| Ailen kariyer seçimin hakkında ne düşünüyor? | Open Subtitles | حسناً ، ماذا قالت عائلتك عن إختيارك الوظيفي ؟ |
| Ancak görünüşe göre ben senin en iyi arkadaşınsam, ...eş seçimin konusunda seni tebrik edemem. | Open Subtitles | ولكن، بصفتي و على ما يبدو أنني أعز صديق لا أستطيع أن أهنئك على إختيارك لرفيقتك |
| Seçim size kalmış ancak cevap vermemeniz resmi soruşturmaya kötü bir şekilde yansıyacak. | Open Subtitles | إختيارك هو لك, لكن فشلك بالإجابة.. سوف ينعكس بضعف على سجلِّك بالنقاش الرسمي. |
| Ya burayı boşaltırsın ya da polis çağırırım. Seçim senin. | Open Subtitles | أخلي المكان أو أستدعي الشرطة، إنه إختيارك |
| Senin seçtiğin 640 dönüm. | Open Subtitles | تختارهم بنفسك ستمائه و أربعون فدانا من إختيارك هذا أحسن |
| Sen benim için seçildin. | Open Subtitles | لقد تم إختيارك لي، إنهم اشخاص قدامى من قاموا بصنع الاشياء الذكية |
| Bir kadınla yaşamak senin seçimindi. | Open Subtitles | كان إختيارك عندما فضلت العيش وحيداً مع إمرأة. |
| Ya dediğim ya da cezaevi, bu senin seçimin? | Open Subtitles | إمّا ذلك أو السّجن ما إختيارك ؟ |
| Son seçimin Koothrappali için işe yaradı. | Open Subtitles | إختيارك الأخير نجح مع كوثربللي |
| Hayat boyu seçimin. | Open Subtitles | زوجه واحده إختيارك للحياه |
| Hayat boyu seçimin. | Open Subtitles | زوجه واحده إختيارك للحياه |
| Bu tek seferlik bir teklif. Silahınızı bırakın ve gidin. Seçim sizin. | Open Subtitles | هذا عرض لن يتكرر،ضع مسدسك على الأرض وإذهب،إنه إختيارك لا ترفع ذلك المسدس |
| Gülünç yanı modayı hiçe saydığını kanıtlayan bir Seçim yaptığını sanırken buradaki insanların senin için seçtiği bir kazak giyiyorsun. | Open Subtitles | وإنه لأمر سخيف أن تعتقدي بأن إختيارك... يعفيك من صناعة الأزياء بينما في الحقيقة... |
| Ya oraya gidersin, ya da seni içeri atarım, Seçim senin. | Open Subtitles | إما هذا، أو أقبض عليك، إختيارك |
| Askeri Milislik görevi için ant iç ve seçtiğin 640 dönümün olsun. | Open Subtitles | لقد أخذت القسم للواجب الحربى سوف تستقبل 640 متطوع من إختيارك |
| Yüce Tanrı tarafından, bu insanlara önderlik... etmek için seçildin. | Open Subtitles | لقد تم إختيارك لقيادة هؤلاء الناس بواسطة إرادة الإله |
| O senin seçimindi. Sen seçtin. | Open Subtitles | و كان هذا إختيارك حسناً و قد إخترت |
| Karar ver, sadece Karar ver. | Open Subtitles | إنه إختيارك , هيا قم بالإختيار |
| Davamız için hayatını riske attın, kendini korumak yerine erdemli olmayı seçtin. | Open Subtitles | تخاطر بحياتك بسبب إختيارك للمبادىء الأخلاقية عن المحافظة على النفس |
| Yüzük tarafından seçilmek için, o kişinin korkusuz olması gerekiyordu. | Open Subtitles | ولكي يتم إختيارك من قبل الخاتم، يجب أن تكون إمرئاً ليس بك من خوف. |
| Deri kaplı, siyah veya kırmızı. seçiminiz nedir ? Git buradan. | Open Subtitles | المجلد الأسود أو الأحمر حسب إختيارك إبتعد من هنا |
| Leonard'ın ne kadar çekici ve hoş bir sevgili olması... Sen seç, tamamen sende. | Open Subtitles | لماذا "لينارد" جذاب ومرغوب كصديق حميم إختاري واحدة، إختيارك |
| JL: Kartları seçtiğiniz sırada onları yüksek sesle okur musunuz? | TED | جينفير لين : هلا قرأتيهم من فضلك بترتيب إختيارك لهم |
| Eğer organ naklini yaptırmayı seçerseniz bu sizin kararınızdır. | Open Subtitles | إذا اخترت عملية زرع الأعضاء فهذا إختيارك |
| Bunun senin kararın olması lazım. | Open Subtitles | تأكدي أنه إختيارك |