| Emily'ye onu sevdiğimi ve hayatımı bir başkasıyla geçirmeyi hayal edemediğimi söyleyin. | Open Subtitles | قل لايميلي بأني أحبها وأني لا أستطيع تخيل حياتي مع شخص آخر |
| Af edersin, pazar günü bir maç yaparız diye düşünmüştüm ama başkasını bulurum. | Open Subtitles | أنا آسف، لقد كنت سألعب مباراة يوم الأحد ولكني سأعثر على شخص آخر |
| başka biriyle çıkacağını bile bile senden ayrılmaktan nefret ediyorum. | Open Subtitles | ،أكره أن اتركك مع علمي أنك ستخرجين مع شخص آخر |
| biri daha ölmeden bize bir isim verin Bayan Pearce. | Open Subtitles | أعطنا اسم، السّيدة بيرس، قبل شخص آخر يجب أن يموت. |
| - Sana yardım edebilecek başka kimse olmadığından emin misin? | Open Subtitles | هل أنت متأكد أنه لا يوجد شخص آخر ليُساعدك ؟ |
| birinin ölmesi hiç önemli değil... Yeter ki kendini kurtarsın. | Open Subtitles | لا يهمه أن يموت شخص آخر, طالما بقيت يداه نظيفتين. |
| Onlar beni birini öldürmem için kandırmadan önce onları öldürmeliyim. | Open Subtitles | سأقوم بقتل إخوتي قبل أن يحتالوا عليّ بقتل شخص آخر |
| İhtiyacı olduğunda ödemesini yapar ama bagajı boşaltıp temizliğini yapmaksa başkalarının işiydi. | Open Subtitles | تدفع من أجلها لما تحتاج إليها،وبعدها يقوم شخص آخر بتفريغ الخزّان وتنظيفها. |
| O'na veya herhangi bir başkasıyla, evlenmeye diretmiyorum. Bana bak... | Open Subtitles | لا أَقْصدُ أَنْ أَكُونَ متزوّج مِنْها أَو أي شخص آخر. |
| En faydalı sohbetlerimden biri, ofisimde başkasıyla konuşurken kulak misafiri olan bir iş arkadaşımla olan konuşmaydı. | TED | إحدى أكثر المحادثات المفيدة التي أجريتها كانت مع زميلة لي في العمل سمعتني بالصدفة أتحدث مع شخص آخر في مقصورة مكتبي. |
| Bu gece başkasıyla dans edecek misin? | Open Subtitles | هل عليك أن ترقصى مع شخص آخر هذه الليله ؟ |
| Ne söylersem söyleyeyim, hiçbir şey değişmeyecek çünkü sen başkasını seviyorsun. | Open Subtitles | لا شيء اقوله سوف يغير اي شيء لانك تحبين شخص آخر |
| Aslında, bir koltuk daha bağlayıp, aynı benzetime bir başkasını daha gönderebiliriz. | Open Subtitles | فعلياً بإمكاننا توصيل كرسي آخر ونرسل شخص آخر , إلى نفس المحاكاة |
| Abin bir başkasını kurtarmak için tesise geri girdiği için öldü. | Open Subtitles | مات أخوك وهو عائد إلى داخل ذلك المصنع لإنقاذ شخص آخر. |
| Kara, Ricky den başka biriyle de yatıyor muydu? ? | Open Subtitles | هل كانت كارا تقيم علاقه مع شخص آخر غير ريكى؟ |
| başka biriyle görüştüğünü sanıp bir gece onu takip ettim. | Open Subtitles | اعتقدت انها تواعد شخص آخر وفي احدى الليالي , تبعتها |
| Ben, başka biriyle birlikte olacak diye işleri berbat ettim. | Open Subtitles | لقد أفسدت حتى إمكانية , بين بأن يواعد شخص آخر |
| Başka biri daha içmek istemezse bu ufak çaplı partiye katılabilir. | Open Subtitles | أي شخص آخر يرفض تناول المشروب، فبإمكانه الإنضمام لهذا الحفل الصغير. |
| Bir hafta önce işin içine kocanıza tıpatıp benzeyen biri daha girdi. Demek haberiniz yok? | Open Subtitles | وقبل أسبوع إنضم له شخص آخر صورة طبق الأصل من زوجكِ أتعلمين ذلك؟ |
| Arkadaşmış gibi yapıyoruz çünkü arkadaş olunacak başka kimse yok. | Open Subtitles | ندعي بأننا أصدقاء بسبب عدم رغبة أي شخص آخر بصداقتنا |
| O sadece bir günah keçisi. Ben başka birinin peşindeydim. | Open Subtitles | انها مجرد كبش فداء أنا كنت أعني بها شخص آخر |
| Eğer benim sadakatim konusunda endişeleriniz varsa, başka birini kiralayın. | Open Subtitles | و لكن إذا كنت تشك بولائى يمكنك إستئجار شخص آخر |
| O yüzden sakın benim veya başkalarının seni konuşmaya zorladığını düşünme. | Open Subtitles | ولا تدعني أو تدع أي شخص آخر يشعرك بأن عليك التحدث |
| Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun. | TED | أنا أحب هذه الصورة ، لأن هذه غرفة شخص آخر وهذه غرفته. |
| Şimdi... bir başkası ise ikinci bahis üzerinden bahis yapacak. | Open Subtitles | الآن , شخص آخر سيكون راغبا في أن يضع رهانا |
| Etrafta duran ve kaçırılırsa görmeyi bekleyen birçok oyuncum vardı. sonrasında gittiklerinde çok geçti. başka birisi onlardan önce oradaydı. | TED | كان لدي كثيرون يظلوا واقفين وينتظرون رؤية إذا ما أخطأوا التصويب، ثم يرجعوا متأخرين جداً. ويكون شخص آخر قد سبقهم. |
| Sonunda, bir diğer birey, arkasını dönerek oturdu ve sonra katılımını iptal etti, bu sebeple tanınmasın diye görüntüyü mozaiklemem gerekti . | TED | وأخيراً، شخص آخر جلس للتصوير من الظهر ثم بعد ذلك ألغى مشاركته، لذا فقد أضطررت لتمويه صورته كي لا يتم التعرف عليه. |
| Bu hayatı ne sana ne de başkasına zorla yaşatmaya hakkım yok. | Open Subtitles | ما كان عندي الحق لإجبار هذه الحياة عليك أو أي شخص آخر. |
| Böylece Julio'yu canlı olarak son kez gören başka birine ihtiyaç duydu. | Open Subtitles | لذا احتاج شخص آخر لكي يكون الشخص الاخير الذي رأى يوليو حيا |
| Peki, şu roket çizmelere erişimi olan başkaları var mı? | Open Subtitles | وهل لدى أيّ شخص آخر صلاحيّة الوصول إلى الأحذية الصاروخيّة؟ |