| Bu sizin için ilgi çekici olsa bile, benim yaşımda değil. | Open Subtitles | حتى لو كان مثيرا للاهتمام لك فهو ليس كذلك في عمري |
| Benim yaşımda çalmak istediğim tek şey daha çok zaman. | Open Subtitles | في عمري الشيء الوحيد الذي أبحث عن سرقته هو الوقت |
| Benim yaşımda ve konumumda biri .arkasında bırakacakları düşünmeye başlıyor. | Open Subtitles | رجل في عمري ومركزي يبدأ في التفكير فيما سيتركه خلفه. |
| Benim yaşımdaki biri neyin ne olduğunu gayet iyi bilir. | Open Subtitles | في عمري هذا، أعرف تلك الأمور كما أعرف الموسيقى |
| Benim yaşımdaki biri için, uyuşturucu bulmak içki bulmaktan daha kolay. | Open Subtitles | لشخص ما في عمري ، إنه أسهل بكثير تناول المخدرات من أن أتناول الكحول |
| Hayır, yaşıma göre sağlığım çok iyi. | Open Subtitles | كلا، أنا بصحة ممتازة بالنسبة لرجل في عمري. |
| Benle aynı yaşta değil. | Open Subtitles | إنه ليس في عمري .. إنه أصغر مني |
| Bu yaşımda bile kayıp medeniyetleri aramaya devam edebiliyorum. | TED | وحتى في عمري هذا يمكنني الاستمرار في البحث عن الحضارات المفقودة. |
| Sağlık iki puan veririm. Sağlıklı olmak güzeldir demek istiyorum -- özellikle benim yaşımda -- burada durabilirsiniz, sağlıklısınız. | TED | الصحة أعطيها نقطتان. أعني من الجيد أن نكون أصحاء --وخصوصا في عمري هذا-- يمكنك أن تقف هنا لأنك معافى. |
| Bu yaşımda küçük kızları fırçalamaktan zevk alıyorum. | Open Subtitles | في عمري, أجد متعة في تأنيب الفتيات الصغيرات |
| Öteki kadınlar, daha az yetenekli kadınlar, benim yaşımda parlak mesleklere sahipler. | Open Subtitles | نساء أخريات أقل موهبة لديهم مهنة عبقرية في عمري |
| Benim yaşımda ağzında fazla tükürük kalmıyor, bu yüzden sayfaları çevireceğim zaman parmağımı yalamak zorunda kalacaksın. | Open Subtitles | في عمري هذا، لم يتبق عندي الكثير من اللعاب، لذا عليك أن تلعق ابهامي قبل أن أقلب الصفحة. |
| Benim yaşımda bile, hala öğrenemeyecek kadar yaşlı değilsinizdir. | Open Subtitles | حتى في عمري أنت لن تكون أبداً كبيراً لـتتعلم |
| Parmağımı kaybedebilirim. Benim yaşımda insanlar parmaklarını kaybeder. | Open Subtitles | وقد أفقد إصبع قدمي، الناس في عمري يفقدون أصابع قدمهم |
| Benim yaşımdaki biri için, uyuşturucu bulmak içki bulmaktan daha kolay. | Open Subtitles | لشخص ما في عمري ، إنه أسهل بكثير تناول المخدرات من أن أتناول الكحول |
| Benim yaşımdaki birisi için bir eş bulmak ne kadar zor biliyor musun? | Open Subtitles | أتدرين كم يصعب على رجل في عمري أن يجد زوجة؟ |
| yaşıma göre saçlarım gayet uzun. | Open Subtitles | لمعلوميتك، هذه عمرها يومين و وفقاً لموقع لحية المعلم انا أظهر نتائج نمو أعلى من هم في عمري |
| Evet ama benim yaşıma gelince ancak bu kadar oluyor. | Open Subtitles | كلا ، ولكن يبدو أنّ هذا ما ستفعله عندما تصبح في عمري |
| Benim yaşıma gelince anlarsın. Bu yaşta herşey bir çağrışım yapıyor. | Open Subtitles | عندما تكون في عمري كل الأشياء مألوفة |
| Öyle bir şey demedim. Yaşıtlarımın ne düşündüğü umurumda değil. | Open Subtitles | لم أقل هذا، لا يهمّني ما يعتقده الذين في عمري. |
| yaşıtım çocukları ne kadar hızlı diğer yöne itebildiğimi göreyim diye mi? | Open Subtitles | حتى استطيع أن أرى مدى سرعتي في جعل الرجال الذين في عمري |
| Neredeyse on altı yaşındayım. Sen benim yaşımdayken, bebek yapıyormuşsun. | Open Subtitles | وأنت عندما كنت في عمري , لقد قمت بأنجاب الاطفال |
| Benim yaşımdaysan, olacakları daha fazla düşünmen gerek. | Open Subtitles | حسنأً ، عندما تكون في عمري يتوجب عليك أن تكون أكثر استباقية |