| Bu şeyden V.A. hastanesinde ölmek üzere olan bir arkadaşım var. | Open Subtitles | لدي صديق مات من هذه القذارة, منذ قليل في مستشفى المسنين. |
| Sana dün de söyledim Lee, hala bir arkadaşım var. | Open Subtitles | مازال لدي صديق حميم، لي مثل الذي كان لدي بالأمس |
| Emniyet Müdürlüğü yakınındaki spor salonuna giden bir arkadaşım var. | Open Subtitles | لدي صديق يعمل في الصالة الرياضية بالقرب من مكان للعاهرات |
| Şimdi, Sue'dan kurtulduğum için çok mutluyum, ve ateşli bir Erkek arkadaşım var. | Open Subtitles | أنا أكثر سعادة الآن بما أنني تحررت من سو و لدي صديق مثير |
| Bir arkadaşım vardı ve insanlar onu merak ettiklerinde arayıp alışverişe gitmek ya da garajlarını temizlemeye yardım etmek isteyip istemediğini sorardı. | TED | لدي صديق ممن إذا قلق الناس عليه، فإنّهم يتّصلون به ويسألونه إن كان يرغب بالذهاب للتسوّق أو أن يساعدهم في تنظيف مرأبهم. |
| Hapiste erkekleri beceren arkadaşlarım var. | Open Subtitles | أنا مرتاح مع هذا, لدي صديق ضاجع رحالً, في السجن |
| bir dostum var diye mutluyum. | Open Subtitles | الى جميع من في المنزل انا ممنونه ان لدي صديق |
| Joel Pett diye yakın bir arkadaşım var. Lexington Herald-Leader gazetesinde editör karikatürist. | TED | لدي صديق مقرّب، جويل بيت، وهو رسام كاريكاتير لجريدة لكسنغتون هيرالد - ليدر. |
| Bana akıl sağlığının iki yönlü bir sokak gibi olduğunu gösteren bir arkadaşım var. | TED | لدي صديق أظهر لي بالفعل أن الصحة النفسية لها اتجاهان. |
| Çünkü bakın, ben kendim sosyal antopolog değilim ama olan bir arkadaşım var. | TED | أنظر الآن، أنا لست عالم في الانثروبولوجيا الاجتماعية ولكن لدي صديق يعمل في هذا المجال. |
| Benim de Hollywood'ta bir arkadaşım var, Donald Duck. Tanır mısın? | Open Subtitles | لدي صديق في هوليوود دونالد داك، هل تعرفه؟ |
| Yardıma ihtiyacı olan bir arkadaşım var ve ben ona yardım edemeyeceğim, bunun için size geldim. | Open Subtitles | لدي صديق يحتاج لمساعدتي الفورية لكن لا يمكنني مساعدته، لذا أتيت إليكما |
| Hastalık hastası bir arkadaşım var. Devamlı hasta olduğunu düşünür, öyle olmadığı halde. | Open Subtitles | لدي صديق لديه وسواس دائما يعتقد انه مريض |
| Otaru'da bir arkadaşım var, o da cam işinde. | Open Subtitles | لدي صديق في أوتارو، إنه يعمل بالزجاج أيضا |
| Sahil Güvenlikte bir arkadaşım var. Bir telefonla hallederiz. | Open Subtitles | لدي صديق في خفر الشواطئ يمكنني الاتصال به, الأمر سهل |
| Bay McClure, hayvan eti yemenin yanlış olduğunu düşünen çılgın bir arkadaşım var. | Open Subtitles | ..سيد مكلور، لدي صديق مجنون يقول: من الخطأ أكل اللحوم |
| -Evet, evet. -O şirkete yatırım yapan bir arkadaşım var. | Open Subtitles | نعم,نعم, لدي صديق استثمر امواله في هذه الشركة |
| Beni bekleyen, harika kokan, saçları yerinde olan bir Erkek arkadaşım var. | Open Subtitles | لدي صديق رائع مع كل شعره ، والانتظار بالنسبة لي، والذي تفوح منها رائحة كبيرة. |
| "Gerçekten üzgünüm ama yapamayacağım, benim bir Erkek arkadaşım var" dedim. | Open Subtitles | "أنا آسفة للغاية لكن لدي صديق" "لا أستطيع أن أفعل هذا" |
| Eskiden bir arkadaşım vardı. Salonuna yolda ölen hayvanları asardı. | Open Subtitles | كان لدي صديق يقوم يتعليق ما يصطاده في غرفة المعيشة |
| Bence mahsuru yok. Hapiste erkekleri beceren arkadaşlarım var. | Open Subtitles | أنا مرتاح مع هذا, لدي صديق ضاجع رحالً, في السجن |
| Chicago'da eski bir dostum var, ismi Henry Gondorff. | Open Subtitles | لدي صديق قديم في شيكاغو أسمه هنري غندروف |
| Okulu merak etme. Yeni bir sevgilim var. Askerde. | Open Subtitles | لاتقلقي بشأن تلك الأمور، لدي صديق جديد، إنه في الجيش |
| Bu işlerle uğraşan bir tanıdığım var. Gelsin de, bir değer biçsin. | Open Subtitles | لدي صديق خبير في مثل هذه الأمور سأعرف رأيه في ذلك |
| Yayıncılık Dergisi'nde çalışan bir arkadaşım bana bunu yolladı. Tam sayfa bir reklam. | Open Subtitles | لدي صديق في مجلة الإذاعة أرسل لي نسخة، إنها إعلان بصفحة كاملة |