| Etkili fedakârlık araştırma programı hâlâ ilk evresinde ve hâlâ bilmediğimiz çok büyük bir miktar var. | TED | إنّ برنامجنا البحثي الذي يدعى الإيثار الفعّال لا يزال في بدايته، ولايزال هناك الكثير مما لا نعرفه. |
| icat edilen buydu. Herneyse, yani, göremediğimiz en büyük şeyler, hep bilmediğimiz şeyler. | TED | على أي حال ، أهم شيء غير مرئي بالنسبة لنا هو ما لا نعرفه. |
| İşin doğrusu birbirimiz hakkında bilmediğimiz birçok şey olabilir. | Open Subtitles | فى الواقع ربما هناك الكثير الذى لا نعرفه عن بعضنا البعض |
| Kimler veya neler, bilmiyoruz ama yaşıyorlarsa, ki yaşıyorlar beslenmeleri de lazım. | Open Subtitles | من خلال شيء ما أو من شخص ونحن لا نعرفه لكن هم أحياء , ويعيشون ويعملون ومن ثم يتوجب عليهم الاكل |
| Daha da vardır! Bir şey bilmiyoruz! | Open Subtitles | هذا فقط ما نعرفه، وهناك أكثر لا نعرفه حتى الآن |
| Bunu kanıtlayabiliriz. bilmediğimiz bunu neden yaptıkları. | Open Subtitles | نستطيع أن نثبت ذلك ولكن ما لا نعرفه هو لماذا؟ |
| Hâlâ değişim sürecindesin, bilmediğimiz çok şey var. | Open Subtitles | سوف تمر بتغيرات. هناك الكثير لا نعرفه. |
| Henüz bilmediğimiz şey ise, güvenlik kontrollerinden nasıl paçayı kurtardığı. | Open Subtitles | وما لا نعرفه حتى الان هو كيف تمكن من التملص من الفحص الأمني لديهم |
| Zaten bilmediğimiz bir şey yok, gazetelerden uzak tuttukları bir şey dışında. | Open Subtitles | لاشيء لا نعرفه عدا شيء واحد أنهم يحتفظون بالتقارير |
| Sanırım Wraithler hakkında bilmediğimiz bir sürü şey var. | Open Subtitles | أعتقد أن هناك الكثير بشأن الشبح لا نعرفه |
| Bu adamlar bombalarla ilgili bizim bilmediğimiz bir şey biliyorlar. | Open Subtitles | هؤلاء الرجال يعرفون شيئاً لا نعرفه عن التفجيرات |
| Bu adamlar bombalar hakkında bizim bilmediğimiz şeyler biliyorlar. | Open Subtitles | ..هؤلاءالرجاليعرفونشيئاً لا نعرفه عن القنابل |
| bilmediğimiz şey... Kendall'ın uyuşturucularla... nasıl o bölgede öldüğü. | Open Subtitles | ما لا نعرفه هو كيف انتهت كندال هناك وهي معبأة بالمخدرات |
| bilmediğimiz şey nedeni. Amacı neydi? | Open Subtitles | لكن ما لا نعرفه هو السبب و ما هي مرحلته النهائية |
| Belki bizim bilmediğimiz bir şey biliyordur, çok zamanının olmadığı gibi. | Open Subtitles | ربما تعرف شيئا لا نعرفه مثل انه لم يتبقى لها الكثير من الوقت |
| Şu an itibariyle bildiğimiz ve bilmediğimiz şeylerin üzerinden geçelim. -Saldırıların polisleri hedef almadığını kesinlikle biliyoruz. | Open Subtitles | دعونا نذهب وراء كل ما نعرفه و لا نعرفه حتى الآن |
| Aslında bilmediğimiz bir sürü şey var. | Open Subtitles | في الواقع إتضح أن هناك الكثير مم لا نعرفه |
| Hakkında bilmediğimiz daha çok şey var. Hazırlıklı olmalısınız. | Open Subtitles | هناك المزيد مما لا نعرفه عنه يجب أن تكوني مستعدة |
| Triad bir iş çeviriyor, sadece henüz ne olduğunu bilmiyoruz. | Open Subtitles | فشيطان المثلثات يخطط لأمر لا نعرفه حتى الآن |
| Kız, her ne gördüyse ya da duyduysa hâlâ bilmiyoruz ama bulacağız. | Open Subtitles | مالّذي رأتهُ و سمعتهُ مازلنا لا نعرفه لكنّنا سنكتشفُ ذلك |
| "Ama demiryolu inşasında ahlaklı bir adama ihtiyacımız olup olmadığını daha bilmiyoruz." | Open Subtitles | إذا كان شخص نزيه يصلح لبناء سكة الحديد، فهذا ما لا نعرفه حتى الآن |
| Bir "hamam-fare" hakkında bildiğimiz şeyler kadar, bilmediklerimiz de var. | Open Subtitles | و مهما عرفنا عن الصرفأر يبقى هنالك المزيد لا نعرفه |