| Bu şey insanı çıldırtır, Sana söylüyorum bu tamamiyle bozuk. | Open Subtitles | أنا أقول لكِ ، لن تستطيعي إصلاحه صدقيني أنتِ جيدة |
| Bu şey insanı çıldırtır, Sana söylüyorum bu tamamiyle bozuk. | Open Subtitles | أنا أقول لكِ , لن تستطيعي إصلاحه صدقيني أنتِ جيدة |
| Bunu Sana söylemek için henüz erken. Hala yönetim kurulunun onayına ihtiyacım var. | Open Subtitles | بالطبع، من المبكر أن أقول لكِ هذا لا زلتُ بحاجة الموافقة من مجلس الإدارة |
| Alçakgönüllülükle... söyleyeyim ki iki atış yaptım mı beni bırakamazsın. | Open Subtitles | ..أقول لكِ بتواضع، معي محاولتان هو كل ما يتطلبه الأمر |
| Bak sana Ne diyeceğim benim için çok cesur olmanı istiyorum. | Open Subtitles | أنا أقول لكِ ماذا أنتِ لابد أن تكوني شجاعة جدًا لي |
| Lois, hepimizi sıraya dizip öldürmelerinden önce sana söylemem gereken... | Open Subtitles | قبل أن نموت في هذه الفوضى الدامية علي أن أقول لكِ |
| Biraz abartıyorsun ama ben yinede ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Üzgünüm. | Open Subtitles | صحيح ذلك الأمر لا أعرف ماذا أقول لكِ, آسفه |
| Bunu söylediğim için üzgünüm, ama beni hiçbir şey ısıramaz. | Open Subtitles | يؤسفني أن أقول لكِ أن لا شئ يقدر على هذا قط |
| Size söylüyorum, evli insanlar düşmanımızdır. | Open Subtitles | و أنا أقول لكِ أن المتزوجون هم الأعداء |
| Ve bu benim kişisel deneyimim. Ama Sana söylüyorum. | Open Subtitles | و هذه هي خبرتي الشحصية، ولكني دعيني أقول لكِ |
| Sana söylüyorum, silahı var, kocasını öldürmeye çalışacak. | Open Subtitles | أقول لكِ إنها تحمل سلاحاً, و تحاول أن تقتل زوجها |
| Sana söylüyorum çünkü böylece ruhunun cennete gitmesi için dua edebilirsin. | Open Subtitles | لكني أقول لكِ كي لتصلي لروحها لتجد طريقها إلى الجنة |
| Sana söylüyorum çünkü böylece ruhunun cennete gitmesi için dua edebilirsin. | Open Subtitles | لكني أقول لكِ كي لتصلي لروحها لتجد طريقها إلى الجنة |
| Bu şey iyi bir sonla bitmezse eğer uzun zamandır Sana söylemek istediğim bir şey vardı. | Open Subtitles | إذا لم تسر الأمور بشكل جيّد، فأريد أن أقول لكِ أنّ هناك شيء أردتُ أن أقوله لكِ منذ فترة طويلة |
| Sana söylemek istedim. Söylemeliydim. | Open Subtitles | أردتُ أن اقول لكِ كان يجب أن أقول لكِ |
| Nancy, vicdanını kaybetmeden bunu Sana söylemek istiyorum. | Open Subtitles | نانسي ، أقول لكِ هذا قبل أن تخسري روحك |
| Sana bir şey söyleyeyim mi Bu hiçbir adamı serinletmez. | Open Subtitles | دعيني أقول لكِ شيئاً هذا لن يبقي أي رجل بارد |
| Sana tam olarak ne zaman hasta olduğumu söyleyeyim. | Open Subtitles | يمكنني أن أقول لكِ اليوم الذي مرضت فيه بالتحديد |
| Bak sana Ne diyeceğim benim için çok cesur olmanı istiyorum. | Open Subtitles | أنا أقول لكِ ماذا أنتِ لابد أن تكوني شجاعة جدًا لي |
| Arkadaşın olarak sana söylemem gerekiyor ki yaptığın şey garip, sapıkça ve hiç sağlıklı değil. | Open Subtitles | حسناً، بصفتي صديقتكِ من واجبي أن أقول لكِ أن ما تفعلينه غريب، مترصد، وغير صحي. |
| - Tamam. Afedersin, sana ne söyleyeceğimi hiç bilmiyorum. Ancak bol şans. | Open Subtitles | حسنًا، أنا آسفة، لا أعرف ماذا أقول لكِ ولكن حظًا سعيدًا لكِ، نحن سنحتاج إلى كل الملعب، لذا شكرًا لكِ |
| Kalan vaktini iyi değerlendirmek istiyorsan, benim söylediğim gibi yapmalısın. | Open Subtitles | إذا أردت أن تعيشي أقصى ما تستطيعيه، فافعلي كما أقول لكِ |
| Size söylüyorum, hepsini alabiliriz. | Open Subtitles | أقول لكِ , نستطيع القضاء عليهم |
| Yani, kendi başına bile, hele bir de benimle ama bunu enine boyuna düşündüm ve en akıllıca hareket bu olur diyorum. | Open Subtitles | لكنني فكّرت في هذا, و أقول لكِ إنها خطوة عبقرية. |
| Görücü usulü randevu ayarladın diye demiyorum, seni küçük kız kardeşim olarak gördüğüm için söylüyorum. | Open Subtitles | لا أقول لكِ هذا بسبب الموعد المدبر لا أقول لكِ هذا بسبب الموعد المدبر ولكن لأنني أراكِ كأخت صُغرى |
| Pekâlâ. Sizinle ilgili bir şey söyleyebilir miyim? - Yardımcı olabilir miyim? | Open Subtitles | ..حسناً, أريد أن أقول لكِ هل بوسعي خدمتك يا سيدي؟ |