| Böylece buraya geldim ve babanla tanıştım ve sonra da Joni Mitchell ile. | Open Subtitles | لذا، قدمت الى هنا و ألتقيت بوالدك و ألتقيت بعد ذلك جوني ميتشل |
| Diğer üçü ile burada tanıştım. | Open Subtitles | لقد كَانتُ هنا حينما ألتقيت بالثلاثةالأخرين. |
| Daha bugün tanıştığım birinin ismini kızıma vereceğimi mi sandın? | Open Subtitles | ألتقيت بكِ اليوم وتعتقد أنني سوف أسمي أبنتي وفقاً لأسمكِ؟ |
| Başka meclis üyesiyle tanıştın mı ki? | Open Subtitles | هل ألتقيت بأي أحد من أعضاء المجلس المحلي ؟ |
| Angela Fairfield ve sen nerede tanıştınız? | Open Subtitles | ؟ أين ألتقيت أنت وأنجيلا فيرفيلد ؟ |
| Geçen gün yolda, eski kocanla karşılaştım. Hala çatlağın teki olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | ألتقيت زوجكِ السابق في الشارع قبل أيام ، هو ما زال مجنوناً |
| Dün, feribotta bir polis memuru ile tanıştım. | Open Subtitles | ألتقيت بالأمس أحد رجال الشرطة على متن العبّارة |
| Bir adamla tanıştım. Veteriner. | Open Subtitles | ألتقيت برجل من قدامى المحاربين بحرب فيتنام، |
| Tedavi merkezindeyken bu çocukla tanıştım. | Open Subtitles | عندما كنت في مركز استروف ألتقيت ذلك الشاب |
| * Dün gece, bir adamla tanıştım dans pistinde * | Open Subtitles | * ليلة الأمس , ألتقيت بشاب على خشبه المرقص * |
| Evet, bir siteye kayıt oldum ve on sene falan önce annemle tanıştım. | Open Subtitles | نعم, سجلت أسمي على موقع ما. ألتقيت بها منذ حوالي 10 سنوات |
| Barda kaba ve saygısız bir adamla tanıştım. | Open Subtitles | ألتقيت رجل في حانه كان وقحاً وعديم الأحترام |
| Halbuki daha yeni tanıştığım insanlar tekerlekli sandalyedeki sessiz adam resminin ötesini görmek için mücadele ediyorlardı. | TED | في حين أن أولئك الذين ألتقيت للتو عانوا في رؤيتي أكثر من رجل صامت في كرسي متحرك. |
| Max'le tanıştığım günden beri sen benim ağabeyim oldun. | Open Subtitles | مُنذ أن ألتقيت بماكس وأنت كالأخ الكبير بالنسبة لي |
| - Humphrey Bogart'la tanıştın mı? | Open Subtitles | هل ألتقيت بـ هامفرى بوجرت ؟ |
| Onunla alemde mi tanıştın? | Open Subtitles | هل ألتقيت به في الحانة ؟ |
| Burada da köyün polisi kocanızla tanıştınız. | Open Subtitles | هنا حيث ألتقيت بزوجك ,شرطى القرية . |
| Onun evine gitmeden önce onunla karşılaştım. | Open Subtitles | ..قبل أن اذهب إلي منزلها .. ألتقيت به .. |
| # Seninle tanışana kadar farkına varamadığım, # bazı şeyler oldu. | Open Subtitles | يوجد هناك بعض الأمر لم أعرفها الى أن ألتقيت بك |
| Söylesene Szabo hiçbir sırrı olmayan bir adamla karşılaştın mı? | Open Subtitles | أخبرني شيئاً ما يا زابو هل ألتقيت أبداً برجل بدون أي أسرار؟ |
| Sus ve beni dinle bundan bir süre önce bir gezginle tanışmıştım. | Open Subtitles | -أستمع فقط . قبل فترة ألتقيت بشخص رحّال. |
| Sizinle ilk tanıştığımda, manyaklar topluluğu sanmıştım sizi. | Open Subtitles | أعني، عندما ألتقيت بكم للمرة الأولى إعتقدت أنكم مجرّد مجموعةٍ من الغرباء |
| Seninle tanıştığımdan beri her gün şarkı söyledim. | Open Subtitles | أنا أغرد كل صباح منذ أن ألتقيت بك. |
| tanıştığımızda ellerin yumuşacık ve pürüzsüzdü. | Open Subtitles | عندما ألتقيت بك كانت يداك ناعمة وملساء |
| Sizinle karşılaştığımı Jonathan'a söylemeliyim. | Open Subtitles | سأخبر جونثان بأنني ألتقيت بكِ. |
| Yoksa sen Chae Rin'le mi görüştün? | Open Subtitles | ربما أنت هل ألتقيت بتشاي راين |
| David ile bu şirkette ne yapabileceğim konusunda görüşmek için buluştum. | TED | ألتقيت بديفيد لتحدث حول ما ينبغي على فعله في شركته |