Fidan gibisin, iyi görünüyorsun. Temiz duruyorsun. | Open Subtitles | تبدوا نحيلاً، و بمظهر حسن، تبدو مُستحماً. |
Eminim hükümetiniz barış konferansında saldırgan görünmek istemez. | Open Subtitles | فأنا واثق بان حكومتكم لن يسعدها ان تظهر بمظهر المعتدى فى مؤتمر السلام |
Sıradan görünüşlü bir delikanlı. Nesi var? 40 beden bir montu, düzgün hatları ve inci gibi dişleri var, | Open Subtitles | شاب بمظهر عادي يرتدي سترة مقاسها40ذي ملامحعاديةو.. |
Şık görünümlü ama iflas etmiş iki beyefendi. | Open Subtitles | إثنان من الرجال بمظهر أنيق فى حالة إفلاس |
Beni, çok ücra bir yere çocuklarımı göndermem sebebiyle kötü bir anne olduğum imajı, yaratmaya çalışmıyor musunuz? | Open Subtitles | ألا تحاولين إظهاري بمظهر الأم غير الصالحة والتي ترسل أطفالها إلى مكان بعيد ؟ |
Kellesi gidecek olan benim. Beni kötü duruma düşürmeni istemem. | Open Subtitles | انها سمعتي على المحك لا اريدك لن تظهريني بمظهر سيئ |
Seni kötü duruma düşürmek için bu çocuk olayını kestirip attığımı mı düşünüyorsun? | Open Subtitles | اتعتقدين أننى أطلقت سراح هذا الصبى كى تبدين بمظهر سئ؟ |
Ve şimdi o Liberaller için iyi görünmeye çalışıyor. | Open Subtitles | والآن، يحاول أن يظهر بمظهر جيد أمام اللبراليين |
Stokes, Kirk'ün kötü ya da sinirli görünmesini istemiyordu. | Open Subtitles | ستوكس لم يرد أن يظهر ليوتينانت كيرك بمظهر المرتشي أو سريع الغضب |
Ayrıca şu ifadeyi takınma. Homofobik gibi görünüyorsun. | Open Subtitles | ولاتظهر ذلك التعبير تبدو بمظهر شخص يكثر الشواذ |
- Tabii çok şık görünüyorsun. - Üç, iki, bir...! | Open Subtitles | حسناً يا رفاق, إظهروا بمظهر أنيق ثلاثة , إثنان, واحد! |
Seni öz kardeşim gibi sevdiğimi biliyorsun ama çok berbat görünüyorsun. | Open Subtitles | تعلمين أنني أحبك كشقيقة لي لكنك تبدين بمظهر مريع تماماً. |
Efendim, hep güçlü asker olarak görünmek isterdi. | Open Subtitles | سيدى ، إنه يريد دائما الظهور بمظهر الجندى الصلب |
Bazı kadınlar... iyi görünmek için çaba harcıyorlar. | Open Subtitles | بعض النساء يتجشمن عناء الظهور بمظهر لائق |
Yanlış Viper'ı yakaladık. Gerçeği bir kadın. Esmer, masum görünüşlü. | Open Subtitles | تشك قبضنا على الفيبر الخاطيء الحقيقي إمرأة بمظهر مسالم |
Hangi kirlenmekten bahsettiğinizi bilmiyorum ama o sahneye iyi görünümlü bir şekilde çıkmazsanız kimse sizi zaten dinlemez. | Open Subtitles | ولكننا سنجدها لا أعرف ما هو اللحم الذي تتحدث عنه ولكنك إن لم تظهر بمظهر جيد على المنصة |
Bir başbakanın normal bir insan imajı çizmesi gerekir. | Open Subtitles | عليه ان يظهر بمظهر الانسان الطبيعي |
Bana güvendin. Başkan'ın karşısında kötü duruma düşmeni istemedim. | Open Subtitles | لقد وثقت بى ، و لم أرد أن تبدو بمظهر سئ أمام الرئيس |
Dünkü toplantının saatini Marrot'u küçük düşürmek için mi değiştirdin? | Open Subtitles | هل غيرت موعدنا بالامس كي يبدو ماروت بمظهر سيء؟ |
Büyük gecende güzel görünmeye çalışıyorum. | Open Subtitles | أحاول أن أبدو بمظهر جيد من أجل ليلتك الكبيرة |
Sen ve senin gibiler diğer 10,000 iyi polisimin kötü görünmesini sağlıyorsunuz. | Open Subtitles | أنت ومئات ممن لا يستحقون العيش والذين يظهرون العشرة آلاف من عناصري الجيدين بمظهر سيء |
Bu işi sen kovaladın, kancık durumuna düşersin ve emekli maaşını kaybedersin. | Open Subtitles | لو تابعت العمل بهذه القضية فستبدو بمظهر الوغد و ستخسر معاشك التقاعدي |
Yuvam Karanlık değil ve ben senin iyi görünmen için burada değilim.. | Open Subtitles | فاي الظلام ليس منزلي ولست هنا لكي أجعلك تبدين بمظهر جيد أمام أتباعك |
O gece, yeni bir görünüme karar verdim. | Open Subtitles | في تلك الليلة قررت الظهور بمظهر جديد |
Meşru görünmezseniz, işler Arap saçına dönüverir. | Open Subtitles | إذا لم تكن بمظهر لائق فالإرتباك قد يوقع بك أيضاً |
Kız 16 yaşında, vücut her şeydir ve belli ki insanların düşüncelerine önem veriyor. | Open Subtitles | و هي في الـ 16 من عمرها و الكل يهتم بمظهر جسمه في هذا السن ومن الطبيعي أنها ستقلق من ألا تصبح سمينة |