| Bunların hepsi kötü, yaşlı ve bunak büyük büyükbaban yüzünden. | Open Subtitles | كل ذلك بسبب الرجل القذر المنحط لص الخنازير جدك الكبير |
| Söylediğine göre, doğum gününde ona söylediğim birşey yüzünden yapmış bunu. | Open Subtitles | وقالت أنها فعلت ذلك بسبب شيء قلته لها يوم عيد ميلادها |
| bunun nedeni artık askerlik yapamayacağın ve gidecek yerinin olmaması mı? | Open Subtitles | هل ذلك بسبب انك لن تستطيع البقاء فى المارينز بعد الان وانه لا يوجد مكان لتذهب اليه ؟ |
| Belki de bunun sebebi çocukken şahit olduğum o manzaraydı. | TED | ربما كان ذلك بسبب ما رأيته عندما كنت طفلا. |
| Bunun hepsi nasıl sadece bir oyun sunucusu sayesinde oldu? | TED | كيف يمكن أن يحدث كل ذلك بسبب خادم لعبة فيديو؟ |
| Ah, Robinson Crusoe. Zenciler Cuma'dan dolayı o romandan pek hoşlanmadılar. | Open Subtitles | آه , روبنسون كروزو الزنوج لايحبون ذلك بسبب رجله , فرادى |
| Kendime, hemen kabullenilmeyi beklemediğimi büyüdüğüm ve olgunlaştığım için böyle olduğunu söyledim. | TED | أخبرت نفسي بأن ذلك بسبب أنني أصبحت أكبر وأعقل، ليس أنني فجأة كنت أبحث عن القبول. |
| Brody yüzünden istiyordum, ondan bir parçaya sahip olmak için. | Open Subtitles | كنت أرغب في ذلك بسبب برودي، أن يكون جزءا منه. |
| Ama dünyanın bunu anladığını sanmıyorum, utanç yüzünden. | TED | لا أعتقد أن العالم يتفهم ذلك بسبب العار. |
| Ve bu bir kural yüzünden, tabi bana göre, çok iyi bir kuraldı: "Asla bir odadaki en parlak kişi olma" ve biz de öyle değildik. | TED | وكان ذلك بسبب قاعدة، والتي هي بالنسبة لي قاعدة جيدة جداً: لا تكن مطلقاً أذكى شخص في الغرفة، ولم نكن كذلك. |
| Onun yüzünden mi... şu çılgın yaşlı Rahip'in? | Open Subtitles | لقد كان ذلك بسبب ذلك القس العجوز المجنون |
| Hava yüzünden olmalı. En azından artık bir suç ortağım var. | Open Subtitles | حتماً ذلك بسبب الطقس على الأقل لدّي شريك في الجريمة |
| Bence televizyon yüzünden. Seks ve şiddet dolu. | Open Subtitles | اعتقد ذلك بسبب التلفزيون الكثير جداً من الجنس والعنف |
| Sence bunun nedeni babamın Yunanlı bir gazoz imalatçısı olması mı yoksa benim bir Amerikan casusu olmam mı? | Open Subtitles | الآن، هل تعتقد أن ذلك بسبب كون أبي صانع مياه غازية يوناني أو بسبب كوني جاسوساً أمريكياً؟ |
| bunun nedeni sizin buraya pek uğramamanız olabilir. | Open Subtitles | حسناً، قد يكون ذلك بسبب أنك لاتقضين وقت كافي هنا في الفصل |
| Ama bunun nedeni bu şeylerin gözlerinin önünde olmamaları. | Open Subtitles | ونظرية تكافؤ المادة والطاقة يا رجل لكن ذلك بسبب أنها ليست أمامهم |
| Elbette, bunun sebebi, değişiklik olsun diye ayık olman da olabilir. | Open Subtitles | ممكن أن يكون ذلك بسبب إنك في وعيك كتغيير |
| bunun sebebi, Sheldon ve ben daha çok ortak ilgi alanlarına sahibiz. | Open Subtitles | حسنا, أظن أن ذلك بسبب أني أنا و شيلدون نبقى على اتصال دائم نظرا للاحترام و الاهتمام المتبادل |
| Belki de bunun sebebi katolik okul çocuklarına uygulanan gerçek trajedidir. | Open Subtitles | ربما ذلك بسبب المأساة الحقيقة التي كانت ترتكب على فتيان المدرسة الكاثولوكية |
| Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk. Böyle sorunları çözemediğimiz takdirde, işimizde yol alamayız. | TED | سأكون صادقا معك : نحن نتحدث عن ذلك بسبب نمو فرص العمل. لا يمكن أن ننمى من عملنا مالم نحل هذه المشاكل |
| Ve ilk defa işimden uzaklasmaya korkuyorum, ben bu bir hafta yokken olacaklardan dolayı. | TED | وكانت هذه المرة الأولى التي كان لدي عمل أخشى أن أتركه. و ذلك بسبب كل الأشياء التي ستحدث هذا الأسبوع و أنا هنا |
| Korkmasından çekindiğim için böyle yaptığımı söyleyip durdum kendime. | Open Subtitles | وقلت لـ نفسي أن ذلك بسبب ، أنني كنت أخشى اخافتها |
| Balo olayı okul dışında olduğu için, ben de sandım ki... | Open Subtitles | ذلك بسبب ان الرقص يكون خارج وقت المدرسة لذا ظننت أن000. |