| Derinliği bulduğunda, çoğunlukla, bu acıdır, o zaman hikayeni bulmuşsundur. | Open Subtitles | عندما تجدي العمق، غالباً الألم حينها عليك أن تجدي قصّتك |
| Hayat çabucak uçuyor,o zaman haydi, hikayeni anlat,aşkım. | Open Subtitles | الحياة تطير، لذلك هيا بسرعة، اخبرنى قصّتك الآن، حبّي |
| - Hikayen doğruysa gerçekten bütün paran 10 şilinse... | Open Subtitles | -إذا قصّتك حقيقية، إذا عندك حقا فقط عشر شلنات |
| Aileni öldürdüğün için hapse girmedin. Hikâyeni kontrol ettim. | Open Subtitles | أنتَ لم تذهب أبدًا إلى السجن لأنّك قتلت عائِلتك , لقد تفقدتُ قصّتك. |
| Artık bana küçük düşürülmüş kadın mı dersin, kindar kaltak mı dersin, hikayene uyan hangi etiketi yakıştırırsın bilemem. | Open Subtitles | لذا ادعني حقيرة أو ثأريّة أو أيّ وصف يلائم قصّتك. |
| Eminim kolay olmamıştır ama hikayenizi anlatmak istemeseydiniz geri gelmezdiniz bence. | Open Subtitles | لابد أنه لم يكن سهلاً، لكن لم تكوني لترجعي إذا لم تريدي روي قصّتك |
| hikayeni disiplin kuruluna anlatırsın sabah ilk iş olarak. | Open Subtitles | حسنا، أنت يمكن أن تروي قصّتك إلى اللجنة التأديبية أوّل شيء في الصّباح. |
| hikayeni doğrulayabilirsek, büyük ihtimalle, davayı düşürebilirim. | Open Subtitles | ،إذا إستطعنا التحقّق من قصّتك فيحتمل أن أسقط التهم |
| Tamam o zaman, şimdi, devam et ve hikayeni bitir. | Open Subtitles | حسناً, الآن, استمر وحسب وقم بإنهاء قصّتك |
| Belli ki hikayeni paylaşmak istiyorsun. | Open Subtitles | آه، حسناً، يبدو أنّك ترغبين بمشاركة قصّتك بشدّة |
| İşte bu yüzden senin yeni hikayeni şimdiki zamandan geleceğe doğru yazmak zorundayım. | Open Subtitles | ولهذا يتعيّن عليّ كتابة قصّتك الجديدة مِنْ هذه اللحظة فصاعداً نحو المستقبل |
| hikayeni bulursam kaldığın yerden nasıl devam edeceğini çözebiliriz. | Open Subtitles | إذا وجدت قصّتك فربّما يمكننا أنْ نعرف كيف تكمل مِنْ حيث توقّفت |
| Ama senin Hikayen kulağa hiç de öyle gelmiyor. | Open Subtitles | لكن هذا ليس ما تنُم عنه قصّتك. |
| Hikayen, böyle son bulmak zorunda değil. | Open Subtitles | ليس مِن اللازم أنْ تنتهي قصّتك هكذا |
| Annenle senin Hikayen nedir? | Open Subtitles | إذًا، ما قصّتك مع والدتك؟ |
| Bu hüzünlü Hikâyeni yutmayacağımı biliyor olmalıydın. | Open Subtitles | لذا حتمًا تعلمين أنّه ما كانت لتنطلي عليّ قصّتك الشجيّة. |
| Hikâyeni kafamdan atamıyorum bir türlü Paul. | Open Subtitles | لايمكنني اخراج قصّتك من رأسي (يا (بول |
| Ama hikayene o kadar dalmışım ki... | Open Subtitles | لكنّي إنشغلت في قصّتك أنا فقط |
| Ama karınız ve çocuklarınız, yani hikayenizi doğrulayabilecek hiç kimse evde değildi. | Open Subtitles | بينما كانت زوجتك وأولادك، أيّ كان من بإمكانه تأكيد قصّتك كان بسهولة بالخارج |
| Hayatın ile yaptığın değişiklik hakkındaki öyküne gerçekten inanmıştım. | Open Subtitles | لقد صدقت قصّتك اننى قمت بتغييّر حياتك |
| Hikâyeniz ilhama ihtiyaci olan bir ulusa ilham verdi. | Open Subtitles | ألهمت قصّتك أمّة بحاجة إلى إلهام |
| Ben gelene kadar burada kal ve Hikayenin devamını sakın anlatma. | Open Subtitles | لا تبارحي موقعك وادّخري باقي قصّتك ريثما أعود |
| Aramanızı kabul ettim, çünkü hikayeniz ivme kazanıyor, burada bile. | Open Subtitles | {\fnAdobe Arabic}،قبلتُ اتّصالك لأنّ قصّتك تزداد ذيعاً حتّى في أوروبا هُنا، |
| Hikâyenizin bana anlattığı tek şey sizin kim olduğunuz Bay Sizemore. | Open Subtitles | الأمر الوحيد الذي تخبرني به قصّتك يا سيّد (سايزمور) هو حقيقتك. |
| Çizgi romanını istiyor musun? | Open Subtitles | تريد قصّتك ؟ |