| Bir grup hergeleyle bira içebilmek için kızının dans resitalini mi kaçıracaksın? | Open Subtitles | ستفوت عرض ابنتك للرقص حتى تستطيع شرب البيرة مع حفنة من المنحطين |
| Baba, gitmeliyiz. Uçağını kaçıracaksın. | Open Subtitles | يا أبي علينا أن نذهب الطرق مزدحم و ستفوت رحلتك |
| Buradasın demek. Filmin sonunu kaçıracaksın, baba. Beğenmedin mi? | Open Subtitles | ها انت هنا , ابي ستفوت باقي الفلم , الم يعجبك ؟ |
| O kremi onun yüzüne sürme fırsatını kaçıracak mısın yani? | Open Subtitles | هل ستفوت الفرصة لتخبر واضعة نبات الصَبِر تلك بمكانتها الحقيقية؟ |
| Nereye gidiyorsun ahbap? En iyi kısmını kaçırıyorsun. | Open Subtitles | يا رجل، إلى أين تذهب ستفوت عليكَ الجزء المهم |
| Aptal bir veliler gecesine gitmek için bu maçı kaçıracağına inanamıyorum. | Open Subtitles | أنا قادمة لا اصدق أنك ستفوت هذه اللعبة كي تذهب لحفلة مدرسية غبية للأهالي |
| Filmin en güzel yerini kaçırmak üzeresin. | Open Subtitles | ستفوت أفضل جزء بالفيلم |
| Sanırım bugün dönüş dersini kaçıracaksın. | Open Subtitles | وهذا هو وقت ذهابي عادة للنادي أظن أنك ستفوت درس الرقص |
| Sen gir içeri. Sonunu kaçıracaksın. | Open Subtitles | فقط عد الى الداخي, ستفوت الختام |
| Şey, fırsatı kaçıracaksın o zaman. | Open Subtitles | حسناً، أعتقد أنك ستفوت ذلك علي نفسك. |
| Ama 10 papele bahse girerim onu bekleyerek görüşmeni kaçıracaksın...bir daha. | Open Subtitles | لكن أراهن بعشرة دولارات أنك ستفوت مقابلتك وأنت تنتظرها... |
| Sen git. Maçı kaçıracaksın. | Open Subtitles | إذهب فقط ستفوت إنطلاقة المباراة |
| Acele etsen iyi olur, treni kaçıracaksın. | Open Subtitles | الافضل ان تسرع ، ستفوت لقطار. |
| Eğlenceyi kaçıracaksın. | Open Subtitles | ستفوت كلّ المرح |
| Tatlıyı da kaçıracaksın. | Open Subtitles | و ستفوت التحلية كذلك |
| Üniversiteler arası kadınlar basketbol finalini kaçıracak mısın? | Open Subtitles | هل ستفوت نهائيات مبارة السله للسيدات |
| Ama program iki hafta sonra başlıyor. Gösterim... gösterinizi kaçıracak. | Open Subtitles | ولكن البرنامج سيبدأ خلال أسبوعين ستفوت عرضنــ... |
| İlk gösterisini kaçıracak olması üzücü. | Open Subtitles | من السيئ أنها ستفوت عليها أول تفجير |
| Nereye gidiyorsun ahbap? En iyi kısmını kaçırıyorsun. | Open Subtitles | يا رجل، إلى أين تذهب ستفوت عليكَ الجزء المهم |
| Pekala, fakat kaçırıyorsun. Çüklü kızlar. | Open Subtitles | حسنا, لكنك ستفوت الفتيات ذو الأقضبه |
| Neler kaçıracağına dair hiçbir fikrin yok. | Open Subtitles | انت لا تملك اية فكرة عما ستفوت |
| Filmin en güzel yerini kaçırmak üzeresin. | Open Subtitles | ستفوت أفضل جزء بالفيلم |