| Söyleyin bana neden bu şehri yakıp içindeki herkesi öldürmeyeyim! | Open Subtitles | أخبروني لم لا أحرق هذه المدينة وأقتل كلّ من فيها. |
| Beni ellerine geçirince, adadaki herkesi öldürmek üzere emir aldılar. | Open Subtitles | أوامرهم تقضي بقتل كلّ من بالجزيرة متى ما أمسكوا بي |
| Bardaki herkesi etki altına aldı. O yüzden yardım için onlara dönme. | Open Subtitles | لقد إستحوز كلّ من بالحانة ذهنيّاً، لذا لا تنتظر أيّ عونٍ منهم. |
| - Dünya dışı yaşam için herkesin DNA'sı negatif çıktı. | Open Subtitles | كلّ من فحصوا عادت نتيجتهم سلبيّة من الحمض النووي للفضائيّون |
| Şahsen ben o gemideki herkesin yüzleşeceği dehşeti düşünmeyi bile tatsız buluyorum. | Open Subtitles | شخصياً, أجده مقيت لتأمّل الرعب حتى يواجه كلّ من على السفينة |
| Yardım etmeye çalışan herkese kimse kalmayana kadar dibe vurana kadar, ölene kadar engel olacaksın. | Open Subtitles | وتستمرّين بإبعاد كلّ من يحاول مساعدتكِ إلى أن يتوقّف الجميع عن مساعدتك إلى أن تنتهي في القاع، إلى أن تموتي |
| Babam onu ona ihanet eden herkesle birliklte kapalı toplantılarda görmüş. | Open Subtitles | رآه أبي يعقد اجتماعات سريّة مع كلّ من خانوه في النّهاية |
| Belki telefonda duyduğunuz herkesi bir noktada ayarlayabilir. | Open Subtitles | ربّما سيقنع كلّ من يظهر في الأشرطة بأن يحذو حذوه |
| Ve eğer seni yakalarlarsa ben de dahil sana yardım eden herkesi idam ederler. | Open Subtitles | وإذا قبضوا عليكِ فسيعدمـون كلّ من تعاون معكِ، بما فيهم أنا |
| Eğer yapmazsan, tanıdığın herkesi sevdiğin herkesi, ölümcül tehlikeye atarsın. | Open Subtitles | إذا لم تفعل، فسوف تعرض كل من تعرف للخطر، كلّ من تحبّ، لخطر مميت. |
| Şirketimdeki herkesi zengin etmek ve bu kahrolası ajansı yakıp kül etmek. | Open Subtitles | رفع كلّ من يناصرني ،إلى الغنى وحرق هذه الوكالة اللعينة إلى غاية الحضيض |
| Role gerçeklik katabilecek herkesi düşünebilirim. | Open Subtitles | آخذ بعين الاعتبار كلّ من يجلب الواقعية للدّور |
| Çünkü beni ellerine geçirdikten sonra adadaki herkesi öldürmek üzere emir aldılar. | Open Subtitles | لأنّ أوامرهم تقضي بقتل كلّ من بالجزيرة متى ما أمسكوا بي |
| İkimiz de biliyoruz ki, beni eline geçirince bu adadaki herkesi öldürmek için önünde hiçbir engel kalmayacak. | Open Subtitles | كلانا يعلم بأنّه حال قبضكم عليّ فإنّه لا يوجد ما يردعكم عن قتل كلّ من بهذه بالجزيرة |
| Sevdikleri herkesin onları terk ettiği gibi bir düşünceye kapılmalarını istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريدهما أن يشعرا وكأنّ كلّ من يحبّانه قد هجرهما |
| - Oğlum 22 yaşında. Ona göre, 40'ın üzerindeki herkesin bir ayağı çukurda. | Open Subtitles | ولدي في الثانية والعشرين، وبالنسبة إليه كلّ من فوق الأربعين يقف على حافة الموت |
| Çin'de görüştüğün herkesin adına ve numarasına ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج منكِ أسماء وأرقام كلّ من اختلطتِ بهم هنا أو في الصين |
| - Bütün bu yalanlar ve sırlarla... Değer verdiğin herkese yalan söylemek zorundasın. | Open Subtitles | لا أعلم ، مع كلّ هذهِ الأكاذيب و الأسرار يتحتم عليكِ الكذب ، على كلّ من هو غالٍ عليكِ. |
| Hepsini. Yoksa sevdiğiniz herkese karşı savaş açarım. Umarım açık konuşmuşumdur. | Open Subtitles | كلاهما، أو سأشن حرباً على كلّ من تحبّ، آمل أنّ حديثي واضح. |
| Etrafındaki herkese yalan söylemeye alışmış olabilirsin ama yalan söylemeyeceğin tek kişi benim. | Open Subtitles | ربّما اعتدت الكذب على كلّ من بحياتكَ لكنّي الرّجل الذي يلزم ألّا تكذب عليه |
| Bütün filmi seninle selfie çekmek isteyen herkesle selfie çektirdiğin için kaçırdık. | Open Subtitles | لقد فلّتنا الفيلم بأكمله لانّه كان عليك أن تتصوّي مع كلّ من يسأل |