| Hemşire Holly dinleniyor ama olaydan sonra bazı hemşireler hastaneden ayrılmayı düşünüyorlar. | Open Subtitles | الممرضة هولي تستريح ولكن بعد ذلك، بعض الممرضات يتحدثن حول مغادرة المستشفى. |
| Hemşire Holly dinleniyor ama olaydan sonra bazı hemşireler hastaneden ayrılmayı düşünüyorlar. | Open Subtitles | الممرضة هولي تستريح ولكن بعد ذلك، بعض الممرضات يتحدثن حول مغادرة المستشفى. |
| Bu sandalyelere oturmadan... asla rahat oturabildiğini söyleyemezsin, tamam mı? | Open Subtitles | أنت لن تستريح إلا على هذا الكراسي المصنوعة يدوياً، حسناً؟ |
| Unut gitsin. Doktor, evde kalıp dinlenmen gerektiğini söyledi ve bence sözünü dinlemelisin. | Open Subtitles | ليس لديك فرصة , الم يطلب منك الاطباء ان تستريح |
| Kendini güvende ve rahat hissettiği bir yerde dinlenmesi daha iyi olmaz mı? | Open Subtitles | ألن يكون من الأفضل لها أن بأن تستريح في مكان تشعر فيه بالراحة |
| Doğru, işteyken biraz dinlenmelisin. | Open Subtitles | صحيح ؟ عليك ان تستريح لبرهة وتقـلل من العمل |
| Çalıştığınızı biliyorum fakat bir ara vermek istersiniz diye düşündüm. | Open Subtitles | أعلم بأنّكَ تعمل، ولكن ظننتُ أنّكَ قد ترغب بأن تستريح |
| - Git dinlen biraz, uyandırırım. | Open Subtitles | لماذا لا تستريح قليلاً؟ وسأوقظك إذا حدث شيء |
| dinleniyor olmalısın. | Open Subtitles | يفترض بك أن تستريح.. هذه هي الراحة بالنسبة ليّ |
| Manbulans dinleniyor. Pazartesi günkü .kurumsal takım oluşturma toplantısı için dinlenmesi lazım. Peki o zaman. | Open Subtitles | أنها تستريح ، أنها تحتاج أنّ تكون جاهزة لأنسحاب فريق أتحاد البناء يوم الأثنين |
| Hanımefendinin içeride dinleniyor olması gerekmiyor mu? | Open Subtitles | اليس من المفترض ان تكون الانسه تستريح فى غرفتها الان ؟ |
| Üzerine yerleşen stresten kurtulmak için dinleniyor. | Open Subtitles | إنها تستريح من أثر كل الإجهاد الواقع عليها. |
| Bir şey mi düşürdün yoksa dinleniyor musun? | Open Subtitles | هل أسقطت شيئاً ؟ أم أنك تستريح ؟ |
| Eğer ailenin tepkisini görürsen daha rahat edersin diye düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنك قد تستريح لو انك رأيت رد فعل العائلة |
| Prostat simülasyonu ve şişme kadınları patlatmayla geçen yorucu bir haftanın ardından dinlenmen gerekir. | Open Subtitles | يجب عليك ان تستريح بعد نهاية اسبوع مرهقه من اثارة البروستاتا و مضاجعة الدمى |
| Bu ilk mesafen. Bir dakika dinlenmen var. | Open Subtitles | هذه استراحتك الأولى لديك دقيقة واحدة تستريح فيها |
| Biraz şampanya içti ve dinlenmesi gerekti. | Open Subtitles | تناولت قدحين من الشمبانيا و كان لا بد أن تستريح. |
| O zaman içeri gidip dinlenmelisin. | Open Subtitles | إن كنت خرجت ، فعليك أن تكون تستريح فى الداخل |
| Belki biraz ara vermelisin. Biraz uzan. İyi olur | Open Subtitles | ربما عليك أن تستريح ، نل قسطاً مِن النوم. |
| Yorgun gorunuyorsun, Doktor. Neden birkac saat dinlen miyorsun? | Open Subtitles | انت تبدو متعبا دوك لم لا تستريح لبضع ساعات؟ |
| Sayın Bakan, eğer isterseniz, Dinlenmeniz için bir oda hazırlatabilirim. | Open Subtitles | سيدي الوزير، يمكننا إعداد غرفة لك كي تستريح إذا اردت |
| Düşündüm ki küçük Lulu'yla biraz ilgilenerek sana dinlenme şansı verebilirim. | Open Subtitles | أود أن تستريح قليلا وان احمل لولو قليلا لبعض الوقت |
| Bırak dinlensin...uzun yoldan gelmiş olmalısınız. | Open Subtitles | دعها تستريح ، يبدو انكما سرتما لوقت طويل. |
| Evet, şimdi gitmeni ve yumuşak yatak odanda dinlenmeni istiyorum. | Open Subtitles | نعم, حسناً,لابد أنك تريد أن تستريح في غرفتك المطاطية الآن. |
| Artık dinlenebilirsin. | Open Subtitles | تستطيع أن تستريح الآن |
| Neden biraz mola verip bize olanları anlatmıyorsun? | Open Subtitles | حسناً .. لماذا لا .. تستريح قليلاً وتخبرنا ما الذي حدث؟ |
| Bu arada, sadece rahatına bak. İhtiyacın olan her şey burada. | Open Subtitles | حالياً حاول أن تستريح كل ما تحتاج هنا |
| Bugün dinlenmek mi istersiniz, yoksa gruba katılır mısınız? | Open Subtitles | هل تحب أن تستريح اليوم ام انك تحب ان تنضم للمجموعة |