كل موجة تمر من خلال كلتا الشقوق وبعد ذلك كلتا القطعتين تتداخل مع بعضها البعض. |