| Evet, şunu söylemeliyim ki bu gece olanlar beni şoke etti. | Open Subtitles | نعم، ويجب أن أقول إن هالني في المقابل اتخذ هذا المساء. |
| Bütünüyle mantık temelinde olan bir taktikte bu kararı vermem gerekiyor. | Open Subtitles | سمحت لمشاعري أن تؤثر على رأيي يجب أن اتخذ هذا القرار |
| Kaybedecek bir şeyimiz olmadığını düşündüğü için bu kararı verdi. | Open Subtitles | وكان يعتقد بأننا لن نخسر شيئا ان اتخذ هذا القرار |
| Ama ikimiz birlikte bu kararı verdik. | Open Subtitles | لكن كلينا اتخذ هذا القرار .كلانااتخذه,و. |
| Bunlarin arasinda en ünlüsü gerçek ismi Philippe de Hauteclocque olan General Leclerc'di, Fransa'da, geride kalan ailesini korumak için bu takma adi edinmisti. | Open Subtitles | كان اكثرهم شهره هو الجنرال ليكلير اسمه الحقيقى فيليب دى اوتوكلوك لكنه اتخذ هذا الاسم المستعار لكى يحمى عائلته فى فرنسا |
| Sizi temin ederim ki, bu kararı kolay vermedim Üstad Jedi. | Open Subtitles | اوه , اؤكد لك , لم اتخذ هذا القرار باستهتار , معلم الجيداي |
| Evet. Hevesli müdür bu kararı verdi. | Open Subtitles | نعم، متعصب المدير العام اتخذ هذا القرار. |
| Ve sen, seni aşağılık haşere, bu şansını elinden aldın. | Open Subtitles | وأنت، أنت الحقيرة الحشرات، و اتخذ هذا بعيدا عنها. |
| Çağdaş filozof Noel Carroll bu görüşü benimsedi, bir sanatçının niyeti, aynen bir konuşmacının konuştuğu kişiyle alakalı olması gibi, seyirciyle alakalıdır. | TED | الفيلسوف المعاصر نويل كارول اتخذ هذا الموقف، بحجة أن نوايا الفنان هي ذات صلة لجمهوره بنفس الطريقة التي تجعل نوايا المتحدث ذات صلة للأشخاص المنخرطين معه في المحادثة. |
| bu kararın üzerine liberal arts eğitimi denince akla gelen önde kuruluşların rektörleri olan bizlerle görüşmek üzere liberal arts eğitiminin beşiği Amerika'ya gelmişlerdi. | TED | وقد اتخذ هذا القرار لقد جاءوا إلى الولايات المتحدة، مكان تعليم الفنون الليبرالية للتحدث مع البعض منا التعرف عن قرب مع هذا النوع من التعليم. |
| Çünkü bu resim çekildiğinde... | Open Subtitles | عندما اتخذ هذا الصورة النهائية، |
| bu kararı ben vermedim. O ben değildim. | Open Subtitles | لم اتخذ هذا القرار لم يكن قراري |
| bu ikisi de olduklarında çekildi. | Open Subtitles | وقد اتخذ هذا عندما كانوا على حد سواء |
| (Müzik) Ve bin yıl sonra, bu notalama isteği tamamen farklı bir şekle dönüştü. | TED | (موسيقى) و بعد ذلك بحوالي الف سنة اتخذ هذا الدافع شكلا مغايرا تماما |
| Ayrıca Joshua bu kararı kendi verdi. | Open Subtitles | و جوشوا اتخذ هذا القرار بنفسه |
| bu bedende kapana kısılmadım. | Open Subtitles | أنا لم اتخذ هذا الجسم |
| Hayır, bu yapıldığında bu daha icat edilmemişti. | Open Subtitles | لا , هذا لم يخترع عندما اتخذ هذا . |
| bu taraftan gitti, tatlım. | Open Subtitles | لقد اتخذ هذا الطريق يا عزيزتي |
| bu kararı gerçekten kim verdi? | Open Subtitles | من بالضبط اتخذ هذا القرار ؟ |
| bu kararı ne zaman verdin? | Open Subtitles | متى اتخذ هذا القرار ؟ |