Deden onu bu heykelde ebedileştirirken aylarca hiç kıpırdamadan öylece durdu. | Open Subtitles | لقد وقفت لشهور دون أن تتحرك بينها جدك رسمها على الرخام |
Benim aylarca yapmaya uğraştığım şeyi sen bir öpücükle başardın. | Open Subtitles | فقد قمت بقبلة واحدة ما حاولت قبلك أن أفعله لشهور |
Her seferinde gökyüzünü haftalar hatta aylarca karartan toz fırtınaları olur. | Open Subtitles | هناك عواصف رملية يمكنها إظلام السّماء مره واحدة لأسابيع وحتى لشهور |
aylardır burada toplanıp, iblis arkadaşlarınla içki tokuşturduğunuzu anlat ona. | Open Subtitles | أخبره أنك أنضممت هنا لشهور تحتسون المشؤوبات أنت وأصدقائك الشياطين |
Bir şeyler bulmak için aylardır araştırma yapıyorum onların ne olduğunu bulmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | ،كنت أبحث لشهور محاولاً إيجاد شيء ما أقصد أي شيء يدلنا على ماهيتهم |
aylar önce ben de o şeye binmesine karşı çıktım. | Open Subtitles | لقد قاومت بأن لا أجعلها تركب على ذلك الشيء لشهور |
Yazın birkaç ay boyunca hiçbir şey olmuyormuş gibi sanki. | Open Subtitles | فيما عدا الصيف حيث لا يحدث أي شيء لشهور كاملة. |
Bu ses, bir kez kafanıza girince aylarca orada kalır. | Open Subtitles | هذا الصوت، بمجرد وجوده فى رأسك انه يبقى هناك لشهور |
Yanmışlar arasında "isimsiz" olarak listelendim ve aylarca komada kaldım. | Open Subtitles | أُدرجتُ مجهولًا في قسم معالجة الحروق، وبقيت في غيبوبة لشهور. |
Onu aylarca takip ettirdiğin için nerede olduğunu bildiğini düşünüyorum. | Open Subtitles | وإنني أظن بأنكِ تعلم مكانه تماماً، منذ أن تتبعته لشهور. |
aylarca kuvöz içinde yaşaması ve hayatta kalsa bile beyin felci ya da ciğer hastalığına veya iç kanama geçirmesi. | Open Subtitles | تعتقدين أن البقاء في وحده العنايه المركزه للاطفال لشهور ثم حتى لو نجا، سينتهي مصابا بالشلل الدماغى أو مرض رئوي |
Ama bir yumruklaşma olsaydı, aylarca bunu konuşurduk. | TED | إن حدث عراك، فسوف نتحدث عن ذلك لشهور قادمة. |
Eski öğrencim ve baş ortağım Clément Mouhot ile birlikte, Paris'te, böylesi bir kanıt üzerinde aylarca çalıştık. | TED | وبصحبة طالبي السابق والمتعاون الرئيسي كليمينت موهوت، في مدينة باريس حينها، ظللنا نعمل لشهور وشهور على هكذا دليل. |
aylardır anlaşma zemini arıyoruz. Başıma çıkardığın tüm engelleri aştım. | Open Subtitles | والآن، إنّنا نتفاوض بهذا الشأن لشهور وتبعتُ كلّ إجراءاتك وعقباتك |
Kocasını aylardır görmüyorum ama hâlâ çok zor bir durum. | Open Subtitles | لم ارى زوجها لشهور , لكن لايزال هذا صعب جداً. |
Fakat o gün gelene kadar, aslında virüs aylardır gelişmeye devam ediyordu. | TED | ولكن مع حلول ذلك اليوم الوباء كان قد إندلع لشهور ؟ |
Sunset Bulvarı'nın üstündeki o ofiste oturup o mecazi, isimsiz kitapçıya bakıyordum ve aylardır kötü senaryolardan başka hiçbir şey okumamıştım. | TED | يجلس في ذلك المكتب فوق شارع الغروب يحدق أسفل تلك المكتبة المجهولة المجازية وبعد أن قرأت لا شيء لكن النصوص السيئة لشهور |
aylardır Ashley'den hoşlanıyordun! Bu gece nişanlarını ilan edecekler. Bu sabah babam söyledi. | Open Subtitles | لقد أحببتِ آشلي لشهور والليلة سيعلن عن خطبته |
aylardır o kadar meşguldum ki, hiç silâhla talim yapamadım. | Open Subtitles | لقد كنت مشغولا لشهور, ولم يكن هناك وقتا للتدريب |
St. Louis'te aylar sürecek tedavi için hayatınızı değiştirmeniz pek mantıklı değil. | Open Subtitles | حسناً, بالكاد من المنطقي بالنسبة لك, آه, اعتزال كل حياتك لشهور متتالية |
8 ay boyunca yumurtaya kuluçkalık ediyorsun ve eğer küçücük birşey ters giderse elinde hiçbirşey kalmıyor. | Open Subtitles | تحملين الطفل لشهور يسير أمر واحد بشكل خاطيء ونخسر كلّ شيء |
Şimdi içeride sanki bir aydır su altında kalmış gibi yatıyor. | Open Subtitles | الان هو مستريح على الطاوله كأنه كان تحت الماء لشهور عديده |
Ulusal Güvenlik, CÖC hücresini LA'de Aylardan beri takip ediyor. | Open Subtitles | الامن الداخلى كان يراقب حركة الجهاد فى لوس انجلس لشهور |
Birazkorkunç,ama sadece birkaç aylığına... | Open Subtitles | انه مخيف قليلا ولكنه لشهور معدودة |