| Hayır! Lanet vicodin tabletlerini dökecek kadar şanssız olduğum için ölebilir. | Open Subtitles | لا، قد تموت لأن حظي العاثر جعلني أسكب حبوب الفيكودين |
| Kızınız ölebilir, Yani kızınız ölebilir, eğer bir şey biliyorsanız şimdi anlatmalısınız. | Open Subtitles | , إبنتك قد تموت , لذا إذا كنت تعرفين شيئاً |
| Aklından çıkarma, yakalanacak olursan Kraliçe ölebilir. | Open Subtitles | ضعى فى الإعتبار انك إذا ما اوقعوا بك فالملكة قد تموت |
| Bu pervaz babanın odasına kadar uzanıyor. Ama ölebilirsin. | Open Subtitles | عتبة النافذة توصل إلى غرفة والدك ولكنك قد تموت |
| Ölümü aldatmanı sağlayan bir yüzük takıyorsun Ric. O seni değiştirmeden kaç kere ölebilirsin? | Open Subtitles | كنتَ ترتدي الخاتم، وهذا من شأنه خداعكَ للموت، فكم مرّة قد تموت قبل أن يغيّركَ؟ |
| Uzaklık çok fazlaydı, yolda ölebilirdi. | TED | المسافة كبيرة و قد تموت في الطريق |
| Acımasız kış ufukta ve kışı geçirmek için yeterince yağ depolamayan ayılar açlıktan ölebilir. | Open Subtitles | فصل شتاء قاسٍ يلوح بالأفق، والدببة التي لم تُخزن دهوناً كافية للصمود شتاءً قد تموت جوعاً |
| Ameliyatı kaldıramayabilir ve ölebilir. Ama Seattle'a gelme sebebimiz bu. | Open Subtitles | أو قد تموت من الجراحة. ولكن هذا سبب قدومنا ل"سياتل". |
| Ginedomuzları yanlızlıktan ölebilir. | Open Subtitles | أتعلمين أن حيوانات الكابياء قد تموت من الوحدة؟ |
| Akciğer kanserinden de ölebilir. "Nasıl" olacağı her zaman sürprizdir. | Open Subtitles | هي قد تموت من سرطان الرئة. "هكذا" مفاجئ دائما. آي .. |
| Sayende, bizim gibi şanslı olmayan biri çocuk doğururken ölebilir. | Open Subtitles | - إنسانة قد تموت أثناء الولادة احتمال موتها أكبر من احتمال موتنا نحن الأخريات المحظوظات |
| Yani, annesi ölebilir demek. | Open Subtitles | هذا يعني بأن أمه . ربما قد تموت |
| Yoksa o ölebilir. İyi bir haberim var, Majesteleri. | Open Subtitles | أو إنها قد تموت. أخبار عظيمة , جلالتك. |
| Bo bu akşam senin savaşında savaşırken ölebilir senin günahlarının bedelini öderken. | Open Subtitles | "بو " ، قد تموت بسبب معركتك أنت . وهى تدفع ثمن أخطائك. |
| Ama ölebilir. | Open Subtitles | تشخيص ظريف يعني ان عملي أنتهى قد تموت |
| Yardımcı olmazsanız arkadaşınız ölebilir. | Open Subtitles | صديقتكم قد تموت إن لم تبدأوا بالتعاون. |
| Sen yaparken ölebilirsin ikinci görüş bekliyor bu yüzden sizin seçiminiz . | Open Subtitles | قد تموت و أنت تنتظر بالرأي الآخر إنه خيارك |
| Dedi ki sen uyuyamaya gidemezmişsin... veya ölebilirsin. | Open Subtitles | ... قالبأنّكلاتستطيعالذهابللنوم و ألا أنت قد تموت |
| - Senin üstüne ölmeyeceğim, Prissy. - Eğer seninle evlenirsem, ölebilirsin. | Open Subtitles | لن اموت عليك يا بريسي - اذا تزوجتني قد تموت فعلا - |
| Ama geç doğarsa da, annem ölebilirdi. | Open Subtitles | وإذا جاء الطفل متأخرا جدا قد تموت أمي |
| Annem görse ölür. Bir daha sefere, ona da getiririm. | Open Subtitles | قد تموت أمى إذا رأته حسنا فى المرة القادمة سأحضر لها واحدا هى الأخرى |
| Bir ambulansın yolunu kesti ve karım belki de bu yüzden ölecek. | Open Subtitles | لقد أوقفت إسعافاً على الطريق وزوجتي قد تموت بسبب ذلك |
| Bu sebeple özgür konuşma İlk değişiklik, anayasal yapıda senin korumak uğruna ölebileceğin ilk şey. | Open Subtitles | أعلى درجات الوطنية هي أن تكون شكاكاً بالحقيقة الرسمية لهذا فإنّ التعديل الأول "حرية الكلام" هو أول بندٍ بالدستور قد تموت حتى تحميه |
| Arkadaş olmayalım. ölebilirsiniz ve sizi çok özleyebilirim. | Open Subtitles | دعنا لا نكون أصدقاء قد تموت واشتاق لك كثيراً |