| Neden bahsediyorsun. Bizim adamımız var. Yarısını verecek. | Open Subtitles | ما الذي تتكلم عنه , قلت لك إن لدينا ممول سنتقاسم المبلغ مناصفة |
| Çöp yığınından başka bir şey değil. Neden bahsediyorsun sen? Bu, çöp değil. | Open Subtitles | ما الذي تتكلم عنه هذه ليست خردة انت لا تعرف معنى الخردة |
| Ne diyorsun amına koyayım ya? | Open Subtitles | ما الذي تتكلم عنه بحق الجحيم يا رجل؟ |
| Adam, bahsettiğin incelemeyi muhakkak ki yapmış. | Open Subtitles | من الواضح أن هذا الشخص قد فعل البحث الذي تتكلم عنه |
| Şarkı söylediğinde,neyden bahsettiğini yürekten bilmelisin ve yüreğindekini paylaşmaya istekli olmalısın ve kendinden bir parça vermelisin | TED | عندما تغني فعليك معرفة ما تتكلم عنه معرفة وثيقة، وعليك أن تكون على استعداد لمشاركة هذه المعرفة و تعطي قطعة منك. |
| Deakin, ne demek istiyorsun? | Open Subtitles | ديكن ماالذي تتكلم عنه بحق الجحيم |
| Ama o çocuğu rahat bırak. söz ettiğin kişi benim oğlum. | Open Subtitles | ولكن دع أبني و شأنه هذا أبني الذي تتكلم عنه |
| Bak, tatlım aşçı olmaktan bahsediyorsun ve bunun da okulu var böylece harika bir yaşam elde etme olasılığı var. | Open Subtitles | حسنا, كما تعرف عزيزي, ما تتكلم عنه هو انك ستصبح طاهي وهناك مدارس للطهي, وامكانية صنع حياة ممتازة منها |
| Lanet şeyin haline baksana. Sen neden bahsediyorsun? | Open Subtitles | ،انظروا إلى حالة هذا التلفاز ما الذي تتكلم عنه |
| Geçersiz seçim. Neden bahsediyorsun sen? | Open Subtitles | اختيار باطل ما الذي تتكلم عنه ؟ |
| Ne yargıcından bahsediyorsun, pislik? | Open Subtitles | أيّ قاضٍ تتكلم عنه أيها الحقير؟ |
| Dostum, sen ne diyorsun? | Open Subtitles | فى وجهى صديقى , ما الذى تتكلم عنه ؟ |
| Ne diyorsun sen? Mantıklı konuş! | Open Subtitles | ماالذي تتكلم عنه الحقيقة.. |
| Her zamanki gibi neyden bahsettiğin hakkında hiç fikrin yok, Kocagöt! Ben şişman değilim! | Open Subtitles | مُجدّداً، أنت لا تملك فكرة عمّا تتكلم عنه أيّها السمين |
| Şu hep bahsettiğin şirketin canına okuyacak olan... ve yoketmek için fidye isteyeceğini söylediğin... virüs olayı var ya? | Open Subtitles | ذلك الفيروس الذي كنت تتكلم عنه الذي يستطيع أن يسرق من الشركة كمية من النقود |
| Ben para konusunda bir bok bilmiyorum ki! Ne parasından bahsettiğini anlamıyorum! | Open Subtitles | لاأعرف شئ عن هذا المال لاأعرف أى شئ تتكلم عنه |
| - Neden bahsettiğini bilmiyorum. - Yalan söylemeyi bırak. | Open Subtitles | ـ أنا لا أعرف ما تتكلم عنه ـ توقفي عن الكذب |
| Hey, çocuklar geri geldim. Geri derken ne demek istiyorsun, dostum. | Open Subtitles | يا شباب لقد عدت ما الذي تتكلم عنه, عدت؟ |
| Senin söz ettiğin biraz yaramazlık. Bunu ben de anlıyorum. | Open Subtitles | ما تتكلم عنه أنت هو تقييد حريتك الشخصية وهذا واضح للغاية |
| Sylvia Browne'nin durmadan bahsettiği şu tanrıtanımaz adamın çenesini kapatmak için mesela? | TED | فقط للتخلص من هذا الشخص الملحد هناك هذا ما سيلفيا براون تتكلم عنه كل الوقت؟ |
| Mavey kesinlikle bundan bahsediyor ama taşınana kadar kesin değil. | Open Subtitles | هو فقط أمرٌ تتكلم عنه.. لكن حتى نقوم به، ليس مؤكداً. |
| Size söyledim, neden bahsettiğinizi bilmiyorum. Bizi öldürmek zorundasınız. | Open Subtitles | لقد قلت لك أننى لا أعرف ما تتكلم عنه لذاينبغىعليكانتقتلنافحسب. |
| Sen de gördün geçirdin ama ne dediğini bilmiyorsun. | Open Subtitles | لم ترى حتى قيد أنملة منها، أنت تجهل ما تتكلم عنه |
| Kimle konuştuğunu sandığını bilmiyor... | Open Subtitles | أنا لا أعرف ما الأمر الذي تظن نفسك تتكلم عنه الآن... |
| Ne? Ne saçmalıyorsun sen? Adam 40 yaşında falan. | Open Subtitles | ما الذي تتكلم عنه إنه بعمر الأربعين |
| Bahsettiğiniz şu GPS nedir yemin ederim bilmiyorum. | Open Subtitles | أقسمت لك أنني لا أعرف أين جهاز تحديد المواقع هذا الذي تتكلم عنه |
| Siz neden bahsediyorsunuz? | Open Subtitles | ما الذي تتكلم عنه ؟ |