Bir süre önce varoluşun basit zevklerinden kendimi alıkoymayacağıma karar vermiştim ama sonra sen gelip yakında öleceğimizi söyleyip her şeyi baltaladın. | Open Subtitles | قررت منذ فترة ألا أحرم نفسي من أبسط ملذات الوجود لا سيما وأنك قد أشرت إلى أننا جميعاً سنموت قريباً |
Ve gördüğünüz gibi her yüzyılın zevklerinden kaçınmamış. | Open Subtitles | وكما ترون أنه ليس بالضبط متهربً من ملذات كل قرن |
Ebeveyn olmak hayatın en güzel zevklerinden biridir bir çocukla sevgini paylaşmak, ...büyümelerini izlemek. | Open Subtitles | "الأبوّة هي من أروع ملذات الحياة" "حيث تمنحون الأطفال الحب وترونهم يكبرون" |
Bu hayatın en büyük zevklerinden biri. | Open Subtitles | انها واحدة من ملذات الدنيا |
Bu hayatın en büyük zevklerinden biri. | Open Subtitles | انها واحدة من ملذات الدنيا |
Bazen ölümlülerin zevklerinden mahrum oluruz. | Open Subtitles | وأحيانا نحرم ملذات البشر. |