| Pekâlâ, iyi haber o füzeyi artık Dükkan kontrol edemiyor, ben ediyorum. | Open Subtitles | الموافقة، حَسناً، الأخبار الجيدة الدكان لَمْ يَعُدْ تُسيطرُ على القذيفةِ. أنا أعْمَلُ. |
| Önce Dükkan gitti. Ardından taksiler. Karı terk etti. | Open Subtitles | في البداية فقدت الدكان بعده التاكسي وأخيرا زوجتي تخلت عني |
| Yeni menü yapmak sorun değil, ama lütfen dükkanı kapatmayın | Open Subtitles | ليس من السئ خَلْق طريقة جديدة، لكن رجاءً إفعل ذلك بعدما تغلق الدكان |
| Gece işçileri tutup dükkanı fabrika gibi çalıştıracağım. | Open Subtitles | انا سيستأجر عمال ليليين ويدير هذا الدكان مثل مصنع، رجل. |
| Anastasia buraya çekin. Fırıncıyı da dışarı çıkarın ve tam dükkanın önünde karşılaşacaklar. | Open Subtitles | نعود باناستازيا إلى هنا ثم تجعلين الخباز يرجع إلى الخارج ويتاقبلون عند الدكان |
| Dükkânı kaybetmememizi sağla, lütfen. | Open Subtitles | فقط إجعله يتأكد بأننا لن نخسر الدكان |
| Nicholson Hewitt ve West için çalışıyor ve her sabah, aşağıdaki dükkandan bir sandviç sipariş ediyor. | Open Subtitles | انه يعمل في شركة نيكلسون ، هاوت اند وست و كل يوم صباحاًً يطلب سندوتش من الدكان في الدور التحتي |
| Dükkan kapalı ve 10'da açılacak. | Open Subtitles | الدكان مُغلق الآن. سَيَفْتحُ فقط في العاشرة |
| Dükkan için dövüşeceksen sana Tayland boksu öğretirim. | Open Subtitles | لو ترغب في القتال لكي تساعد على تصليح الدكان سوف أعلمك الملاكمة التايلندية |
| Yani Dükkan artık sadece bir füzeyi kontrol etmiyor. | Open Subtitles | دي . لذا الدكان لا فقط يُسيطرُ على قذيفةِ واحدة الآن؟ |
| Dün de rehin dükkanı sahibini mi öldürdü? | Open Subtitles | ايضاً قتل صاحب الدكان في الليلة السابقة? |
| Annem dükkanı bu yüzden açtı. Hep istemişti. | Open Subtitles | لذلك قامت امي بافتتاح الدكان لطالما ارادت واحدا |
| Bir çift eldiven satın almak için sana bütün dükkanı altüst ettiren kadınım ben... | Open Subtitles | وأجعلك تعرض لي كل زوج في الدكان |
| Gerçek babanız bu toprağın, evin ve dükkanın sahibiydi. | Open Subtitles | كانت الأرض لوالدك الحقيقي الدكان والبيت أيضا |
| Şey bu dükkanın sahibi olan adam ben annemin yan komşusuydu. | Open Subtitles | حسنا الرجل الذي يستعمل لإمتلاك هذا الدكان كان يقطن بجوارنا أنا وأمي |
| Bu dükkanın sahibi... bizim komşumuzdu. | Open Subtitles | حسنا الرجل الذي يستعمل لإمتلاك هذا الدكان كان يقطن بجوارنا أنا وأمي |
| Söz ver, Dükkânı aldığında ilk bana göstereceksin. | Open Subtitles | ...عدني في اليوم الذي تحصل فيه على الدكان سوف تجعلني أراه أولاً |
| "En harika Dükkânı buldum." demiştin. | Open Subtitles | إنّكِ قلتِ : "وجدتُ الدكان الأكثر روعةً". |
| Çabuk çıkın dükkandan yoksa ben sizi atacağım! Seni...! | Open Subtitles | اتركِ الدكان حالا والا ارميكِ من هنا, انتِ... |
| 3 hafta sonra, son derece gergin ve heyecanlı bir şekilde Dükkana döndüm. | Open Subtitles | بعدثلاثةاسابيع عدت إلى الدكان متوتربعضالشيء لكني متحمس بشكل لذيذ |
| Dükkânda yanımda olmana ihtiyacım var tatlım. | Open Subtitles | أريدكِ بالقرب مني، يا عزيزتي، هُناك بالأسفل في الدكان. |
| O Dükkânın ddukbokkileri çok lezzetliydi. | Open Subtitles | هل عرفت ؟ الدوكبوكي في ذلك الدكان كان فقط لذيذ جدا |
| - dükkanda bu konuyu konuşanlar vardı. | Open Subtitles | كان هناك ناس في الدكان اليوم يتحدثون عن ذلك |
| Ama eminim Columbus 'taki dükkandadır. | Open Subtitles | أوه، لكن أنا متأكّد هي في الدكان على كولومبوس |