| Ben de bunu söyleyecektim ama sen yine mahvettin. | Open Subtitles | حسنا ، كنت سأقول هذا ، لكنّك الآن أفسدته |
| Bu benim için çok önemliydi ama sen mahvettin. | Open Subtitles | هذا كان مهما للغاية بالنسبة لي و انت أفسدته |
| Ama çok iyi yapıyordun Ve sonunda onu mahvettin. | Open Subtitles | وكنتَ تقوم بعمل رائع حتى أفسدته في النهاية |
| Beni dinle. Seninle tatile çıkmadık. Bu senin berbat ettiğin işi düzeltmek için çıktığımız bir iş gezisi. | Open Subtitles | اسمعنى ، هذه ليست رحلة طريق ، بل هى رحلة عمل لإصلاح ما أفسدته |
| Hastalık geldi ama sistemi kurmuştu o ben de sistemi mahvettim. | Open Subtitles | هذا المرض أتى, و كان لديه نظام, وأنا أفسدته. |
| Senin mahvettiğin buluşmayı ayarlamaya çalışıyorum. | Open Subtitles | لازالت أعمل على تدارك الاجتماع الذي أفسدته |
| Burada iyi bir sinerji yakalamıştık ve iyiye giderek bunu mahvettin! | Open Subtitles | كان لدينا شيء جميل هنا وأنت أفسدته بتحسنك |
| Yapmak istediğim tek şey vardı, onu da mahvettin çünkü buraya geri dönmek istemediğimi hâlâ kabul edemedin. | Open Subtitles | كان هناك شيئاً واحداً أريد فعله, وأنت أفسدته عليّ, فقط لأنك لا تستطيع تقبل حقيقة |
| Her şeyi mahvettin, dostum! | Open Subtitles | لقد أفسدت الأمر يا فتى، أفسدته حقاً. |
| Gerçekten iyi bir rüya görüyordum ve sen onu mahvettin. | Open Subtitles | , كنت أحلم حلماً رائعاً و أنت أفسدته |
| İlk görüşte aşktı ve sen bunu mahvettin! | Open Subtitles | لقد كان حب من أول نظرة وأنت أفسدته |
| Bak ne yaptın. Bart erkek kardeşler hakkında çok hoş bir rüya görüyordu ve sen onu mahvettin. | Open Subtitles | أنظر لما فعلت ، (بارت) كان يحضى بحلم جميل عن الأخوة وأنت أفسدته |
| Mucizeyi mahvettin. | Open Subtitles | حسناً ، لقد أفسدته فحسب |
| Hanımefendi, söylemek istiyorum ki Amy'nin berbat ifşa politikasını ve Mike'ın güvenlik gafını düzeltmek için elimden gel her şeyi yapacağıma söz veriyorum. | Open Subtitles | سيدتي، أنا فقط أُريدُ أن أقَول أني أعدك بعمل كل ما اقدر عليه لإصلاح ما أفسدته أيمي بسياسة الكشفِ الكاملةِ وحماقة أمنِ مايك. |
| Sen bir mantık evliliği yapmak isterken ben işleri berbat ettim. | Open Subtitles | مسكين كنت مستعداً تماماً لزفاف على الطريقة العملية وأنا أفسدته |
| Her şeyi halletmiştim ve sen... her şeyi berbat ettin. | Open Subtitles | لقد عملنا على كل شيء وأنت أفسدته |
| Herşeyi mahvettim Hem de çok fena mahvettim | Open Subtitles | أنا أفسدت الأمر، لقد أفسدته للغايه |
| Her şey mükemmeldi ve mahvettim. | Open Subtitles | كل شيء كان جيدا، لقد أفسدته. |
| Ve ben mahvettim! | Open Subtitles | وأنا أفسدته |
| Seni tutukladığım anda mahvettiğin şeyin paradan çok daha öte olduğunu anlayacaksın. | Open Subtitles | عندما أقبض عليكَ، ستدرك أنّ ما أفسدته اليوم، كان ذو قيمة أكثر من ذلك المال |
| Ama unutmadı. Şu mahvettiğin şalı almıştı. | Open Subtitles | لكنها لم تفعل , أهدتني الوشاح الذي أفسدته. |
| - mahvettiğin tüneli kurtarabilir. | Open Subtitles | قد يصلح ما أفسدته عند النفق |