| Bu, geçmişte, neden izole yerlilere bulaşılmaması gerektiğinin resmi. | TED | لهذا السبب لم يكن أحد يجرؤ على العبث مع الهنود المنعزلين. |
| yerlilere neden bulaşmamamız gerektiğini bu şekilde anlatmışlardı. | TED | هذه رؤيتهم عن سبب عدم العبث مع هؤلاء الهنود. |
| Amerikan başkanlığına aday olabilmek için, yerlilere karşı bir zafer daha kazanmalıydı. | Open Subtitles | تصور أنه يحتاج إلي فوز درامي آخر علي الهنود لكي يرشح لرئاسة الولايات المتحدة الأمريكية |
| Kongre ve Amerikan başkanı tarafından daimi olarak yerlilere verilmişti. | Open Subtitles | والتي أعُطت للهنود من قبل الكونغرس و رئيس الولايات المتحدة |
| Bana kalırsa, Custer'ın yerlilere olan nefreti ve hırsı birleşmişti. | Open Subtitles | في أعتقادي أن كراهية "كوستر" للهنود و طموحه أجتمعوا عليه |
| Yardım ederler umuduyla kendimi yerlilere belli ettim, fakat artık çok geçti. | Open Subtitles | تفاوضت مع المحليين لعلهم يساعدونني لكن كان الوقت قد فات |
| Bakın, ne sebeple olursa olsun, ülkenizde olsaydım bizim gibi yerlilere, azıcık daha saygı gösterirdim. | Open Subtitles | أنظري ، لو كنت في بلدك لأي سبب من الأسباب كنت سأحترم السكان المحليين على نحو أفضل من ذلك قليلاً |
| yerlilere yanlış şekilde seviştiklerini söylemiştim sadece. | Open Subtitles | أخبرت السكان الأصليين أنهم يمارسون الجنس بشكل خاطئ فحسب |
| yerlilere benzediğimi hayal et. | Open Subtitles | أعتقد إننى أصبحت وطنى قليلا |
| Bu ekip biçme işi yerlilere göre değil, zenci kölelere ihtiyacımız var. | Open Subtitles | لا يستطيع الهنود تحمل أعمال الزراعة الشاقة ، نحتاج عبيداً سوداً |
| Kol düğmesini sana verecektim yerlilere gitmeden önce. | Open Subtitles | قصدت أعطائك هذا الزر أخذته منك عندما كنا مع الهنود |
| yerlilere dua ettirmeniz konusundaki başarınızı çok duyduk. | Open Subtitles | لقد سمعنا الكثر عن نجاحك مع الهنود المتحولين للمسيحية |
| Bu Hacıların, yerlilere frengi taşıması gibi bir şey olacak. | Open Subtitles | انها سوف تكون مثل الحجاج ليصل الزهري الهنود. |
| Bu adam hakkında bir şeyler okudum, Ketcham benim evimde, benim bodrumumda yerlilere işkence yapan adam. | Open Subtitles | لقد قرأت عن هذا الرجل كيتشام الذى عذب الهنود على أرضى وفى قبو بيتى |
| Beş yıl içinde bu toprakları birey birey yerlilere teslim etmezsek hatta daha kısa sürede çiftçiler ve göçmenler buralarda hak iddia edecek. | Open Subtitles | اذا لم نضع هذه الاراضي بين ايدي الهنود خلال خمس سنواتـ او اقل الساكنين و المزارعين سوف يطالبون بها كلها |
| Radikal bir adammış! yerlilere de İspanyollara davranıldığı gibi davranılmasını talep etmiş! | Open Subtitles | كان أصوليًّا، أصوليًّا، طالب بأن يتساوى الهنود في المعاملة مع الإسبان |
| Ama sonra, tanık olduğu katliamlar yüzünden travma geçirmiş ve hayatını yerlilere adamış. | Open Subtitles | ولكن لاحقًا، تصدمه المجازر التي شهدها فيكرّس حياته للهنود |
| yerlilere ilk aracılık eden benim. | Open Subtitles | إنّه أهمّ من (بارتولومي) لأنّي كنتُ أوّل مَن يتشفّع للهنود |
| yerlilere rom vermek çılgınlık Henry. | Open Subtitles | هنري), أنها مجاذفة أعطاء شراب مسكر للهنود ) |
| Bir fikrim var. Neden yerlilere canavar hakkında bir kaç şey sormuyoruz. | Open Subtitles | أنا عندي فكرة، لماذا لا نسأل السكان المحليين عن الوحش. |
| Bak, ne sebeple olursa olsun, ülkenizde olsaydım bizim gibi yerlilere, azıcık daha saygı gösterirdim. | Open Subtitles | أنظري ، لو كنت في بلدك لأي سبب من الأسباب كنت سأحترم السكان المحليين على نحو أفضل من ذلك قليلاً |
| yerlilere elimden gelen en az zararı vererek yapacağım. | Open Subtitles | سأقوم بهذا بأقل الخسائر في صفوف السكان الأصليين |
| - "yerlilere benzedin." | Open Subtitles | -إننى أصبحت وطنى |