| Bu öğleden sonra analist beni çağırdı ve sanırım doğru şeyleri söylemedim. | Open Subtitles | بعد ظهر هذا اليوم استدعانى المحلل ولا أعتقد أننى قلت الأمور الصحيحة |
| analist nereye giderse aklı da oraya gidiyor gibi görünüyor. | Open Subtitles | أجل، يبدو أن عقله يذهب إلى مكان تواجد المحلل الكمي. |
| Evet, biliyordum, analistim beni uyarmıştı ama o kadar güzeldin ki, bu yüzden başka analist buldum. | Open Subtitles | أعرف لقد حذرني المحلل لكنكِ كنتِ جميلة جداً وذهبت لمحلل آخر |
| Bu davadaki DNA analisti o muydu? | Open Subtitles | كانت قالت ان المحلل الحمض النووي لهذه القضية. |
| Onu polise götürebiliriz. analiz edebilirler. Kimin kanı olduğunu öğreniriz. | Open Subtitles | نحن يجب أن نسلمه إلى الشرطة المحلل يمكن أن يحلله و يكشف لنا من هو صاحب الدم |
| analistin Amerikan Deniz Üssünü izliyormuş. Wirth elinde mi? | Open Subtitles | ان المحلل كان يتجسس على قاعدة بحرية |
| analistim, çocukluk anılarımı abarttığımı söylüyor ama Brooklyn'in Coney Island bölgesindeki hız treninin altında büyüdüm ben. | Open Subtitles | يقول المحلل النفسي انني أبالغ في ذكريات طفولتي ولكنني نشأت تحت هذا المنزلق منزلق سيارات في بروكلين جزء من جزيرة كولي |
| Ve analizci bu bilgiyi merkezden çıkartmaya çalışmış. | Open Subtitles | حاول المحلل إخراج المعلومات من المبنى |
| Green Kardeşler Şirketi'nde Yüksek Finansal analist. | Open Subtitles | "المحلل المالي الكبير بشركة رأسمال "غرين بروذرز |
| Bölüm'deki tek analist olduğun halde brifinge nasıl geç kalabiliyorsun? | Open Subtitles | كيف سيكون شعورك اذا كنت المحلل الوحيد... في هذا القسم لا يمكنك أن تجري مؤتمر بسبب ضيق الوقت ؟ |
| Bu Edgar Stiles, Şef analist'imiz. | Open Subtitles | -ما الأمر؟ هذا (إدجار ستايلز) المحلل الرئيسي لدينا |
| Şey, bu analist Cox gün ortasında, sokakta jimnastik müdürüne saldırdı. | Open Subtitles | حسناً، هذا المحلل المدعو بـ(كوكس) هاجم رجل الصالة الرياضية بوضح النهار بالشارع |
| Bilmiyorum analist söyledi | Open Subtitles | لا أدري يقول المحلل |
| - Geleceği tahmin etmek çok zor. - Şayet... Underwood Samson'da analist değilsen. | Open Subtitles | -من الصعب التنبؤ بالمستقبل ـ إلّا إن كنت المحلل المالي بـ(أندروود سامسون) |
| Bugün stüdyomuzda ekonomi analisti Markus Short var. Şimdi, size aynı şeyi sormak istiyorum. | Open Subtitles | ينضم إلينا في الاستوديو اليوم المحلل الاقتصادي مارك شوارت |
| Brewster Keegan'ın analisti olduğunuz doğru mu? | Open Subtitles | هل صحيح أنك المحلل لـ بروستر كيجن؟ |
| Brewster Keegan'ın analisti olduğunuz doğru mu? | Open Subtitles | هل صحيح أنك المحلل لـ بروستر كيجن؟ |
| Ben Aaron Hotchner. FBI'ın Davranış analiz Birimi'nin başıyım. | Open Subtitles | أنا آرون هوتشنر أنا المحلل السلوكي رئيس الوحدة من الاف بي اي |
| Gençken, bir hisse komisyonculuğunda analiz uzmanlığı yapardı. | Open Subtitles | عندما كان شاباً إعتاد أن يكون المحلل بشركة الأسهم |
| - Bunlar bir analistin işi alanında bulunmuyor. | Open Subtitles | إن ذلك ليس في متطلبات عَمل المحلل |
| İyi bir analistin değerini bilirdi. | Open Subtitles | كان يقدر قيمة المحلل الجيد |
| Ben stratejik analistim. | Open Subtitles | سأكون المحلل الاستراتيجي. |
| analizci, sen, Terrence Steadman'ı sözde öldürdükten iki hafta sonrasına ait Başkan ve Steadman arasında geçen bir telefon görüşmesi kaydına ulaşmış. | Open Subtitles | وضع المحلل يديه على مكالمة هاتفية (بين الرئيسة و (تيرانس ستيدمان بعد أسبوعين من قتلك المزعوم له |
| Bir profilci odaklanamıyorsa, özel hayatında bir şeyler oluyorsa, bunun muhakeme yeteneğini karartacağını, işini yapamayacağını sana kaç kere söyledim? | Open Subtitles | ما الذي كنت افعله هناك حتى؟ كم مرة حتى اخبرتك ان المحلل النفسي لا يمكن ان يؤدي عمله |