| # Evet, eğer gürültü arıyorsan, bana kulak ver # | Open Subtitles | نعم، إن كنت تبحث عن شجار كبير .إنما تبحث عني |
| Uzun süreli oyun oynayacak birini arıyorsan eğer buraya, yanımıza gel dostum. | Open Subtitles | لكن إن كنت تبحث عن شخص لتلعب معه اللعبة الطويلة تعال هنا |
| Ve mahşer alametlerini arıyorsan insanların ruhlarını satmalarından başla bence. | Open Subtitles | وإذا كنت تبحث عن علامات الساعة، لبدأت بأشخاص يبيعون أرواحهم. |
| Eğer acınızı paylaşmanız için birisini arıyorsanız korkarım yanlış adamı çağırdınız. | Open Subtitles | إذا كنت تبحث عن تعاطف, أخشى إنّك قد استدعيت الرجل الخطأ. |
| Burası sadece bir otel. Yani öyle birini arıyorsanız şansınıza küsün. | Open Subtitles | لذا، إن كنت تبحث عن شخص أن يغسلك، فأنت ليس محظوظًا. |
| Ama Münih'te iş arıyorsun. | Open Subtitles | نعم , لكن ان كنت تبحث عن عمل في ميونيخ ؟ |
| Oda arıyorsan yok. | Open Subtitles | لو كنت تبحث عن غرفة فليس لدينا أماكن شاغرة أمي، أرجوكِ ساعديني |
| Babanı arıyorsan, adliyede. | Open Subtitles | إذا كنت تبحث عن والدك فإنة بداخل قاعة المحكمة |
| Babanı arıyorsan, adliyede. | Open Subtitles | إذا كنت تبحث عن والدك فإنة بداخل قاعة المحكمة |
| Yaz tatili için bir yer arıyorsan tam yerine geldin. | Open Subtitles | إذا كنت تبحث عن مكان لإجازة صيفية فقد وجدتها |
| Delikanlı, bela arıyorsan, bende dolu. | Open Subtitles | ايها الشاب الصغير ، اذا كنت تبحث عن المشاكل فأنا جاهز لك |
| Eğer birini arıyorsan, bana sorabilirsin. | Open Subtitles | في بلدتي إن كنت تبحث عن شخصٍ ما فيتوجب عليكَ أن تسألني |
| Eğer Sato'yu arıyorsan, sana yardımcı olamam. | Open Subtitles | اذا كنت تبحث عن ساتو، لا استطيع مساعدتك. |
| Eğer kayıp sayfaları arıyorsan zamanını boşa harcama. | Open Subtitles | إذا كنت تبحث عن الصفحات المفقودة فأنت تهدر وقتك لقد أكلتهم |
| Yani bir destekçi arıyorsanız, üç temel özelliğe sahip olmaları gerekir. | TED | حسنًا، إذا كنت تبحث عن راعٍ، فيجب أن يكون له ثلاث صفات أساسية. |
| Mesela öğrenci dolaplarında esrar arıyorsanız mutlaka birine yönlenecektir. | TED | مثلا اذا كنت تبحث عن الماريجوانا في خزائن الطلبة. ستشير فورا الى شخص ما. |
| Bu bebeği arıyorsanız, lütfen müşteri hizmetlerine gelin. | Open Subtitles | إذا كنت تبحث عن طفلك الرجاء الحضور إلى مكتب خدمة العملاء |
| Vic'i arıyorsanız, Bayan Nordley ile yürüyüşe çıktı. | Open Subtitles | اذا كنت تبحث عن فيك فهو يتمشى مع السيدة نوردلى |
| Öyle mi, bu neydi? Evet, iş arıyorsun? | Open Subtitles | أليس من المفروض انك كنت تبحث عن عمل الأن؟ |
| O zaman neden keskin moda anlayışı olan hırslı birini arıyordunuz? | Open Subtitles | إذن لمَ كنت تبحث عن شخص يمتلك الكبرياء ويعتقد بأن الملابس يجب أن تكون فريدة؟ |
| aradığın şefkatse, bulacağın yer burası değil. Tamam mı? | Open Subtitles | إنه المكان الخاطئ لتأتي إليه إذا كنت تبحث عن التعاطف |
| Çayır Köpeği'ni aradığını biliyoruz. | Open Subtitles | ونحن نعرف كل شيء عن ذلك ونحن نعرف أنك كنت تبحث عن كلب المراعى |
| Eğer yemek istiyorsan, arka kapının orada seninle ilgilenirler. | Open Subtitles | وان كنت تبحث عن الطعام فإنهم سوف يهتمون بك عند الباب الخلفي |