| Ve Higgs teorisine göre, tam o anda, evrende dramatik bir an yaşandı. | TED | و على حسب نظرية هيقز, في تلك اللحظة, حصل حدث دراماتيكي في الكون. |
| Sonra malzemelerimizin hepsini bırakarak gecenin karanlığında oldukça dramatik bir manzarada ilerlemek zorunda kaldık. | TED | ومن ثم تخلينا عن كافة أمتعتنا لقد أُجبرنا على المضي في منتصف الليل في مشهد صامت دراماتيكي |
| -Bu inanılmaz davranış, hayatları dramatik şekilde etkilenen bu insanlar tarafından kolayunutulmayacak. | Open Subtitles | هذا الحدث الذي لا يصدق لن ينساه الناس لقد توحلت حياتهم بشكل دراماتيكي إلى الأفضل |
| Şunu söylemem gerek, Sophie'nin brifingleri daha dramatik. | Open Subtitles | اوه ، واو سأقول ، تقديم صوفي للعملية دراماتيكي اكثر |
| Amma da dramatiksin be dostum. İsa aşkına! | Open Subtitles | ان رجل دراماتيكي يا المسيح |
| Şimdi Cameron telefonu al ve bana dramatik çıkışımı yaptır. | Open Subtitles | ارفعي سماعة الهاتف اعطيني خروج دراماتيكي |
| Biraz dramatik, öyle değil mi? | Open Subtitles | هـذا أمـر دراماتيكي بـعض الشـيء ألا تعتقد |
| Sana yardım teklif ediyorum böylece artan şansın dramatik bir şekilde başarıya ulaşacak. | Open Subtitles | أنا أعرض عليك المساعدة، التي ستزيد فرص نجاحك بشكل دراماتيكي |
| Çok dramatik bir durum. Korku filmlerini onun sayesinde sevdim. | Open Subtitles | تؤلف كتابها الاول لبدأ حياة جديدة جداً دراماتيكي |
| Fazla dramatik davranıyorsun, sence de öyle değil mi? | Open Subtitles | إنه لَشَيْءٌ دراماتيكي قليلاً ألا تعتقد ذلك؟ |
| Adamlar gecenin bir yarısı onu ve ailesini öldürmeye çalıştı dramatik kavramını gözden geçirmeni tavsiye ederim. | Open Subtitles | رجالٌ حاولوا قتله في منتصف الليل، سأكون مهتما لسماع ما تعتبرينه دراماتيكي. |
| Zaman bitmek üzere. dramatik son için hala zaman var mı? | Open Subtitles | الوقت شارف على الإنتهاء هل ما زال هناك وقت لتطور دراماتيكي ؟ |
| Kadınlar dramatik hikayelerde duygularını gizleyemez. | Open Subtitles | لا توجد امرأة يمكنها مقاومة تحول دراماتيكي في العواطف |
| - dramatik. - Tanık yok, tutuklama yok. | Open Subtitles | دراماتيكي لا شُهود، ولم يُعتقل أيّ احدٍ مُطلقاً؟ |
| Adamım, oh, adamım ne dramatik bir dönüş oldu. | Open Subtitles | يا رجل, يا رجل، يا له من منعطف دراماتيكي هذا الذي يحــدث في هــــذا النزال. |
| Her dramatik olayı içeren müzikler de programladık. Bir ses sanatçısı kiraladık. | Open Subtitles | لقد برمجنا موسيقى لتغطي كلّ حدث دراماتيكي |
| Sesinizi de oldukça dramatik bir biçimde değiştiriyor. | TED | يغير هذا الهواء صوتك بشكل دراماتيكي. |
| Bambu takımı. Bu çok güzel ve çok da dramatik. | Open Subtitles | أثاث الخيزران إنه جميل و دراماتيكي جدا |
| Aman Tanrım, bu kadar dramatik. | Open Subtitles | أوه يا إلهي ، أنت دراماتيكي للغاية |
| Çok dramatiksin. | Open Subtitles | كم أنت دراماتيكي |
| Neden bu kadar dramatiksin? | Open Subtitles | لما أنت دراماتيكي للغاية؟ |