| bende doğum günün, ölüm günün var ama dirilme zamanın yok. | Open Subtitles | لدي تاريخ ميلادك وتاريخ وفاتك لا كني لا امتلك تاريخ نهوضك |
| ve o fıskiyenin orada olma sebebi, onun orada olmasını istediğim içindir. Ve bir çek defterim vardı, bende bir tane aldım ve oraya koydum. | TED | و السبب ان هناك نافورة في الفناء هو انني اردت واحدة. انا امتلك دفتر الشيكات لذا اشتريت واحدة ووضعتها هناك. |
| bende size göre bir şey var, Bayan Mina. | Open Subtitles | اننى امتلك شيئا اريد ان اعطية لكى يا انسة مينا |
| Otelin sahibi benim. Aslında kasabanın çoğu benim. | Open Subtitles | حسنا أنا امتلك الفندق إنني أملك معظم المدينة |
| Bu ağacın ve buraların sahibi benim Çekilin yolumdan | Open Subtitles | أنا امتلك هذه الشجرة , إنها ضمن أرضي لذا أبتعد عن طريقي |
| Küçük Amerika'daki en başarılı kulübün sahibiyim. | Open Subtitles | انا امتلك الكازينو الاكثر نجاحا فى امريكا الصغرى |
| Charlotte, burada... Burada yeni bir hayatım varmış gibi hissediyorum. | Open Subtitles | شارلوت انا اشعر انى امتلك حياة جديدة هنا |
| New Orleans'ın güneyinde büyük bir çiftliğin sahibiydim. | Open Subtitles | كنت امتلك مزرعة كبيرة جنوب نيو أورليانز |
| Peki ne yapacağım ben şimdi ? Dünyadaki en ince penis bende ! | Open Subtitles | ماذا يجب ان افعل ، انا امتلك القضيب الأكثر رفعاً في العالم ... |
| Ben bir is adamiyim kahrolasi teklif verin iste bu teklifimiz eve gideyim daha iyi cunki bende degil... o zaman nerde oldugunu soyle | Open Subtitles | أنا رجل أعمال أعرض على مقابل هذا هو عرضك عرض لا ينفع, لانى لا امتلك الاحجار |
| Hillary dans ayakkabılarımı hazırlamamı söyledi ama bende yok. | Open Subtitles | لقد قالت هلاري احتاج الى احذية رقص لأماندا ماعدا انني لا امتلك ايها |
| bende sadece kahverengi kemer var, ve sen dedin ki onu siyah ayakkabılarla kullanamazmışım. | Open Subtitles | انا فقط امتلك واحدا بنياً وانت قلت انا لا استطيع ارتدائه مع الحذاء الاسود |
| Ama eğer ünlü biriysen, koca göğüslerin ve sarı saçların olması gerekir, bende ikisi de yok. | Open Subtitles | ولكن لتكون مشهور يجب ان يكون لديك شئ مثل صدرٌ كبير وشعر أشقر وأنا لا امتلك أيً من تلك الاشياء انت تحب أن أكون كذلك؟ |
| Sizdeki insan gücü bende olsaydı Pelerin çoktan kim vurduya gitmişti. | Open Subtitles | إذا كنت امتلك قوتك لكان العبائة من ضحايا الطريق في هذا الوقت |
| Evet, bunların çoğu bende var ama ben de eski karımla öpüştüm. | Open Subtitles | اعتقد انكِ محقة اعتقد اني امتلك كل تلك الصفات .. لكن ايضاً قبلت زوجتي السابقة |
| Bu yerin son sahibi ise o kadar da yüce biri değilmiş. | Open Subtitles | حسناً , اخر شخص امتلك ذلك المكان لم يكن مقدس |
| Elimizde 1979'da evin sahibi olup, kafasında deli bir fantezi oluşturan ve genç bir kızı çöplüğe atan bir adam var. | Open Subtitles | لدينا الرجل الذي امتلك الشقة في عام 1979. الذي خلق بعض خربشات الخيال. ثم ألقى الطالبة الجامعية أسفل شلال القمامة. |
| Buranın sahibi olan yaşlı adam bir kaç ay önce vefat etmiş. | Open Subtitles | رجل قديم امتلك المكان قد توقي منذ بضعة أشهر |
| Usta Jim, Troller için yapılan bir tılsımın sahibi olan ilk insan sensin. | Open Subtitles | سيد جيم، أنت أول إنسان امتلك التميمة التي وضعت للغيلان. |
| Çünkü buranın sahibiyim ve ne istersem onu giyerim. | Open Subtitles | لإننى امتلك هذا المكان وأتردي أي شئ أريده |
| Kendi işimin sahibiyim. | Open Subtitles | انا امتلك عملي الخاص |
| Birkaç yüksek kaliteli deniz mahsulü dükkanı varmış ama ortakları ve yatırımcıları, bir miktar para kaybolunca ona yolsuzluk davası açmış. | Open Subtitles | امتلك مجموعة من مقاهي المأكولات البحرية الفاخرة، لكن قاضاه جميع شركائه و مستثمريه |
| New Orleans'ın güneyinde büyük bir çiftliğin sahibiydim. | Open Subtitles | كنت امتلك مزرعة كبيرة جنوب نيو أورليانز |