| Kapıyı açtım, orada, yatağın üstünde oturuyordu, başında bir başörtüyle. | TED | فتحت الباب فإذا بها هناك تجلس على السرير وترتدي غطاء على الرأس |
| Git temizlen. Palto yatağın üstünde. | Open Subtitles | اذهبِ واعتنِ بنفسكِ وتنظفي ..المعطف على السرير |
| Bir gün yine odaya girip yatağın üstünde zıplamaya başladı. | Open Subtitles | لذا، جرت ذات يوم، وبدأت بالقفز على السرير كالمعتاد |
| Parlak fikrin ne? Öylece yatağın üstünde mi bıraksaydık? | Open Subtitles | مهلاً، يا لها من فكرة رائعة، فقط نتركه هناك على السرير |
| O yatağın üstünde ne yapıyorsunuz? | Open Subtitles | ? ماذا تفعل فوق السرير |
| Nick bunu çubukla seni iyileştirirken yatağın üstünde unutmuş olmalı. | Open Subtitles | نيك تركها على السرير عندما خرج العصا أن يشفيك. |
| Benim babam da hep der ki, "Cleveland Jr., yatağın üstünde zıplamayı kes!" | Open Subtitles | أبي دايما يقول" كليفلند جونير , لا تقفز على السرير!" |
| Pijamaları yatağın üstünde, ve sabah saat 8:30'da gelir, onları alırım, tamam mı? | Open Subtitles | -منامانهم على السرير وسأعود في الثامنة والنصف لأخذهم حسناً ؟ |
| yatağın üstünde. | Open Subtitles | انها على السرير |
| Ellerim yatağın üstünde duruyor. | Open Subtitles | يداى ملقاة على السرير |
| yatağın üstünde oturuyordu. | Open Subtitles | لقد كانت تجلس على السرير |
| yatağın üstünde bir kutu vardı. | Open Subtitles | كان هناك صندوق على السرير |
| Havlular ve çarşaflar yatağın üstünde. | Open Subtitles | المناشف والأغطية على السرير. |
| - Yönlendiriciyi yatağın üstünde dene. | Open Subtitles | - جرب جهاز التوجيه الذي على السرير |
| Peki. yatağın üstünde. | Open Subtitles | اتفقنا,اجلسي على السرير |
| yatağın üstünde. | Open Subtitles | لقد كان على السرير. |
| - Howard, yatağın üstünde zıplama. | Open Subtitles | - لا تقفز على السرير يا (هاوارد) |
| - Howard, yatağın üstünde zıplama. | Open Subtitles | - لا تقفز على السرير يا (هاوارد) |
| yoksa yatağın üstünde mi ? | Open Subtitles | هل تقع فوق السرير ؟ |