| Teşkilatı zor durumda bıraktığına dair henüz herhangi bir kanıt olmadığını hatırlatmak isterim. | Open Subtitles | هل لي أن أذكّرك بأنه لا يوجد دليل بعد أنه عرض الوكالة للخطر |
| Servis hostesimden bir çağrı aldım ve hatırlatmak zorundayım ki 10 dakika önce hareket etmemiz gerekiyordu. | Open Subtitles | فينبغي أن أذكّرك بأننا كان يجب أن نكون في المدرسة من عشر دقائق. |
| Kardeşinin, annenin ölümünden sorumlu kişiyi öldürmeye yemin ettiğini hatırlatmama gerek yok herhalde. | Open Subtitles | أنا لا يلزم أن أذكّرك بأنّ أختك أقسمت لقتل الرجل مسؤول لموت أمّك. |
| Sana hala cesedi bulamadığımızı ve kan dışında bir delilimiz olmadığını hatırlatayım. | Open Subtitles | دعني أذكّرك نحن لا له جسم وليس أكثر بكثير التفصيل العدلي من الدمّ. |
| Senin gibi gönüllü bir askere hatırlatırım ki çavuş burası subayların oturduğu bir masa! | Open Subtitles | لكنّك قد أزعجتني واسمح لي أن أذكّرك أيها الرقيب |
| Bir dost olarak size nelere dokunup dokunamayacağınızı hatırlatmam gerekiyor! | Open Subtitles | كصديق يجب أن أذكّرك هناك أشياء يمكنك فعلها وأشياء لا |
| Onun kendi sahtekarlıkları yüzünden cevap vermesi gerektiğini düşünüyorsun, sana kendininkileri hatırlatabilir miyim? | Open Subtitles | إن كنتَ ترى تحميله المسؤوليّة عن كذب ادّعاءاته فدعني أذكّرك بكذبك أنت |
| Ayrıca, imzaladığın mukavelenin... gizlilik ile ilgili kısmının şirket tarafından... ne kadar ciddiye alındığını hatırlatmak zorundayım. | Open Subtitles | ويجب عليّ أيضاً أن أذكّرك بمدى جدية الشركة بشأن الجزء الخاص بالسرّية من العقد الذي قمتَ بتوقيعه |
| Arada bir hatırlatmak lazım sana. | Open Subtitles | يبدو أنه من الضرورى أن أذكّرك بين الحين والآخر |
| Ben de sana, vesayet alman konusunda anlaşma sebebimin, çocuğumuzun babasıyla, vakit geçirebilmesi için olduğunu hatırlatmak isterim. | Open Subtitles | دعني أذكّرك أن سبب موافقتي على الرعاية ليتمكن إبننا من قضاء الوقت مع أبّيه. |
| Eğer insansız hava aracı ya da füze falan göndermeyi düşünüyorsan çocukların da benimle çadırda uyuyacaklarını hatırlatmak isterim. | Open Subtitles | إذا كنت تفكّر بأن ترسل طائرات بدون طيّار أو قذائف فقط أريد أن أذكّرك بذلك الأطفال سوف ينامون معي في الخيمة |
| Yıldız Geçidi'nin bizim kontrolümüzde olduğunu hatırlatmama gerek var mı? | Open Subtitles | أأحتاج أنا أذكّرك أن ستارغيت هل في حوزتنا؟ |
| Ona bir set golf sopası almadan sana şunu hatırlatmama izin ver. | Open Subtitles | قبل أن تدافع عنه، دعني أذكّرك بأنه هو من جعلك تشعر بعدم الثقة طيلة حياتك، |
| Steele'in bulaşmadığı iş yok. -O bellekte yer alan bilgilerin aramızda kalması gerektiğini hatırlatmama gerek yok sanırım. | Open Subtitles | لا حاجة لأن أذكّرك بأنّ ما رأيته على هذا القرص سيبقى بيننا |
| hatırlatayım başçavuş, gönüllü askersiniz. | Open Subtitles | واسمح لي أن أذكّرك أيها الرقيب بأنّك من الجيش. |
| Devletle olan anlaşmalarımızı hatırlatayım mı? | Open Subtitles | هل أحتاج أن أذكّرك بمفاوضاتنا مع الحكومة؟ |
| Ayrıca hatırlatırım ki, sen artık polis bile değilsin. | Open Subtitles | ولستً بحاجة لكي أذكّرك أنكَ لم تعد شرطي بعد الآن |
| Sana hatırlatırım, yerini terk etme. | Open Subtitles | يجب أن أذكّرك , لا يترك محطتك. |
| Gizli cemiyetin öyle kalması gerektiğini hatırlatmam gerekiyor mu? | Open Subtitles | أيجب عليّ أن أذكّرك أنه يُفترض بنا أن نكون مُنظّمة سريّة؟ |
| Size onun hastalığının babasının ölmesi yüzünden olduğunu hatırlatabilir miyim? | Open Subtitles | هل لي أن أذكّرك أنّ سبب مرضها يعودُ إلى موتِ والدها؟ |
| Sana A. nın malum kasabını hatırlatmalı mıyım C? | Open Subtitles | -لمَ لا؟ أبحاجة لأن أذكّرك بجزّار محدّد خرج من العصابة؟ |
| Sana beni dinlemediğini hatırlattığım an... | Open Subtitles | هذه ستكون هي اللحظة .. التي أذكّرك فيها بجميع |
| Hayır, sadece sana annenin karmaşık bir kadın olduğunu hatırlatıyorum. | Open Subtitles | كلّا ، أنا أذكّرك فقط. بأنّ أمّك امرأة معقّدة |
| Hatırlatmamı ister misin? | Open Subtitles | حسناً ، هل تريد منّي بأن أذكّرك |