| Senin şimdi nasıl alçıpan yapıldığını anlatan videoları izlemen lazım. | Open Subtitles | مفترض أن تبحث عن المقاطع التعليمية لتثبيت الجدران العازلة للصوت |
| Sıradaki video en sevdiklerimden. | TED | المقطع التالي هو أحد المقاطع المفضلة لدي. |
| Mümkün olduğunca dikkat çekici videolar hazırlamaya çalıştım. | TED | حاولت جعل هذه المقاطع تفاعلية قدر الإمكان. |
| Programdaki en sevilen bölümler onlar. | Open Subtitles | ولكني أهتم بأنهم أكبر المقاطع شعبية خلال العرض كاملاً. |
| VCR'ınızı hazırlayın, çünkü ilk kez yayınlanacak kesilen sahneleri izleyeceksiniz. | Open Subtitles | لذا شغل مسجلك التلفزيوني، لأنه وللمرة الأولى سنعرض بعض المقاطع الكلاسيكية |
| görüntüleri haberlerde gördüm. | Open Subtitles | هذه المقاطع المصورة تتصدر نشرات الأخبار. |
| Size birkaç kısa klip göstereceğim, böylece durumun orada aslında nasıl göründüğüne dair bir fikriniz olsun. | TED | دعوني أعرض لكم بعض المقاطع القصيرة ، بحيث يكون لديكم فكرة عن ما بدت عليه الأمور بالفعل على أرض الواقع. |
| Güvenlik kamerası görüntülerini toplarız. | Open Subtitles | نجمع المقاطع المصوّرة للدوائر المغلقة من أرجاء العالم |
| Daha sonra bu videoları öğrencilerime izletmesi için vekil öğretmene verdim. | TED | وكنت أعطي هذه المقاطع لمدرسي البديل ليعرضها أمام طلابي. |
| Tabii bu kalabalık grup gittikçe büyüyor çünkü her hafta, her ay daha fazla insan bu videoları indirip izlemeye devam edecek. | TED | وبالطبع فإن العدد في تزايد مستمر مع الوقت، لأنه في كل أسبوع، وكل شهر سيواصل المزيد والمزيد من الناس تنزيل ومشاهدة المقاطع. |
| Bütün o videoları anneme yollayan kim sanıyorsun? | Open Subtitles | مَن تظنّه يرسك كلّ تلكَ المقاطع المصوّرة إلى أمّنـا ؟ |
| Larry Lessig: Üç video ile ilgili konuşmaya başlıyor. | TED | لاري ليسيغ : إذن ما يفعله هو أنه يبدأ ليخبرنا عن هذه المقاطع الثلاثة. |
| Okulun internet sitesinde birkaç video ardından dünya çapında adım çıkacak. | Open Subtitles | نشر القليل من المقاطع في موقع المدرسة وسوف أكون على طريق الشهرة العالمية |
| Bu videolar üstünde çalışmayı bırakmalısın. Bu çok tehlikeli. | Open Subtitles | عليك التوقف فحسب عن معالجة هذه المقاطع فهي خطرة |
| Ayrıca pornografik videolar seyredip, 22 kez mastürbasyon yaptım. | Open Subtitles | أيضاً، لقد شاهدت بعض المقاطع الإباحية وقمت بالإستمناء 22 مرة |
| Bernadette'in günlüğünde çok acayip bölümler var. | Open Subtitles | مذكرات بيرناديت كان فيها بعض المقاطع المثيرة |
| 2003 yazında haşır neşir olduğum bütün güzel sahneleri içeriyor. | Open Subtitles | كل المقاطع الرائعة التي رئيتها في صيف عام2003 |
| Tuhaf görüntüleri toplayıp bunları şok video sitelerine yollamak. | Open Subtitles | يقوم بسحب المقاطع القذرة من الإنترنت وينشرها في مواقع الفيديو المثير |
| Eski günlerin hatırına bir kaç klip vermek için mi geldin... yoksa tatil için biraz para mı biriktirmeye çalışıyorsun? | Open Subtitles | أتيت لتبيع لي بعض المقاطع من أجل صداقتنا القديمة أو لتجني بعض المال للأعياد؟ |
| Bay Fuller güvenlik görüntülerini görmeliyiz lütfen. | Open Subtitles | سنحتاج رؤية جميع المقاطع الأمنية من فضلك |
| Çok fazla hece oldu dostum. | Open Subtitles | هناك الكثير من المقاطع اللفظية في كلامك يا فتى |
| Bazı ilginç sahneler gördüm ve Dexter'e dublörlerin kimler olduğunu sordum. | Open Subtitles | شاهدت بعض المقاطع و سألت من هم رجال المخاطرات. |
| Bak, iyi bölümleri işaretledim hatta. | Open Subtitles | إنظري، لقد وضعت علامة على المقاطع الجيدة. |