| Eskiden tip 2 diyabet sadece yetişkinlerde olurdu. | Open Subtitles | هي تعمل لتصبح حالتين سكري فقط تصيب البالغين |
| diyabet hastalığına doğru yokuş aşağı gidişini mi diyorsun? | Open Subtitles | هل تعنين تتحولين لمريضه سكري من الدرجه الثانية ؟ نعم |
| Öğretmen olacağını sanıyordum. Kan şekerim düşük. | Open Subtitles | سكري منخفضِ أنا لم آكل لحد الآن |
| Kan şekerim düşük. Henüz yemek yemedim. | Open Subtitles | سكري منخفضِ أنا لم آكل لحد الآن |
| Yenidoğan bir bebeğin diline şekerli su damlatırsanız opioid beğenme sistemi adeta ateş çıkarır. | TED | لو سكب أحدكم ماء سكري المذاق على لسان رضيع مولود حديثًا، فيطلقُ نظام الرغبة الأفيوني ما يشبه الألعاب النارية. |
| Tedavi edilmemiş bir yanığı olan meşgul bir Şeker hastasıyla birlikteyseniz. | Open Subtitles | اذا كنت طبيبا بصحبة مريض سكري مشغول ولديه جرح لم يعالج |
| Şekerimi bir yerden almak zorundayım. | Open Subtitles | علي ان احصل على سكري من مكان ما |
| Artık çocukların bile tip iki diyabeti var. | Open Subtitles | لدينا كل هؤلاء الأطفال،حتى عمر ما قبل المراهقة مع مرض سكري نوع 2 |
| İsterdim, ama Şeker hastalığım azdı bu aralar. | Open Subtitles | سأحب ذلك! لكن سكري يتصرف بشكل سيء. |
| Yani implant yapılan farelerin yüzde 20'sinde yeniden diyabet baş gösterdi. | Open Subtitles | مايعني أن حوالي 20% من الفئران لديهم سكري من جديد. |
| Hazır gıdalar onlara kilo aldırmıyor gibi görünse de içeriden şişman çocuklar, diyabet riski taşıyorlar. | Open Subtitles | تقريبا كل هؤلاء الأطفال النحفاء-البدينون هم مرضى سكري مبكرين على الرغم من الطعام القمامي لا يجعلهم بدينون،بالضرورة |
| Joey Aucion'un, 2. tip diyabet de dahil, iki düzineden fazla sağlık problemi vardı. | Open Subtitles | أنت تمسك بزمام أمور حياتك. كان (جوي أوكوين) يعاني من نصف دزّينة من المشاكل الصحيّة، من بينها سكري نمط 2. |
| * Ateşle beni, şekerim, uç benimle * | Open Subtitles | ♪ أضيئي طبيعيتي, يا سكري طيري معي ♪ |
| Çünkü, Nik beni seviyor, bende seni seviyorum benim şekerim. | Open Subtitles | لأن "نيك" يحبني وانا احبك يا سكري |
| Hayır! şekerim eriyor! | Open Subtitles | لا ، سكري يذوب |
| Gliserin, gıdalarda tatlandırıcı olarak kullanılan donmayı engelleyen şekerli alkoldür. | Open Subtitles | إن الجلسرين كحول سكري مع اسخدامات من الطعام الصناعي للمواد المقاومة للتجميد |
| Bir tür şekerli içecek mi? | Open Subtitles | نوع من مشروب سكري ؟ |
| Onun 28 yaşında Şeker hastası bir adam olmadığını anlayacaklar. | Open Subtitles | سيكتشفون أنه ليس مريض سكري في الثامنة والعشرين من عمره |
| Şeker hastası olduğunu bildiğin birisine çikolata vermek gibi. | Open Subtitles | هذا بمثابة إعطاء حلوى لمريض السكري لو أنك تعرف أن لديه سكري |
| Doktorlar olarak, 50 veya 60 yaşlarında tip iki diyabeti olan hastaları tedavi etmeyi biliyoruz. | Open Subtitles | كأطباء،نعرف كيف نعتني بأشخاص أعمارهم 50 أو 60 سنة مع سكري نوع2 |
| Her bir yapı taşı aslında iki parçadan oluşur -- bir Şeker molekülü ve bir çekirdeksel ayak. | Open Subtitles | كل كتلة بناء منها مصنوع من جزئين جزيء سكري وقاعدة نواة |