| Dinle, oysa ki sana elbise konusunda yardım etmeyi umuyordum. | Open Subtitles | انا كنت آمل ان اساعد في اختيار الفستان, مع ذلك |
| Hay aksi! Yarın yine Bay Carpenter ile dışarı çıkabileceğimi umuyordum. | Open Subtitles | كنت آمل ان أستطيع الخروج مع السيد كاربنتر مرة أخرى. |
| Bir kadın getireceğini umuyordum. | Open Subtitles | كنت آمل ان تجلب لنا امرأة, أيها المأمور. |
| Bilmiyorum. Keşke yüzlerini de alabilseydim. | Open Subtitles | لا اعلم, آمل ان هناك احتماليه لرؤية تلك الوجوه |
| Şu anda arkasını dönmüş vaziyette. umarım, parlamakta olan iki lobu görebiliyorsunuzdur. | TED | وهو مقلوب على ظهره وما آمل ان تروه هو هذان الجزئان المتوهجان |
| İnşallah şeytan etlerini yakarak o zavallı kemiklerinden ayırır! | Open Subtitles | آمل ان يجتز الشيطان لحمك من عظامك المخزية |
| O telefonunu sever ama sonunda atları da sever diye umuyorum. | Open Subtitles | حسنا بالأساس انها تحب الهواتف النقالة جدا لكني آمل ان تنقل حبها للجياد |
| Aslinda, Prot ben de evin hakkinda, bana daha cok sey anlatmani umuyordum. | Open Subtitles | حسناً، اه بروت كنت آمل ان تخبرني المزيد عن الوطن |
| Biliyor musun, bu akşam beraber yemeğe gideriz diye umuyordum. | Open Subtitles | تعلمين ماذا؟ كنت آمل ان نذهب إلى العشاء الليلة |
| Anakaraya gitmeden önce senle konuşmayı umuyordum. | Open Subtitles | كنت آمل ان ألحق بك قبل أن تذهبى إلى اليابسة |
| Ben umuyordum ki senin söylediğin zeytinleri alabirim. | Open Subtitles | كنت آمل ان احصل على الزيتون التي قلتي أن بامكاني الحصول عليها |
| Ben umuyordum ki senin söylediğin zeytinleri alabirim. | Open Subtitles | كنت آمل ان احصل على الزيتون التي قلتي أن بامكاني الحصول عليها |
| umuyordum ki hep beraber harika geçinecektik. | Open Subtitles | وكنت آمل ان نكون معاً جميعاً وسيكون شي جميل لو حدث |
| Bunu telafi etmek için bir şans vermenizi umuyordum. | Open Subtitles | كنت آمل ان تعطيني فرصة لنضع هذا وراءنا, اتمنى ذلك أيضا |
| Aslında bu profilde yanlış bir şey olacağını umuyordum. | Open Subtitles | لقد كنت فى الحقيقة آمل ان يكون هناك شىء خاطىء فى هذا التحليل |
| Ben sadece hainin, kendini biraz daha rahatlatması için itiraf etmesini umuyordum. | Open Subtitles | حسنا ، آمل ان يكون ذلك الخائن حسنا ، على الاقل ستكون كلمة الاعتراف افضل |
| Duygu eksikliğinin, ilk çocuğuna geçen bir semptom olmasını umuyordum. | Open Subtitles | كنت آمل ان انعدام مشاعرك كان عارضا لشيء قمت بتوريثه لابنك الاول |
| Keşke onu tekrar işe almadan önce bana söyleseydin. | Open Subtitles | اجل ، كنت آمل ان تخبرني قبل ان تعيد توظيفه |
| Keşke konuşacak zamanımız olsaydı. | Open Subtitles | كنت آمل ان يكون هناك مزيد من الوقت للتحدث ، لكن |
| umarım çok garip değildir ama Janice'le bir şeyler yaşadım. | Open Subtitles | آمل ان لا يكون هذا غريبا لكن لدي اعجاب بجانيس |
| Evet, öyle. Üzgünüm, ödünç aldım. Üşümüştüm, umarım sorun değildir. | Open Subtitles | نعم انا آسفة كان الجو باردا آمل ان لا تمانع |
| İnşallah yolda radar yoktur. | Open Subtitles | آمل ان لا تكون هنا كاميرات لمراقبة السرعة هنا بالاسفل, |
| Lavon'la ben, tüm o seçim zırvalarını geride bıraktık. Seninle de yapabiliriz diye umuyorum. | Open Subtitles | انا ولافون وضعنا كل هراء الإنتخابات خلف ظهورنا وكنت آمل ان نستطيع انا وانت فعل المثل |
| Blue, benden beş kat fazla satıyor fakat son anda büyük bir patlama bekliyorum. | Open Subtitles | مبيعات بلو تزداد بخمسة اضعاف عن مبيعاتي آمل ان ينقلب الأمر في النهاية |