Yapabileceğim herhangi bir şey varsa, lütfen bana söyleyin. | Open Subtitles | اذا كان هناك شيئا يمكننى القيام به أخبرنى به من فضلك |
"Sıradan vampir" diye bir şey varsa, Angel onlardan biri değil. | Open Subtitles | ... هذا ليس مصّاص دماء عاديّ إن كان هناك شيئا ً |
Bana anlatmadığın bir şey varsa, bombayı durdurmamıza yarayacak bir şey, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak... | Open Subtitles | ان كان هناك شيئا لم تخبريني به اي شئ يتعلق بالقنبلة كرئيس للولايات المتحدة انا آمرك |
Garip bir şey vardı ama manasını anlayamadılar. | Open Subtitles | لكن كان هناك شيئا غريبا لكنهم لم يعرفوا ماذا يعني |
O gün Matmazel Cole ile uzun bir yürüyüşe çıkmıştık, benim görmemi istemediğin bir şey vardı, öyle değil mi? | Open Subtitles | ذلك اليوم الذى تجولنا فيه مع الأنسة كول كان هناك شيئا لم ترغب لى ان اراه, اليس كذلك ؟ |
Üzgünüm, keşke senin için yapabileceğim daha çok şey olsa. | Open Subtitles | أنا آسفة أتمنى لو كان هناك شيئا أكبر يمكننى فعله لك |
Bana anlatmadığın bir şey varsa, o kızı göndermeden istiyorum. | Open Subtitles | اذا كان هناك شيئا تعرفهُ اريد معرفته، قبل اِرسال تلك الفتاة. |
Anlamıyorum. Tabi eğer endişelendiği bir şey varsa... | Open Subtitles | انا لن احصل عليه الا اذا كان هناك شيئا تخشاه |
Herkesin sevmediği bir şey varsa o da ispiyonculuktur. | Open Subtitles | إن كان هناك شيئا لا يحبه أحد00 فهو الإفشاء بالسر0 |
Yeni kontratımızdan çıkarılacak tek bir şey varsa o da tatil ödemeleri artık sınırlı... | Open Subtitles | ان كان هناك شيئا وحيدا علينا ابعاده من العقد الجديد هو الاجازة مدفوعة الاجر لقد توج الان |
Sadece ismim duvarda yazsın istedim ama sana bir şey söylememe izin ver öğrendiğim tek bir şey varsa o da, isim yapmaya çalışmak için yaptığın şeyler bir boka yaramıyor. | Open Subtitles | وانا اردت فقط اسما على الحائط ولكني دعيني اخبرك شيئا اذا كان هناك شيئا واحدا تعلمته |
Bu sistemleri geliştirmek için yapabileceğimiz bir şey varsa o da bunları kullanan insanlar için daha okunaklı yapmak, böylece burada neler döndüğü ile ilgili hepimizin ortak bir kanısı olur. | TED | إذا كان هناك شيئا ما يمكننا فعله للبدء في تحسين هذه الأنظمة، هو أن نوضحها بشكل أفضل للناس الذين يستخدمونها، لكي نحظى جميعا بفهم موحد لما يجري هنا بالفعل. |
Gus, nefret ettiğim bir şey varsa... ... açgözlülüktür. | Open Subtitles | ... جاس إذا كان هناك شيئا أكرهه فإنه الطمع |
- Bu projeyi kurtarmak için yapabileceğin bir şey varsa o da çeneni kapalı tutmandır. | Open Subtitles | -رأينه -إن كان هناك شيئا واحداً يمكنك عمله لتحمي مشروع التداخل |
Ama kesin olan bir şey vardı. | Open Subtitles | و لكن كان هناك شيئا واحدا مؤكدا |
Ama kesin olan bir şey vardı. | Open Subtitles | و لكن كان هناك شيئا واحدا مؤكدا |
O yatağın altında huzur ve güven veren bir şey vardı. | Open Subtitles | فقد كان هناك شيئا مسالم و كان هناك شيئا آمن... تماما تحت ذلك السرير |
Clive gülüp geçti ama, orada bir şey vardı. | Open Subtitles | كليف سخر منى ولكن كان هناك شيئا ما |
Üzgünüm, keşke senin için yapabileceğim daha çok şey olsa. | Open Subtitles | أنا آسفة أتمنى لو كان هناك شيئا أكبر يمكننى فعله لك |