| Konuşmamı onlardan birinden, Cindy'den Aldığım bir emaille bitirmek istiyorum, bunu, sonunda altı ay sonra Japonya'dan döndüğüm gün aldım. | TED | أود أن أختم بقراءة بريد إلكتروني تلقيته من أحدهم، سيندي، في اليوم الذي عدت فيها أخيرا من اليابان بعد ستة أشهر. |
| Meslektaşlarımın davranışları Aldığım tek ölüm tehdidi değildi. Ancak en tehlikeli olanıydı. | TED | تصرف زملائي لم يكن التهديد الوحيد الذي تلقيته وإنما أكثرهم خطورة. |
| Gerçekliğim ve gittiğim okullarda Aldığım resmi eğitimi bağdaştırmak için mücadele ettim. | TED | صارعتُ من أجل تطابق واقعي مع التعليم الرسمي الذي تلقيته في المدرسة، وفي المدارس التي تعلمتُ فيها. |
| Bir şey daha var. Şimdi söylemek istemezdim ama az önce elime geçti. | Open Subtitles | هناك شئ أكره أن أقوله لكني تلقيته للتو |
| Şimdi elime geçti! Nasıl? | Open Subtitles | تلقيته للتو ما هو الانطباع؟ |
| Hocamdan; ve tabii sizden de, Aldığım eğitim sayesinde annemin intikamını alabilecek düzeye geldim. | Open Subtitles | كل التدريب الذي تلقيته من المعلم و منك يا عمتي، كان هدفه هو أن أثأر شخصياً لموت أمي. |
| Aldığım tek alkış, sahneden indiğim içindi. | Open Subtitles | التصفيق الوحيد الذي تلقيته كان عند رحيلي |
| Aldığım en iyi iltifat bu değildi, ama yine de kabul edeceğim. | Open Subtitles | إنه ليس الإطراء الأكبر الذي تلقيته لكن سأقبله |
| Ama gerçeği söylemek gerekirse Aldığım en düşük notlardan bazılarını bana o vermiştir. | Open Subtitles | لكن الحق يقال حصلت منها على أقل معدل تلقيته في حياتي |
| Tek bir okul kaldı ve Aldığım tek iyi haberse gıcık komşum Becky'nin Oregon'a taşınacak olması. | Open Subtitles | لدي جامعة واحدة متبقية و الخبر الجيد الوحيد الذي تلقيته هو أن جارتي المزعجة بيكي |
| Noel için yeni Aldığım avcı oku vardı ya. | Open Subtitles | قوس الصيد الجديد خاصتي الذي تلقيته في عيد الميلاد |
| Ama köpekli kadınlardan Aldığım aramada. Ne dediler? | Open Subtitles | ـ لكن الإتصال الأول تلقيته من سيدات الكلب ـ ماذا قالوا؟ |
| Tüm gün boyunca Aldığım ilk iyi haber olabilir bu. Buyurun. Onu inceleyin. | Open Subtitles | قد يكون هذا أول خبر جيّد تلقيته طوال اليوم،من فضلك |
| Aldığım parayı sana vereceğim. | Open Subtitles | سأعطي فقط هذا المال الذي تلقيته للتو لكِ |
| Bu Kral olarak Aldığım son kutuydu. Tahttan çekilme belgelerimi içeriyordu. | Open Subtitles | وكان هذا آخر صندوق تلقيته كملك وكان يضم أوراق التنازل عن العرش. |
| Bunun hapishanede Aldığım özel mektupla bir alakası varsa... | Open Subtitles | وهل لهذا اي علاقة بالظرف الذي تلقيته بالسجن؟ |
| Tamam, 3-david-34'den Aldığım ilk mesaj saat 06:43:37'da idi | Open Subtitles | حسناً أول إتصال تلقيته من 3 " ديفد " 34 كان الساعة 5: 43: |