| Bu durumda, ona şunu önerebilirsiniz: Müdüründen haftalık toplantıyı bir gün geriye çekmeyi rica edebilirsin. Böylece çalışmak için ikinizin de daha çok Zamanı olur. | TED | وفي هذه الحالة، يمكن أن تقترح الذهاب للمدير لتطلب تأجيل الاجتماع الأسبوعي ليومٍ واحد حتى تحصلا على وقت أكثر للعمل. |
| yani reklam Zamanı ve yerinin en büyük alıcısıyız | Open Subtitles | لذلك نحن من أكبر المسرفين على وقت ومكان الإعلانات |
| Kimagure, Zamanı geleceği ve hatta yaşamla ölümü kontrol edebilme yeteneği. | Open Subtitles | الجيماجوري . القدرة على السيطرة على وقت المستقبل |
| Gittiğim Zamanı kontrol edemiyorum fakat geleceğe geri dönüşüm sürekli insanların hayatlarındaki bazı bölümleri bitirdiğim anda gerçekleşiyor. | Open Subtitles | لا أستطيع السيطرة على وقت الذهاب لكن يبدو أني أعود إلى الحاضر عندما أنهي فصلا في حياة |
| Güçlü bir kadın için Zamanı bulmak zordur. | Open Subtitles | من الصعب على سيدات الأعمال العثور على وقت للعلاقات |
| Direnci değiştirecek veya bilincini kaybetmeden kapıyı açacak Zamanı olurdu. | Open Subtitles | قد يحصل على وقت لتغيير الفتيل أو ببساطة فتح الباب قبل أن يفقد وعيه |
| Yas Zamanı geçtikten sonra bir duyuru yapılmıştı. | Open Subtitles | وبمجرد مرور اول صباح على وقت الحداد على وفاة الأب أُرسل الأمير اعلانا |
| Evet, biraz daha fazla dinlenme Zamanı bulacağımı düşündüm. | Open Subtitles | نعم , لقد صعدت على متن السفينة مبكرا على امل الحصول على وقت اضافي للبروفة |
| Şov Zamanı'ndaki Mitch Preston mı? | Open Subtitles | تعني ميتش بريستن؟ الواحد على وقت العرض؟ |
| Kurt Zamanı'ndan hâlâ arta kalan birkaç saatim var. | Open Subtitles | ما زالت أمامي بضع ساعات على وقت الذئب |
| Pekala? Güzel zaman geçirdik, hadi toparlanma Zamanı | Open Subtitles | حسناً، حصلنا على وقت جميل لنوقفها |
| Demek katilin sigara içecek kadar Zamanı vardı. | Open Subtitles | إذاً لو حصل القاتل على وقت للتدخين |
| Yaklaşık ölüm Zamanı nedir? | Open Subtitles | الذي التخمين على وقت الموت؟ |
| Şov Zamanı'ndayım. | Open Subtitles | أنا على وقت العرض. ما الأمر؟ |
| Ölüm Zamanı belli mi? | Open Subtitles | هل حصلت على وقت وفاته؟ |
| Kaderinde Kubilay Han'ın çöküşünü izleyemeyecek kadar az Zamanı olması büyük bir trajedi. | Open Subtitles | إنها مأساة أن القدر لن يسمح له ليكون شاهداً على وقت سقوط (قوبلاي) خان |
| Sen ve Clara'nın Zamanı geldi. | Open Subtitles | أنت على وقت "كلارا " الأن |
| Tahmini ölüm Zamanı nedir? | Open Subtitles | -ما تخمينكِ على وقت الوفاة؟ |
| - Duck, ölüm Zamanı belli mi? | Open Subtitles | (داك)، حصلت على وقت الوفاة؟ |