| Oluşturduğun yapılar ancak iraden kadar güçlüdür ve iraden acınası durumda. | Open Subtitles | ضرباتك الحاسمة ستكون في قوّة إرادتك، وجلياً إنّ إرادتك مثيرة للشفقة. |
| Oluşturduğun yapılar ancak iraden kadar güçlüdür ve iraden acınası durumda. | Open Subtitles | ضرباتك الحاسمة ستكون في قوّة إرادتك، وجلياً إنّ إرادتك مثيرة للشفقة. |
| Kararlaştırılmış yere kendi özgür iradenle geldin. | Open Subtitles | جئت بمحض إرادتك الحرة إلى المكان المقصود |
| Bilmek istediğin şeyi bilmek istediğinden emin olsan iyi edersin. | Open Subtitles | يجدر بك التأكد من إرادتك لمعرفة ما تود معرفته |
| Veba sineği içine girince iradeni kırar. | Open Subtitles | ،عندما ذبابة الطاعون تخترق جسدك .فإنها تدمر إرادتك |
| Böylece senin ilahi iradenin gözcülüğünde gerçek şerefimi bulabileyim. | Open Subtitles | ولأعثر على شرفي الحقيقي برعاية إرادتك الربانية |
| Cekismenin iyice arttigi ve adaylarin sik sik kavga ettikleri su gunlerde size siddetle, kendi iradenizle sessiz bir sekilde yuruyup gitmenizi oneririm. | Open Subtitles | أقترح بشدة أنه في الأسابيع القادمة و السباق يضيق و المرشحون يتساقطون أنكِ تخرجي من اللعبة بهدوء بمحض إرادتك |
| Kederli hikâyelerimi dinlemek istediğine emin misin? | Open Subtitles | هل أنت متأكد من إرادتك لسماع قصة أحزاني ؟ |
| Şimdi Sözde itirafınıza göre, kendi hür iraden ile gitmedin. | Open Subtitles | الآن و طبقا لهذا . .. الذي يسمى بإعترافك أنك لم تذهب بمحض إرادتك |
| iraden güçlü ancak yeterince güçlü değil. | Open Subtitles | قوة إرادتك قوية ولكنها ليست بالقوة الكافية |
| Düşüncelerini okuyabiliyorum. İraden kırıldı. İşin bitti. | Open Subtitles | إنني أستطيع قراءة أفكارك لقد حطمت إرادتك , إنك إنتهيت |
| Üzerinde çalışacağım ve iraden birliğe katılmaya yetecek kadar güçlenene dek sana vurup duracağım. | Open Subtitles | سأقوم بتأهيلك. وسأقوم بضربك حتى تصبح إرادتك قوية بما يكفي لتليق بالإنضمام إلى الإتحاد. |
| İraden güçlü ama yeterince değil. | Open Subtitles | إنّ إرادتك قوية، لكن ليست قوية بما يكفي. |
| Bunu kendi iradenle benim tüm telkinlerime rağmen yaptın. | Open Subtitles | أنت فعلت هذا بكامل إرادتك الحرة بالرغم من كل هذا يمكن أن أقول لأنصحك |
| Ama saklamak istediğin bir şeyler olmadığına emin misin? | Open Subtitles | لكن هل أنت متأكد من عدم إرادتك الإحتفاظ بأيّ شيء؟ |
| Veba sineği içine girerse iradeni zayıflatır. | Open Subtitles | عندما ذبابة الطاعون تخترق جسدك، فإنها تدمر إرادتك. |
| - Bunu yapabilirsin. Dışavurum senin iradenin şekil almış hâlidir. | Open Subtitles | بوسعك فعلها فإنّ الإبانة هي تجسيد إرادتك |
| Çekişmenin iyice arttığı ve adayların sık sık kavga ettikleri şu günlerde size şiddetle, kendi iradenizle sessiz bir şekilde yürüyüp gitmenizi öneririm. | Open Subtitles | أقترح بشدة أنه في الأسابيع القادمة و السباق يضيق و المرشحون يتساقطون أنكِ تخرجي من اللعبة بهدوء بمحض إرادتك |
| Bugün burada olmak istediğine emin misin? | Open Subtitles | هل أنتِ واثقة بشأن إرادتك التواجد هُنا اليوم ؟ |
| Yasam arzun hepsinden önemli. | Open Subtitles | إرادتك على البقاء حياً هي الشيء الأكثر أهمية |
| - Size onur borçluyum. - Ama rızan dışında. | Open Subtitles | أنا ادين لك - ضد إرادتك - |
| - Kız kardeşinde de sendeki güçlü irade var. - Evet, var. | Open Subtitles | شقيقتك تمتلك نفس إرادتك القوية - أجل ، إنها كذلك- |
| Bu akli dengenin yerinde olduğu, 18 yaşını aştığına, yapacağımız hareketleri ve cinsel eylemleri gönül rızanla kabul ettiğine dair standart bir feragat formu. | Open Subtitles | إنها إستمارة إخلاء مسئولية بإعترافك بأن عمرك فوق 18 سنة وانكِ موافقة بكامل إرادتك على الأفعال الجنسية التي نحن على وشك أن نرتكبها |
| Olay da burada zaten. Hipnoz ile, isteğin dışında birşey yaptıramam. | Open Subtitles | لكن هذا هو الأمر فبالتنويم المغناطيسي لا يمكنني تنويمك ضد إرادتك |
| Sevgilin kötüyse, yaşama isteğini kaybedebilirsin. | Open Subtitles | إذا كان لديك تاريخ سيئة، يمكنك أن تفقد إرادتك للعيش. |
| Sanırım iradenizi yazacak birine ihtiyacınız olacak. | Open Subtitles | حسنا، أعتقد أنك ستعمل بحاجة إلى شخص لكتابة إرادتك. |
| Kahretsin seni isteğinin dışında burada tutuyor, değil mi? | Open Subtitles | تباً ، هل يفعل هذا ضد إرادتك ، أليس كذلك؟ |