| Şimdi izninizle kızımı yatırmaya gideceğim. Bir kadından dünyaya getirdiğim kızımı. | Open Subtitles | ،الآن بعد إذنكم,سوف أضع أبنتى فى السرير تعلمون,التى أنجبتها مع إمرأة |
| Ve şimdi, izninizle, Ramon Sampedro size bir şeyler okuyacak. | Open Subtitles | و الآن , بعد إذنكم , رامون سامبيدرو يريد أن يقرأ شيئاً |
| İzninizle, beyler. | Open Subtitles | شكراً لك يا ميجور بعد إذنكم أيها السادة |
| Ve şimdi, eğer izin verirseniz odama gidip rahat bir şeyler giyeceğim. | Open Subtitles | والآن, بعد إذنكم, أنا ذاهبة الآن لتغيير ملابسي لشيء مريح أكثر. |
| Onun çabaları olmasa, böyle bir mutluluğa asla ulaşamazdım. Afedersiniz. | Open Subtitles | فبدون مجهوداتها ما كنت لأجد مثل هذه السعادة قط، بعد إذنكم |
| Sizin de izninizle biz siz aktif hâlde bozucu sinyaller yollarken geminize zararsız kutuyu ışınlamaya teşebbüs etmeye başlıyoruz. | Open Subtitles | نودّ بعد إذنكم... أن نبدأ النقل بالشعاع لحاوية غير ضارّة... إلى مركبتكم أثناء تشغيلكم التشويش |
| Müsaadenizle. Müsaadenizle. Bayım, ellerinizi üzerimden çekin. | Open Subtitles | بعد إذنكم , لو سمحتم سيدى , إبعد يديك عنى |
| İzninizle beyler, gün ağarana kadar bekleyeceğiz. | Open Subtitles | بعد إذنكم أيها السادة ، سننتظر... حتى طلوع النهار |
| Şimdi izninizle, biraz işim var. | Open Subtitles | والآن بعد إذنكم لدى عمل أقوم به |
| İzninizle, beyler. Hemen döneceğim. | Open Subtitles | بعد إذنكم أيها السادة، سأعود بعد قليل |
| Sizin de izninizle, bir ekip kurduk. | Open Subtitles | بعد إذنكم, لدينا فريق على المدرج هنا |
| İzninizle bir daha söyleyeceğim. | Open Subtitles | بعد إذنكم سأقوله ثانية |
| İzninizle. | Open Subtitles | بعد إذنكم بعد إذنكم .. |
| İzninizle banyo yapmam lazım. | Open Subtitles | ...بعد إذنكم أحتاج الذهاب إلى الحمام... |
| Beyler, şimdilik bana izin verirseniz kurtarmam gereken ağaçlar ve hayal kırıklığına uğratmam gereken fabrikatörler var. | Open Subtitles | يا سادة ، بعد إذنكم الآن ، لديّ أشجار لأنقذها ورجال صناعة .. لأخيب آمالهم |
| Özgürlük Konseyinin elinde, masumların öldürüldüğüne dair bir bilgi yok izin verirseniz toplantımıza devam edelim. | Open Subtitles | مجلس التحرير يعلم انه لا تصفيات من الأبرياء بعد إذنكم ربما نتمكن من المضي قدما مع هذا الاجتماع |
| İzin verirseniz, özgür dünyanın liderini bilgilendirmem gerekiyor. | Open Subtitles | بعد إذنكم لابد أن أقوم بتحديث المعلومات لقائد العالم الحُر |
| Afedersiniz, benim gitmem gerekiyor. | Open Subtitles | بعد إذنكم , سوف أخرج |
| Şimdi ise beyler, Müsaadenizle, sizin gibi insanlarla iş yapma tehlikesiyle ilgili bir konferansa katılacağım. | Open Subtitles | والآن ، يا سادة ، بعد إذنكم أنا لديّ مؤتمر لأتحدث عن أخطار التعامل مع أمثالكم |
| İzin verir misiniz? | Open Subtitles | لقد طلب منى أن أستقبلك بعد إذنكم , لو سمحتم ؟ |