| Sam için iyi bir örnek olmaya çabalıyorum ve ona "sadece eğleniyoruz" açıklamasını nasıl yaparım bilemiyorum. | Open Subtitles | فأنا أريد ان أكون مثال جيد ل(سام) ولا استطيع أن اشرح لها عن كيفية ان احظى بالمرح |
| Sadece Blair için iyi bir şey yapmaya çalışıyordu. | Open Subtitles | "هو فقط كان يريد عمل شيئ جيد ل "بلاير |
| Duyduğuma göre Rand, Kaldor, Zane için iyi bir gün olmuş. | Open Subtitles | سمعت ان اليوم هو يوم جيد (ل (راند), (كالدر), (زاين |
| Amazon'un stokları yükseldikçe diğer perakendecilerin düşüyor, çünkü amazon için iyi olan şeyin diğer herkes için kötü olduğunu düşünüyorlar. | TED | وبينما ترتفع أسهم (أمازون)، تنخفض أسهم بائعي التجزئة الآخرين، لأنهم يفترضون أن ما هو جيد ل(أمازون) سيكون سيئًا للآخرين. |
| Tiffany, bunun için iyi bir zaman olmaya- Harika bir an. | Open Subtitles | (تيفانى)، ربما هذا ليس وقت جيد ل |
| Jorge, için iyi sanırım. | Open Subtitles | جيد ل(خورخي)، إن كان |
| James, Edward'la yakın arkadaşsınız sanıyordum. | Open Subtitles | (جيمس) إعتقدت بأنك صديق جيد ل (إدوارد) |