| Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm. | TED | ونتيجة لذلك لقد ترعرعت مع كتب في كل مكان حول المنزل |
| Aynı senin gibi ağır kapılara inanan insanların arasında büyüdüm ben. | Open Subtitles | لقد ترعرعت مع أناس يؤمنون بالأبواب الكبيرة و الثقيلة مثلك تماماً |
| Ben yoksulluk içinde büyüdüm, ama artık başkalarına yardım edebilecek hale geldim diyebilirim. | Open Subtitles | لقد ترعرعت فقيرا و الآن وصلت للنقطة التي أرغب فيها أن أعمل للآخرين |
| Zengin bir ailenin yanına sinerek büyüdün. | Open Subtitles | لقد ترعرعت متسللاً بجانب عائلة غنيّة. |
| Avusturya'da bir çiftlikte, sefalet içerisinde ve iyi bir eğitim alamayarak büyüdü. | TED | لقد ترعرعت في مزرعة في النمسا، فقيرة جداً، لم تحصل على الكثير من التعليم. |
| Orada büyümüş. Tereyağı yapıp, yumurta üretiyorlarmış. | Open Subtitles | لقد ترعرعت هناك، ويصنعون الزبدة ويزرعون البيض. |
| New York'ta büyüdüm, ki burası ABD'deki her yerden daha büyük oranda göçmene ev sahipliği yapıyor. | TED | لقد ترعرعت في مدينة نيويورك وهي موطن لأضخم عدد من المهاجرين في أي مكان من الولايات المتحدة. |
| Biliyorsunuz, ben şehirde büyüdüm. 56 yıl önce ben okula ilk başladığımda, orada başarısız öğrenciler vardı. Ve o okullar bugün, hâlen berbat durumda. 56 yıl sonrasında.. | TED | لقد ترعرعت وسط المدينة، و كان هناك أطفال يفشلون في المدارس 56 سنة مضت عندما كنت أذهب إلى المدرسة، و لازالت هذه المدارس رديئة، بعد 56 عاما. |
| Doğu Nijerya'da bir üniversite kampüsünde büyüdüm. | TED | لقد ترعرعت في سكن جامعي في شرق نيجيريا. |
| Ben Ürdün'de büyüdüm, 1973'ten beri tam bir su kıtlığı çekmiş su fakiri bir ülke. | TED | لقد ترعرعت في الأردن، وهي بلد فقير بالمياه وظلت تعاني من ندرة مياه شديدة منذ العام 1973. |
| Ben arabada radyo varken büyüdüm. | TED | لقد ترعرعت و السيارة تحتوي على راديو فقط. |
| Aslında, ben çiftlikte büyüdüm, bi defasında kedi bile sağdım. | Open Subtitles | في الحقيقة , لقد ترعرعت في مزرعة وحلبت في أحدا المرات قطة |
| Seattle'da yaşamayı seviyorum ama ne bileyim Wisconsin'de ufak bir kasabada büyüdüm. | Open Subtitles | حسناً , أحب العيش في سياتل و لكنني لا أعرف لقد.. ترعرعت في بلدة صفيره في ويسكونسن |
| Evet. ben de iki kardeşle büyüdüm, ve bunu nasıl yapacağımı biliyorum: | Open Subtitles | ...أجل، لقد ترعرعت في منزل مع أختين :وأنا أعرف كيف أفعل هذا |
| Ben batıda büyüdüm. Hayatım boyunca madenciler, çiftçiler arasındaydım. | Open Subtitles | لقد ترعرعت في الغرب ، وإختطلت بمربي المواشي، وعمال المناجم في حياتي كلها |
| - Teksas yakınlarında Louisiana diye bir yerde büyüdüm. Herkes kovboy şapkası takardı. | Open Subtitles | لقد ترعرعت في لويزيانا بتكسس، كان الجميع يرتدي قباعات الكاوبويز |
| Yolun biraz yukarısında Batı Allegheny'de büyüdüm. | Open Subtitles | لقد ترعرعت في شرق اللغني بعد نهاية الطريق |
| Kiev'de büyüdüm ve sonra Sovyet Ordusu'na katıldım. | Open Subtitles | لقد ترعرعت في كييف ثمّ انضممت إلى الجيش السوفييتي |
| Ben küçük bir kasabada büyüdüm. | Open Subtitles | لقد ترعرعت في بلدة صغيرة الناس سوف تفترض |
| Tanık Koruma Programı'nda büyüdün. | Open Subtitles | لقد ترعرعت تحت حماية قسم حماية الشهود |
| Kendi başını çaresine bakabilir. Brava çetesinin elinde büyüdü. | Open Subtitles | ستدبر أمرها لقد ترعرعت بين المافيا الروسية |
| Yolun aşağısındaki varoşlarda büyümüş. | Open Subtitles | لقد ترعرعت في الجزء السيء من المدينة |
| - O herifle beraber büyümüştüm. | Open Subtitles | لقد ترعرعت مع هذا الولد |