| Ve diyorum ki daha az sen, daha çok olay. | Open Subtitles | ومقصدى أن تقلل من ذكر نفسك وتزيد من ذكر الحقائق |
| Gazete için daha az zaman çalışıp... şu yazmaya çalıştığın romana devam etsen diyorum. | Open Subtitles | يبدو إلي أنه يجب أن تقلل من العمل لدى الصحيفة والكثير من الوقت لكتابة الرواية التي كنت تعمل عليها |
| Özel teşebbüse daha fazla, Devlete ise daha az yer veren bir İtalya'ya sahibiz. | Open Subtitles | عندنا إيطاليا تفسح المجال أكثر للقطاع الخاص و تقلل من مجال عمل القطاع العام |
| Hak arama sırası geldiğinde kalabalık olmanın verdiği gücü küçümseme. | Open Subtitles | لا تقلل من قوة مجموعة كبيرة عندما يتعلق الأمر بالأضرار. |
| Özgecil davranışların iyileştirici özelliğini hafife alıyorsun. | Open Subtitles | أعتقد أنك تقلل من شأن ميزة الشفاء بالعمل الغيري |
| Bu deneyimi tasarlayan hanıma bunu nasıl sağladığını sorduğumda, cevabı çok basitti '' Komik bir peruğun gücünü asla küçümsemeyin.'' | TED | و عندما سألت النسوة التي صممت هذه التجربة لماذا نجحت التجربة قالت ببساطة لا تقلل من أهمية الشعر المستعار |
| Onu o kadar düşünüyorsan bilgisayarının başında biraz daha az vakit geçirip ona eşlik ederdin. | Open Subtitles | إذا أنت قلقّ بشأنه يجب أن تقلل من وقتك على الحاسوب وتجلس هنا بجانبه |
| Eğer beni bir Moody yapmaya çalışmazsan, daha az umutsuz olabilirim. | Open Subtitles | كان يمكن أن تقلل من تقلب مزاجي إذا كنت قد جعلتني حرمك |
| Yani daha az takım elbiseli. | Open Subtitles | وكما تعلم, عليك أن تقلل من الرسميات والبدل |
| İşine biraz daha az önem verip çıktığın kızla ilgilensen biraz. | Open Subtitles | ربما يجب أن تقلل من إهتمامك بعملك و تزيد من إهتمامك بالفتاة التي تواعدها |
| Belki de akşam aktivitelerine biraz daha az odaklanmalıydın. | Open Subtitles | ربّما حرى أن تقلل من تركيزك على أنشطتك الليليّة. |
| Umarım bu tür bir şeyin bir erkeği daha az çekici yaptığını düşünmüyorsundur. | Open Subtitles | أتمنى أنك لا تعتقد أن مثل تلك الأمور تقلل من جاذبية الرجــــــــــــــــــــــل |
| Lütfen ondan daha az nefret etmeye çalış çünkü sanırım bu gece o gece. | Open Subtitles | حسناً من فضلك حاول أن تقلل من كرهك لأنى أعتقد أن الليله هى الليله الموعوده |
| O iyi bir adam Cal. Onu sakın küçümseme evlat. | Open Subtitles | إنه رجلاً صالحاً، يا كال لا تقلل من شأنه، يا فتى |
| Ve sakın Zorkin'i küçümseme, dostum. Ekonomi, iç savaş, Çeçenistan sorunları- | Open Subtitles | ولا تقلل من شأن زوركين يا صديقى بين إقتصاده والجريمة و الشّيشان |
| Bir yumak telle neler yapabileceğini asla küçümseme. | Open Subtitles | إياك أن تقلل من قدر ما يمكنه فعله بسلك الحزم |
| Korkarım, üzücü bir şekilde insanların içindeki iyiliği hafife alıyorsun. | Open Subtitles | أخشى , بكل حزن أنك تقلل من الخير المتواجد في الناس |
| Sanırım bir orduyu donatma masraflarını hafife alıyorsun. | Open Subtitles | حسناً , أعتقد أنك تقلل من كلفة تجهيز الجيش |
| Arkadaşlar, çocuğunun güvenliğini sağlamaya azmetmiş bir annenin gücünü küçümsemeyin. | TED | أيها الرجل، لا تقلل من قوة الأم التي تصمم على إبقاء أطفالها في مأمن. |
| Sarı not defterimi çıkardım, ortaya bir çizgi çizdim ve her alternatif için olumlu ve olumsuz nedenler bulmak için elimden geleni yaptım. | TED | لذا أخذت لوحتي الصفراء، ورسمت خطًا في الوسط، وحاولت أن أفكر بأفضل ما لدي من أسباب التي تؤيد أو تقلل من شأن كل بديل. |
| Bu da beni öğrendiğim ikinci şeye getiriyor: Rakibini asla hafife alma. | TED | وهذا يقودني إلى الدرس الثاني : لا تقلل من شأن خصمك أبداً. |
| Belki her zaman Kyle'yi küçük gördün. | Open Subtitles | ربما أنك كنت دائماً تقلل من تقييمك ل " كايل" |