| Sağlıksız sevginin tacize dönüşünü görmek gerçekten zor olabilir ama söylemeliyim ki ilişkinizde bu belirtilerden ne kadar çok varsa ilişkiniz o kadar sağlıksız ve belki de tehlikeli olabilir. | TED | قد يصعب حقًا إدراك متى يتحول الحب غير الصحي إلى الإساءة، ولكن من العدل أن نذكر أنه كلما زادت هذه العلامات في علاقتك، كلما كانت علاقتك غير صحية وربما خطرة. |
| Bayan Soong, bu adamla olan ilişkiniz söylediğiniz gibi gelişigüzel ise bu hasmane tavrınızı anlayamıyorum. | Open Subtitles | انسة سونج لو كانت علاقتك بهذا الرجل علاقة عابرة كما تقولين فانا لا افهم سبب عداوتك الظاهرة لنا |
| Sherry ile olan ilişkin hakkında bir sürü soru olacak. | Open Subtitles | أعتقد سيكون هناك الكثير من الأسئلة حول علاقتك بـ شيري |
| Sherry ile olan ilişkin hakkında bir sürü soru olacak. | Open Subtitles | أعتقد سيكون هناك الكثير من الأسئلة حول علاقتك بـ شيري |
| Ama en azından kadınla olan ilişkini beceriksizce yürüttüğünü kabul et. - Ben bana söyleneni yaptım. | Open Subtitles | لكن اعترف انك عالجت علاقتك مع المرأة بشكل سيئ |
| - şimdi, benim yaklaşımıma katılmıyorsan firma ile ilişkinizi kopartmakta tam anlamıyla özgürsünüz. | Open Subtitles | والآن إن كنت لا تتفق مع منهجي فلك الحرية التامة بقطع علاقتك بالشركة |
| Bay Morlar ile olan ilişkiniz iş ilişkisi mi yoksa kişisel bir ilişki mi Doktor? | Open Subtitles | أيمكننى السؤال عن علاقتك بالسيد مورلار أهى شخصية أم مهنية ؟ |
| Teklifi yaptığında onunla ilişkiniz ne durumdaydı? | Open Subtitles | ماذا كانت طبيعة علاقتك بالسيد لانج عندما قدم عرضه |
| Paul Renauld ilişkiniz tam olarak nasıldı? | Open Subtitles | اذن أرجوكى ان تخبرينى بطبيعة علاقتك بالسيد رينو بالظبط |
| Müvekkilimle olan ilişkiniz tamamen platonik değil mi? | Open Subtitles | هل هو صحيح أن علاقتك بموكلتى أفلاطونية تماماً؟ |
| Bunun anlamı, anne ve babanla olan ilişkin başarısız mı? | Open Subtitles | هل ذلك يعني أنّ علاقتك مع والديك لم تكن ناجحة؟ |
| En büyük pop yıldızı ile ilişkin olduğundan niye bahsetmedin ki? | Open Subtitles | لماذا لم تذكري علاقتك مع نجم بوب كبير لعين من قبل؟ |
| Kızım ile olan ilişkin hakkında epeyce düşündüm. | Open Subtitles | كنت أفكر كثيرا في علاقتك مــع إبنتــي الوحيدة |
| Bay Clamp'la olan ilişkini konusalım. Ona ulaşmanı. | Open Subtitles | لنتحدث عن علاقتك بالسيد كلامب وسيلتك للنجاح |
| Kalbimizi dinlememiz için bize ilham verdin ve karşılığında ilişkini bozduk. | Open Subtitles | . لقد ألهمتينا أن نتبع قلبنا . ولقد تسببنا فى أنهاء علاقتك |
| Caitlin ilişkinizi nasıl romatize edersin. | Open Subtitles | انا لا اعلم كيف ستسعى الى جعل علاقتك رومانسيه مع كيتلن |
| Charlotte, en son ne zaman uzun bir ilişki kurdun? | Open Subtitles | عندما كان مشاركة علاقتك على المدى الطويل؟ |
| Üniversiteyi arar ve onlara ilişkinden bahsederim sonra da kovulursun. | Open Subtitles | سأتصل بالجامعة وأخبرهم عن علاقتك وسيتمّ طردك |
| Büyüme çağındayken, anne ve babanızla aranız nasıldı? | Open Subtitles | وكيف كانت علاقتك بأبيك و أمك عندما كبرت؟ |
| Dan, sana Keith ile ilişkinizin... ne zaman bozulduğunu sordum. | Open Subtitles | دان .. لقد سألتك متى تغيرت علاقتك مع كيث ؟ |
| Şunu anla Alex Talbot, Walter Larson ile bağlantın dışında benim için hiçbir değerin yok. | Open Subtitles | فهم هذا، اليكس تالبوت، ليس لديك أي قيمة بالنسبة لي، باستثناء علاقتك مع والتر لارسون. |
| Bu arada bu ilişkiyi sürdürmeni düşündüren ne oldu sana ? | Open Subtitles | ماذا يجعلك تعتقدين بان بامكانك المحافضه على علاقتك معه؟ في هذا الوقت؟ |
| Ama Kleinfeld'le yakın ilişkine bakılırsa, bu kuvvetle muhtemel... değil mi dostum? | Open Subtitles | لكن مع علاقتك مع كلاينفيلد فهذا احتمال قائم الا تظن ذلك يا صديقي؟ |
| - Hayır. Eğer istersen, ondan ayrıl ve birkaç hafta bekle. | Open Subtitles | حسناً، إن أردت رؤيتها هكذا فاقطع علاقتك بها وانتظر أسبوعين |
| Hayali tuvaletinden ayrılıyor musun? | Open Subtitles | أظن أننا لم نكن مقدّرين لبعض هل تقطعين علاقتك بمرحاضك الخيالى؟ |
| Bu ilişkiden sen ne bekliyorsun? | Open Subtitles | أتمني ألا تكون علاقتك بها لمجردإشباعالرغبةالجنسية. |
| Eminim, babanla aran çok iyiydi. | Open Subtitles | بالطبع كانت علاقتك وطيدة بوالدك |