| Hala kazanabiliriz ama hemen yola çıkmalıyız. | Open Subtitles | حَسَناً، ما زال بأمكاننا الفوز لكن يجب أن نرحل الأن حسناً |
| Şafağa kadar bekleriz, sonra yola çıkmalıyız. | Open Subtitles | أمامنا حتى الفجر و بعدها يجب أن نرحل |
| - yola çıkmalıyız. | Open Subtitles | - نحن نسير على الطريق. |
| - yola çıkmalıyız. | Open Subtitles | - نحن نسير على الطريق. |
| İvedi Berchtesgaden'e doğru yola çıkmalıyız. | Open Subtitles | يجب علينا المغادرة لركتشغادن في الحال. |
| - Hadi çocuklar. yola çıkmalıyız. | Open Subtitles | هيا يا شباب يجب الرحيل |
| - Yani saat 18'de yola çıkmalıyız. - Tamam. | Open Subtitles | لذا يجب ان نكون على الطريق في الساعه السادسه |
| Bayan Crawley, acele edin! Hemen yola çıkmalıyız! | Open Subtitles | سيدة "كرولي"، أسرعي، يجب أن نرحل الآن |
| - Ne zaman yola çıkmalıyız? | Open Subtitles | متى يجب أن نرحل إذاً؟ |
| Evet, 5'te yola çıkmalıyız. | Open Subtitles | - نعم، يجب أن نرحل بساعة 0500 - |
| - Sara, yola çıkmalıyız! | Open Subtitles | ! سارا) يجب أن نرحل) - ! |
| Bir an önce yola çıkmalıyız. | Open Subtitles | يجب علينا المغادرة فورا ! |
| yola çıkmalıyız. | Open Subtitles | يجب الرحيل |
| Bu çok gurur verici ama yakında yola çıkmalıyız. | Open Subtitles | ...هذا إطراء ولكن يجبأن نكون على الطريق قريباً |