| Bay Messner'a sonuçlarına katlan dedin bununla ne demek istedin? | Open Subtitles | العواقب .. الذي قلت بأن السيد ميسنر سوف يعاني منها ماذا كنت تعني بذلك ؟ |
| S/K ile "Soğutma Konumu"nu kastediyorsan, evet. | Open Subtitles | إن كنت تعني بالتكييف الشروط القطبية، فأجل |
| Şu çok özel suçla ilgili "emin değilim" derken ne kastettin? | Open Subtitles | ماذا كنت تعني قبل قليل حين قلت أنك لست واثقاً، حيال الجريمة الفائقة؟ |
| Federaller yardım etmiyor derken ne demek istediğini anlamaya başladım. | Open Subtitles | بدأتُ أفهم بما كنت تعني بقولك أنّ الفيدراليين لا يُساعدون. |
| Eğer gamsız derken, parasız ve yalnız kalmayı diyorsan, herkes düşünürdü. | Open Subtitles | اذا كنت تعني بالخالي من الهم.تعني مفلس ووحيد الجميع سيظن ذلك |
| Evet. Eğer dükkândan kastın satış yeriyse, evet. Bu yeni model 335. | Open Subtitles | أجل , أجل , إذا كنت تعني بالمتجر صالة العرض , إذاً , أجل , إنها جديدة |
| Aynanın karşısına geçip salakça haraketler yapmamı mı kastediyorsun? | Open Subtitles | كنت تعني الوقوف أمام مرآة جعل الحمار من نفسي؟ |
| demek istediğin, oraya gitmemden başka bir seçenekse, yok. | Open Subtitles | أي شيء ؟ إذا كنت تعني فرصة أفضل من دخولي إلى هناك |
| Bu bir tesadüf değil diyerek ne demek istediniz? | Open Subtitles | ما قلته من قبل, ماذا كنت تعني بأنها كانت مجرد مصادفة؟ |
| Onun burada dikilip Franklin'e ne kadar değerli olduğunu ve onu hiç unutmayacağını söylemesini istiyorum. | Open Subtitles | وتخبره كم كنت تعني لها وكيف لا يجب أن تنساه |
| Hayır, sen muhtemelen Sherlock'u olmayan Watson demek istedin | Open Subtitles | لا، وربما كنت تعني واتسون دون شيرلوك الخاص |
| İlk geldiğinde evin durumunu görmekle ne demek istedin? | Open Subtitles | ماذا كنت تعني" حالة المنزل" قبل أن تأتي؟ |
| Ne demek istedin? | Open Subtitles | ماذا كنت تعني ؟ |
| Eğer tuzak kurma ile, yeniden bir şeyler karalamanı sağlamayı kastediyorsan, o vakit, evet, dediğin gibi suçluyum. | Open Subtitles | إذا كنت تعني بالخدعة هو خلق مناخ يمكنك أن تبدأ منه لكي تعود للكتابة إذاً، نعم أنا مخطيء |
| Eksantrik demekle Doğu Texas'taki pasif-agresif hava deliğini kastediyorsan, katılıyorum. | Open Subtitles | إن كنت تعني بغريب الأطوار مثل ذاك الثقب السلبي العدواني شرق تكساس فأنا أتفق معك |
| Yumruğunda buruşmuş o kâğıtı kastediyorsan göndermiş derim. | Open Subtitles | اذا كنت تعني تلك الورقة التي تكورت في قبضته, فنعم, قد فعل |
| Ama demin kedi dedin ya, aslında köpeği kastettin, değil mi? | Open Subtitles | . ولكن كنت تعني الكلب، أليس كذلك؟ ها، ها. |
| Birileriyle konuşuyorum derken ne kastettin? | Open Subtitles | ماذا كنت تعني عندما قلت أنّك كنت تخوض محادثات؟ |
| Ne demek istediğini biliyorum. | Open Subtitles | أعلم ماذا كنت تعني |
| Ne demek istediğini biliyorum. | Open Subtitles | أعلم ماذا كنت تعني |
| Evet. İş derken organize suç şebekesi yürütmekten bahsediyorsunuz sanırım. | Open Subtitles | هذا صحيح، إذا كنت تعني بالأعمال إدارة هيئة للجريمة المنظمة. |
| Etkileşim demekten kastın adam kaçırma ve işkence ise evet, beni sorgulamıştınız, hatırladınız mı? | Open Subtitles | إن كنت تعني بالتفاعل الخطف والتعذيب أجل، لقد استجوبتني الا تتذكر؟ |
| Bu tuhaf kasabayımı kastediyorsun? | Open Subtitles | كنت تعني مملة في هذه البلدة النائية؟ |
| Farkettimde, "Nasıl hissediyorsun?" diye sorduğunda demek istediğin... | Open Subtitles | أدركت للتو، عندما طلب مني الآن كيف كنت أشعر، كنت تعني .. |
| Ne demek istediniz? | Open Subtitles | ماذا كنت تعني بذلك؟ |
| Umarım benim için ne kadar değerli olduğunu biliyorsundur. | Open Subtitles | وآمل أن تعرف كم كنت تعني بالنسبة لي. |
| Eğer her delikten oluk gibi kan akarken iyiydi, diyorsan tamam, sana inanıyorum. | Open Subtitles | إن كنت تعني أنها كانت تنزف الدماء من كل ثقب بجسدها فأنا أصدقك |