| Genellikle değil, ama sen gösterdiğinden daha fazlasını içinde saklıyorsun. | Open Subtitles | عادة هو كذلك ولكنك تخفى اكثر مما تفصح منذ ظهورك |
| Hayır burada değil ama niçin benden saklıyorsun? | Open Subtitles | لا ليست هنا لكن لماذا كنت تخفى عنى هذا يا رجل؟ |
| "Bir şeyler saklıyor olmalı," diye düşündüm ama ne olduğunu bana söylemedi. | Open Subtitles | لقد إعتقدت أن لابد أنها تخفى شيئاً .... لكنها لم تصارحنى به |
| Seni hala arkadaşlarından saklıyor mu? | Open Subtitles | هل لازالت تخفى أمر مواعدتها إِياك عن أصدقائها ؟ |
| Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor. | TED | من الصعب أن تخفى شيئا إذا كنت تعمل أشياء سيئة. |
| Asla duygularını gülümsemenin ardına saklama. | Open Subtitles | لا تحاول ان تخفى مشاعرك برسم الابتسامه على وجهك |
| Bence bir şeyler gizliyorsun. | Open Subtitles | لدى إحساس بأنك تخفى شيئاً عنى |
| Bayan Bristow'un sizden bir şey sakladığını mı düşünüyorsunuz? Merkezi Haber Alma Teşkilatı'ndan bir şey sakladığını mı? | Open Subtitles | هل تعتقد أن السيده بريستو تخفى شيئ عنك,عن المخابرات المركزيه ؟ |
| Sonuç olarak yalan söylüyorsan , birşeyler saklıyorsun demektir. | Open Subtitles | وبما أنك تكذب علىَ،فأنت تخفى شىء ما |
| Kendini neden saklıyorsun? | Open Subtitles | لماذا تخفى نفسك ؟ |
| "benim kalbimi çalan," "kendini benden saklıyorsun" | Open Subtitles | بعدما سرقت قلبى تخفى نفسك عنى |
| Ne saklıyorsun? | Open Subtitles | ماذا تخفى عنا ؟ |
| Benden bir şeyler saklıyorsun. | Open Subtitles | تخفى عنى الحقائق |
| - Ne saklıyorsun, Jerry? Ne? | Open Subtitles | ماذا تخفى ياجيرى؟ |
| Diyelim ki bir mahkûm bir kamera ya da bir telefon falan saklıyor. | Open Subtitles | أعتقد بأن هناك سجينة تخفى كاميرا أو هاتف خلوى أو شئ ما |
| Ve psikiyatri doktorunun boğazına tıkmak istediği... ilaçları bakıcıları vermeye her gelişinde... tabletleri dilinin altına saklıyor ve... doktorunun şart olarak gördüğü 75 miligramlık... kuvvetli ilaçların koca bir koleksiyonunu yapıyor. | Open Subtitles | لذا فى كل مرة تأتى فيها الممرضة مع ال75 مليجرام من ادويتك القوية وتحشرهم فى حلقها انها تخفى الاقراص اسفل لسانها وتحتفظ بهم يوم بعد اخر |
| Benimle konuşmuyor, her şeyi kendine saklıyor. | Open Subtitles | انها لا تتحدث معى تخفى اسرارها لنفسها |
| Sen de Martha Hala, hala boğazlı şeyler giyiyorsun... büyükbabamın asitlerinin boynunda açtığı yarayı saklamak için. | Open Subtitles | ........ وأنتى ، عمة مارثا ، مازالت الياقة المرتفعة . تخفى الندبة التى أحرقهتا أحماض جدى ... |
| Sürekli olarak ağzınızdan bir şey kaçırmaktan korkmak duygularınızı size en yakın olması gereken insanlardan saklamak. | Open Subtitles | ...بالطبع ستكون قلقاً من ان يفشى و تخفى مشاعرك من الناس ...الذى يفترض انهم اقرب الناس اليك... |
| Ackermann'dan bir şey saklama ve biyopsi yaptır. | Open Subtitles | "لا تخفى شئ على"أريك وسنكمل عملية أخذ العينة |
| Maureen. Büyük bir suçla ilgili kanıt gizliyorsun. | Open Subtitles | "مورين" ، انتِ تخفى دليل فى جريمه كبرى |
| Şimdi, bana Westmoreland'ın parasını nereye sakladığını söylüyorsun ya da bir tavuk gibi dikişlerini teker teker koparıyorum. | Open Subtitles | أنت ستخبرنى أين تخفى أموال ويستمورلاند أو سأقوم بقطعك مثل الدجاجه جزء جزء. |
| gönül meselelerini gizleme. | Open Subtitles | ان الامور العاطفيه لا تخفى فى القلب كالاسرار |
| Fakat bu onun mükemmel bir asker olduğu gerçeğini gizleyemez. | Open Subtitles | لكن لا يمكنك ان تخفى هذا مع جندى هائل مثله |
| Kız da aynı ötekisinin yaptığı gibi enerji sinyalini... - ...maskeliyor. | Open Subtitles | إنها تخفى دليل الطاقة خاصتها بطريقة ما مثلما فعل الريبليكيتور الاخر |
| Sana bir şeyler söylediğimi ve senin de bir şeyler sakladığın zamanı biliyorum. | Open Subtitles | أعرف أنه اخبرك بشىء وأعرف عندما تخفى شيئاً عنى |